Elif Çakır
25,599 kez okunmuş
24 Mart 2009, 09:24

“Taraf gazetesinin arkasında kim var? Fethullah Gülen mi?” olduğunu hatırlatalım. Bu söz önemli…

Yirmili yaşlarımda çeşitli cemaatlerin toplantılarına, sohbetlerine hem tanıma amaçlı hem de o cemaatlere mensup olabilme hevesi içerisinde girip çıkmışlığım oldu.
Hırçın yapımı isyankar halimi törpülemek arzusuydu daha çok. Nefis terbiyesi hali.
Zira bir gruba dahil olanların munis haleti ruhiyelerinden etkileniyordum.
Huzursuzluk halimin bu şekilde düzeleceğine inanıyordum.
Ancak bütün girişimlerim, çabalarım ve ziyaretlerim hüsranla sonuçlandı.
Uzunca zaman bende bir sorun olduğunu, arızalı olduğumu düşündüm.
Sonra bu arızalı halimi sevmeye başladım.
O dönemlerde birkaç kez hocaefendiyi dinlemeye gitmişliğim de vakidir.
Ancak klasik anlamda hiçbir cemaatin müntesibi olamadım.
Ancak bu da demek değil ki, kim iyi bir iş yapıyorsa, ona elimden geldiğince katkıda bulunmuyorum.
Ama bu sadece, belli bir cemaat, belli bir düşünce etrafında toplanmışları desteklemek anlamında değil. Kim ne iyi iş yapıyorsa, bu toplumun herhangi bir ihtiyacını gideriyorsa, İslamcı olsun, sosyalist olsun, laik olsun destek vermekten yanayım. İyi işin destekçisi olmak kötüyü kovar diye düşünüyorum.
Bütün bunları niye söyledim?
Pazar günü Hürriyet gazetesinde Başar Arslan’la yapılan röportajı okudum da ondan. Okumayanlar için, sunuş yazısının temel argümanının “Taraf gazetesinin arkasında kim var? Fethullah Gülen mi?” olduğunu hatırlatalım.
Bu söz önemli…
“Bu işin arkaplanında cemaat vardır” sözü artık popüler bir yaftalama sözü.
Benim asıl merak ettiğim soru bu insanlar gerçekten korkuyorlar mı yoksa birileri bunların korkmalarını mı istiyordu.
Nitekim televizyon programlarında ya da köşelerinde korku çığırtkanlığı yapanların, hemen akabinde “aslında korkmadıkları, lafın gelişi öyle söyledikleri” itirafları da gizli saklı değil.
Halkın yararına bir şeyler yapıyorsanız mutlaka arkanıza cemaat desteğini almış olmalısınız.
Zira birilerine göre ülkenin adeta bir korku cumhuriyeti olmasının arkasında hep cemaat var, hadi daha ileri gidelim F tipi yapılanma var. (Çok şükür ki, bu ifade “Feto” ifadelendirmesinden biraz daha edeplice. Hani Abdullah Öcalan’a Apo denilmesiyle Fethullah Gülen hocaya Feto denilmesi arasında bir ifade birliği kurularak, Apo’nun halk arasında nasıl bir imgesi var ise, Feto denilerek de aynı imge sağlanmak isteniyor. Ülkenin iki belalısı, Apo ve Feto. Ha Apo, ha Feto yani…)
Asker içerisinden dosya sızdıranlar da, iktidarın arkasında olanlar da hep onlar.
Artık, klasik cumhuriyetçilerin zihin dünyasında bu konu o kadar ileri götürüldü ki, tipik bir panik atak başlangıcı haline geldi.
Telefonlarının dinlenmesinden korkuyorlar. (Artık telefonlarda küfrederek dahi konuşamıyorlarmış, maazallah yanlış anlaşılır polis kapılarında dikiliverirmiş.)
Bilgisayarlarındaki bilgilerden korkuyorlar..
Günlüklerinden korkuyorlar..
Gazeteci olarak bilgisayarlarında belge arşivi yapmaktan korkuyorlarmış...
Bütün bu korkularının günah keçisi de, F tipi yapılanma imiş.
Türkiye’nin öyle makus bir kaderi var ki, ne yapsa ne etse bir türlü düşmanlardan tehlikelerden, etrafı sarılmışlıktan kurtulamıyor.
Sürekli bizi yok etmeye çalışıyorlar.
*
İşte bu röportaj çevresinde sorulan sorular, henüz birkaç gün önce, Türkçe Olimpiyatları seçmelerini izlemek için gittiğim Almanya’daki izlenimleri yazmayı gerekli kıldı.
Bu cemaatin dünya çapında okullar açabiliyor olması şaşırtıcı gibi geliyor.
Nasıl oluyor da, her yerde kolaylıkla okullar açabiliyorlar sorusunu soranlar az değil. (Ben de pek ilgilenmediğim halde, merak ediyordum.)
Eğer bulunduğunuz ülkenin eğitim sistemiyle paralel hareket edebiliyorsanız, hiçbir yerde okul açmak zor değil. Yeter ki imkanınız olsun, ve en önemlisi ufkunuz olsun. Çünkü imkanı olmak hiçbir şey değil aslında. Yoksa bu ülkede, bütün imkanlara rağmen yapılamayanların çetelesini tutmaya bilmem kimin sabrı yeter…
Almanya’da ilköğretim ve lise düzeyinde 16 okul var Türklerin kurduğu.
Binasıyla, eğitim kalitesiyle, öğretmenleriyle hepsi on numara.
Hatta, Alman eğitim bakanları, bu okullardaki başarı üzerine, ortaklaşa faaliyet içine girmeyi bile uygun görmüşler. Çünkü Alman toplumunda gençlerin ruh hali pek parlak değil ve bunların rehabilitesi için Türk okullarındaki rehberlerden yardım talep ediyorlar.
Konumuz okullar olmadığı için, burayı kısa kesiyorum.
Mesele, Türkiye’de yaratılmaya çalışılan cemaat korkusunun ne anlama geldiği…
Bu ülkede statüko, iyi iş yapanın düşmanıdır, maalesef cumhuriyet tarihi boyunca bunu belledik.
Ya da şöyle diyelim, iyi iş yapan, “bizden” değilse, vatan hainidir, mutlaka başka güçlerle irtibatı vardır. İnsanların aklını çelmek için yapıyordur.
Ülkesi için iyi işler yapanların, eli kanlı teröristlerle bir tutulduğu garip bir ülke burası.
Ama köprünün altındaki sular, akıyor. (Hele bir de bu sene iyi yağmurlar var ki, gürül gürül akacak gibi görünüyor.)
Şunu açık yüreklilikle ifade edeyim, eğer bu ülkeyi hala darbelerle yönetmeye kalkışanları ifşa edenler bu cemaatse, hiç kimse bundan şikayetçi değil.
Bu ülkede, üniversiteler ve diğer eğitim kurumları, laikçilik zorbalığından başka gençlerine dünyaya ilişkin hiçbir vizyon ve ideal veremiyorsa, hiç kimse bu okulların çoğalmasından şikayetçi değil.
Bu ülkede, kendi toplumunun her kesimine sudan sebeplerle düşman olan bir devlet yapısı varsa bu değiştirilmek isteniyorsa, hiç kimse bundan şikayetçi değil.
Cemaat, Ak Parti falan hikaye.
Korkunun sebebi başka.

