Haber 7

İbrahim Kalın'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, "Münbiç'e kadar olan Türkiye-Suriye sınırı içerisinde bugün güvenli bir bölge fiilen oluşmuş durumdadır." dedi.
GİRİŞ 18.04.2019 18:51 SİYASET
Metin Boyutu

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Bu seçimler, aslında AK Parti'nin aldığı oyu, Cumhur İttifakı'nın aldığı oyu dikkate aldığınızda Cumhurbaşkanımıza olan güvenin tekrar teyit edildiğini bir kez daha göstermektedir." dedi.

Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarını değerlendiren Kalın, "Bu seçimler, aslında AK Parti'nin aldığı oyu, Cumhur İttifakı'nın aldığı oyu dikkate aldığınızda Cumhurbaşkanımıza olan güvenin tekrar teyit edildiğini bir kez daha göstermektedir. Yapılan itirazlar, sandığa giden seçmen ile onun iradesinin olduğu gibi yansıtılması arasında yaşanmış olan muhtemel ihlalleri, hukuksuzlukları, kasıtlı veya kasıtsız yanlışlıkları ortaya çıkartmayı hedeflemektedir." diye konuştu.

EKREM İMAMOĞLU VE MAZBATA AÇIKLAMASI

''31 Mart seçimlerinin ayrıntılı değerlendirmesinin yapıldığını ifade ettiniz. Ekrem İmamoğlu dün mazbatasını aldı. Hükümet tarafından meşru başkan olarak görülmesi için YSK sürecinin tamamlanması mı beklenecek. Kabinede revizyon öngörülüyor mu? sorusuna Kalın;

Kabine revizyonu meselesi Cumhurbaşkanımızın uhdesindedir. Bu süreçte YSK'nın kararı nihai karardır. Hukuki süreç devam etmektedir. MHP ve AK Parti olağanüstü itirazda bulunmuştur. Burada hukuki süreçlerin sonuna kadar tüketilmesi her partinin hakkıdır. Cumhur İttifakı'nın adayı kazansaydı Millet İttifakı normal bir itirazda bulunacaktır. Bunu da normal bir hak olarak görecektir. Cumhur İttifakı'nın itirazda bulunması doğal, demokratik haktır. Bunlar bittikten sonra YSK'nın vereceği karar bizim için nihai karardır. Farklı bir durum sözkonusu olursa hukuki süreç işletilir.

'TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI MÜCADELE SÜRECEK'

Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Başkanlığımızın iç ve dış güvenliği için sunumlar yapıldı. Tam bir koordinasyon içinde yürütülen faaliyetlerle terörle mücadelede hızlı bir ivmenin kazanıldığını söyleyebiliriz. PKK, YPG, DEAŞ, FETÖ gibi örgütlere karşı yoğun ve kapsamlı mücadelemiz devam edecektir. Terörle mücadele sadece Türkiye içinde değildir. Özellikle MİT'in insani ve teknolojik istihbaratın bütün özelliklerini kullanarak yoğun çalışmalar yürüttüğünü ve sahada çok ciddi başarılar elde ettiğini ifade etmek isterim.



'DİGİTAL DÖNÜŞÜMÜN ALTINI ÇİZMEK İSTERİM'

İçişleri Bakanlığımızın terörle mücadele yanında, uyuşturucu ile mücadele, kamu düzeninin sağlanması, trafikle ilgili çalışmaları ele alındı. Başkan Yardımcımız sayın Fuat Oktay'ın sunumu oldu. Bürokrasinin azaltılması ve e-devletin güçlendirilmesiyle ilgili. Dijital dönüşümün altını çizmek isterim. Türkiye'de burada değişimi ilk göğüsleyen ülkelerin başında geliyor. Vatandaşlarımızın devletle ilgili kamu işlerini yaparken hem başvuru sayısını azaltan bir dijital dönüşüm sürecinden geçiyoruz.

