Haber 7

ABD'nin iki büyük tezgahına dikkat

ABD'nin Türkiye ve Halkbank'a operasyon yapmaya çalıştığı 'Rıza Sarraf' davasında jüri karar sonrası ABD'nin atacağı adımlara dikkat edilmesi gerekiyor.
GİRİŞ 09.01.2018 10:33 GÜNCEL
Metin Boyutu
ABD'nin iki büyük tezgahına dikkat

Bankacılık Kanunu'nun 74. maddesi, "İtibarın Korunması" başlığını taşıyor ve şu hükmü içeriyor:

"5187 sayılı Basın Kanunu'nda belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz."Maddedeki "kasten" vurgusu önemli. Zira, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 13 yıl önce yapılırken ben de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeleri günler geceler boyu izlemiştim. Madde, bankaların güven ve itibarının korunması boyutuyla olduğu kadar basın ve ifade özgürlüğü açısından da tartışılmış ve "kasıt" unsuruna özellikte atıfta bulunulmasında mutabık kalınmıştı.

 

Yukarıdaki teknik detayı bir kenara yazarak devam edelim.
New York'ta, "ABD-Sarraf'a karşı" diye başlatılan, sanık Rıza Sarraf'ın "sözde tanık" kimliğine devşirilmesiyle "Birleşik Devletler-Hakan Atilla'ya karşı" kumpasına dönüştürülen davanın ilk aşaması sonuçlandı.

Esasen, ABD istihbaratının elinde biriktirilen, FETÖ'cülerin yine Amerikalılar adına toplayıp servis ettiği dokümanların, ABD iç hukuku açısından delil değeri yoktu. Sarraf'ın manipülatif ifadeleri ile o dokümanlara bir manada delil niteliği kazandırılması hedeflendi.
En azından Amerikan yargısı, -bizce şaibeli- kararını böyle bir arka plana yasladığını ilan etmiş oldu.

Sürecin bundan sonraki aşamalarını anlamak için "iki büyük tezgaha" daha dikkat etmek gerekiyor.

Birincisi, Hakan Atilla ön (!) yargısını "pilot dava" olarak neticelendirmek ve arkasından "isim bazında" yeni yargılamaların veya taktik baskıların önünü açmak. Bu amaçla "yedeklenmiş klasörleri" devreye sokmak.

İkincisi, Halkbank üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne ve Türk bankacılık sisteminin istikrarına yönelmek.

Benim üzerinde durmak istediğim konu da bu. Yani, Halkbank merkezli spekülasyonlar.
Öncelikle belirtmek gerekir ki Halkbank, halka açık bir finansal kurum. Dolayısıyla somut belgeye dayanmayan her türlü değerlendirme, hatta duyum paylaşımı bile hukuki sonuçlar yaratabilecek kadar hassas. Amerikan Hazine Bakanlığı eliyle Halkbank'a ceza kesileceğini söyleyenler, anormal rakamları bilerek ve isteyerek yayanlar sorumluluğunu göze almak zorundadır. Zira ortada Halkbank'ın tüzel kişiliğini doğrudan bağlayan bir karar olmadığı gibi Amerikan yargısının, "Ben yaptım, oldu" tarzına da peşinen teslim olmamak gerekir. Piyasaları dalgalandıracak, bankacılık sektörüne itimadı sarsacak şekilde Halkbank'a "Şu kadar fatura kesileceğini" savunmak, bilinçli şekilde kamuoyu oluşturmaya çalışmak, Amerikalıların ağzı ile sisteme ayar vermek, yasadaki "kasıt" unsuru içinde değerlendirilebilir.

Bu vesile ile belirteyim ki... Halkbank'a işlem bazında ceza kesilmesi olasılığının gayri hukukiliği bir yana, her türlü hesap kitap piyasada dolaştırılan operasyonel rakamlara itibar edilmemesi gerektiğini gösteriyor!

Bilgileri Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu köşesinden paylaştı.

Yorumlar

8
  • Tarkan

    11 ay önce Şikayet Et Yaptiklari hersey 15 temmuz dahil bir karsilik gormedigi icin boyle katliyarak geliyorlar saldirararak incirlik acik terore destek veriyorlar Turk vatandaslari sehit oluyor yine yok anlamiyorum l lahey insan haklari bm neden hareket yok?????
    Toplam beğeni
  • salih

    11 ay önce Şikayet Et bizde abd hakkında teröre destek verdiği için dava açalım elimizde bir sürü kanıt var
    Toplam beğeni
  • yusuf

    11 ay önce Şikayet Et ah bu konuda bari milli olabilsek. CHP ye bakıyorum nerdeyse zil takıp oynayacak utanmasa. ya tamam kumpas ama bizde fırsat verdik zarrabı yargılamalıyız. kardeşim oradaki dava komplomu evet ya komplo ama işte. abd kafaya koymuş bizi cezalandırmak istiyor biz zarrabı yargılamış olsaydık bile bu dava açılacaktı. yapılması gereken sağı solu önü arkası millet olarak aynı minvalde dik durmak sen kim oluyorsunda benim devletimi vatandaşımı yargılıyorsun diye bilirsek bi halt edemez abd.
    Toplam beğeni
  • sagoo

    11 ay önce Şikayet Et boykot cozum ama bireysel degil devlet yasaklicak
    Toplam beğeni
  • kartal

    11 ay önce Şikayet Et misliyle karşılık verelim korkmadan elimizden ne gelirse domuzdan bir kıl koparmak kardır.
    Toplam beğeni
Algıladığımıza göre şu anda haber7.com’un mobil versiyonuna normal bir tarayıcıdan erişmeye çalışmaktasınız.
Daha iyi dolaşabilmeniz için normal siteye dönmenizi öneriyoruz.