'KALICI OLMASI İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ'

İdlib mutabakatının kalıcı olması için çaba gösteriyoruz. 32 kilometrelik güvenli bölge müzakereleri yoğun bir şeklide devam ediyor. Beklentimiz, Münbiç yol haritasının biran önce hayata geçirilmesi ve Fırat'ın doğusunda hiçbir terör unsurunun barındırılmasına müsaade edilmemesi.

İran Dışişleri Bakanı Zarif'in ziyareti arabuluculuk ziyareti değildir, böyle bir arayış yok. Suriye rejimiyle ilgili herhangi bir temasımız söz konusu değil.''

"GÜVENLİ BÖLGENİN TÜRKİYE'NİN KONTROLÜNDE OLMASIDIR"

Suriye savaşı boyunca, yaklaşık 8 yıldır devam eden savaş boyunca bu yoğunlukta geri dönüşün olduğu bir başka bölge yoktur. Bu da Türkiye'nin sahadaki başarısını göstermektedir. Münbiç'le ve Fırat'ın doğusuyla ilgili olarak ABD ile yürüttüğümüz görüşmeler devam ediyor.

'ARABULUCULUK ARAYIŞIMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL'

(Esed yönetimi ile) Arabuluculuk arayışımız söz konusu değil. Rejimle bir temasımız, diyaloğumuz söz konusu değil. Oraya dönük bir mesaj iletmemiz gerektiğinde bunu zaten İran ve Rusya üzerinden yapmaktayız. Bunu da öncelikle sınır güvenliğimizin sağlanması çerçevesinde yürütüyoruz."

ABD ziyaretimizde bu konuları etraflı bir şekilde ele aldık. Beklentimiz Münbiç yol haritamızın bir an önce hayata geçirilmesi. Fırat'ın doğusunda hiçbir terör unsuruna yer verilmemesi. Burada güvenli bölge meselesi öncelik arzediyor. Sayın Trump'ın kamuoyuna açık bir şekilde deklare ettiği 20 mil güvenlik meselesi gündemimizde olmaya devam ediyor. Bizim beklentimiz, talebimiz ve önceliğimiz güvenli bölgenin Türkiye'nin kontrolünde olmasıdır.

SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Sayın Cumhurbaşkanımızın Moskova'ya yaptığı ziyarette bu konu Rus mevkidaşlarımızla ele alınmıştı. Şu anda beklentimiz özellikle orada Anayasa Komisyonu'nun bir an önce kurulması ve çalışmalarına BM çatısı altında başlaması.

'CUMHURBAŞKANI BİZZAT KENDİSİ AÇIKLAYACAK'

100 günlük İcraat Programı açıklaması modelinden; çeyrek dönemlik bir takip ve raporlama sürecine geçiyoruz. Her bir çeyrekle ilgili birimlerin yaptığı çalışmalar raporlanacak, Cumhurbaşkanımıza arz edilecek, Cumhurbaşkanımız da bu veriler ışığında ve bundan sonra yapılacak çalışmaları, yılda iki defa bizzat kendisi açıklayacak

KIDEM TAZMİNATI AÇIKLAMASI

İşçi, işveren çevrelerimizin tedirgin olmasını gerektirecek bir durum söz konusu değil.

F-35 SORUSU

Bu hafta Hazine ve Maliye Bakanımız sayın Berat Albayrak Milli Savunma Bakanımız ve benim temaslarım oldu. Bu konuları mevkidaşlarımızla görüştük. S-400'lerin alınması halinde birtakım yaptırımların olacağına dair bir takım ifadelerin Amerikan makamlarından yapıldığını gördük. Türkiye'ye dönük bu tür tehdit, şantaj, yaptırım dilinin ters tepeceğini ifade ettik. Karşılıklı güven, çıkarların korunması, ortak değerler ve hedefler üzerine inşa edilmelidir. Bunun dışında tek taraflı dayatmacı söylemleri kabul etmemiz mümkün değil. Dışişleri Bakanımız sayın Mevlüt Çavuşoğlu, NATO toplantılarında bir teknik heyet kurulması teklifinde bulundu. Bu heyet NATO şemsiyesi halinde böyle bir riskin olup olmadığını inceleyecek. Eğer gerçekten Amerikalıların nezdinde böyle bir endişe varsa, bunu gelin NATO şemsiyesi altında şeffaf, nesnel bir araştırma komisyonu ile hep beraber ortaya çıkartalım. Bunun gereğini yapalım. Parçası olduğumuz F-35 programın tehlikeye atılmasını tabii ki istemeyiz, kabul etmeyiz. Bir ön hükümle daha böyle çalışma yapılmadan bu sonuçlara varılması elbette doğru olmaz. Türkiye'nin S-400 kararı bir gecede verilmiş karar değildir.

'TÜRKİYE SADECE ALICISI VEYA MÜŞTERİSİ DEĞİL'

Türkiye tabii ki F-35 teknolojisinin bir ortağıdır, sadece müşterisi ve alıcısı değildir. Bunun bir parçası olmak öncelikli hedefimiz ve hakkımızdır. S-400 meselesinin merkezinde yer alan teknoloji transferi konusunda beklentimiz müttefiklerimizin bu yolu açmalarıdır. Türkiye'nin teknoloji transferinde dışlanması elbette kabul edilemez. İHA'larımızı, SİHA'larımızı, merminin ötesinde toplarımızı, tanklar, helikopterlerimizi üretiyoruz. Egemen bir devlet olarak hangi ülkeden hangi sistemi alacağımıza biz karar veririz. Bunu yaparken de elbette müttefiklerimizle hareket etmek isteriz. Bunları bize 'ya o ya bu' şeklinde dayatılması tabii ki kabul edilebilecek bir durum yok. Bu meseleyi çözmek için görüşmelerimiz devam edecek. Umarız tehdit, yaptırım gibi mecralara kaymaz.

657 KANUN YASASI

657 ile ilgili bir değişiklik tasarısı yok. Sayın Cumhurbaşkanımız keyfi uygulamalar olması halinde, belediyelerde çalışan personelin birtakım endişeleri olabilir diye onların yasal güvence altında olduğuna dikkat çekti. Biliyorsunuz o konuşmayı Memur-Sen'de yaptı. Devlette devamlılık esastır. Yeni gelen başkan hangi partiden olursa olsun orada çalışan insanların gönül huzuruyla devlete hizmet etmeye devam etmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dikkat çektiği husus budur.

''Sayın Cumhurbaşkanımızın ABD'ye, sayın Trump'ın Türkiye ziyareti konu gündeme geldi mi?'' sorusu

Şu anda sayın Cumhurbaşkanımızın Washington'a planlanan bir ziyareti yok. Ama sayın Trump'a bir davet sözkonusu. Beyaz Saray da buna olumlu baktığını, 2019 içerisinde bu ziyaretin olacağını ifade ettiler. Kesinleşmiş bir tarih şu anda yok. Beklentimiz sayın Trump'ın bu yıl içerisinde Türkiye'yi ziyaret etmek olacaktır.

 

 

Yorumlar

11
  • Selami Ucar

    3 ay önce Şikayet Et İşten çıkarılma durumunda parayı kullanabilme hakkı verilirse bu iş çözülür. 30 gün üzerinden yatırılması gerek ve iyi getirisi olan alanlarda değerlendirilmesi gerekir. Bunu kimi kurumlar uyguluyor. Emekli olduklarında çok iyi para alıyorlar.
  • kıdem tazminatı

    3 ay önce Şikayet Et kıdem tazminatı işçinin hakkıdır
  • Misafir

    3 ay önce Şikayet Et Eyt eyt eyt
    Toplam beğeni
  • Real

    3 ay önce Şikayet Et Kıdem tazminatım benim hakkım işten çıkarıldığımda o para benim hesabıma yatar devlet bu parayı kendi hesabında yıllarca bekletemez
    Toplam beğeni
  • yok aga

    3 ay önce Şikayet Et güven derken istanbul tek basina en az 10 il eder
    Toplam beğeni
Algıladığımıza göre şu anda haber7.com’un mobil versiyonuna normal bir tarayıcıdan erişmeye çalışmaktasınız.
Daha iyi dolaşabilmeniz için normal siteye dönmenizi öneriyoruz.