Elif Çakır - Taraf
elif.cakir@yahoo.com

  • YORUMLAR

  • selam - 24.03.2009 09:48

    Bu huzurlu , saglıklı bir toplum icin yeterli degil. F.Gülen hoca nın cemaati güzel calısmalar yapıyordur.Dogrudur.Ancak bu uluslararası baglantılarının , ülke ici örgütlenme anlayıslarının , diger sosyal gruplarla ilişkilerinin , sorgulanmazlıgı anlamına gelmez. yani sayın yazar ve cemaat yakını diger yazarlar yaramaz cocukların sirin gülümsemelerle bi şey yok diye bagrısmalarını andırıyorsunuz seffaflık isterken yeni bir karanlıga düsmeyelim
  • serhat cömert - 24.03.2009 09:58

    Hoca Efendi Dediğiniz Kişi Neden ABD De? Arabistanda Neden Değil FBA Lojmanlarında Ne İşi Var?. Recep Tayip israillioğlunun zihniyetiyle onun arasındaki fark ne ikiside emperyalist güçlere hizmet etmiyormu etnik ayrımcılık ve ülke bölmek din sömürüsü toprak satışı.
  • semra - 24.03.2009 10:16

    ... Afrikada ki sayısız türk okulunu saymadınız. Tanımadığımız afrika ülkelerinde türk okulları görmek inanılmaz bir şey. Kanalın adını vermek reklam olur belki, bir gezi programı var. Türk okullarını da tanıtıyor her bölüm de. inanılmaz bir şey. türkiye de bulunmayan üstün eğitim sistemi var. her öğrenci bir yabancı dil öğreniyor. en güzeli türkçe öğreniyorlar. Başka ne demeli.
  • HASAN AKIN - 24.03.2009 10:26

    anlamak. Hoca efendi bu ülkede hangi bankayı batırdı, hangi hükümete darbe girişiminde bulundu, hoca efendi sadece insanlara okuyun okuyun, okuyun daha sonra okutun nasihatı ve mücadelesinden başka ne yaptıki, zaten hocayı anlamak herkesin işi değil hele aklı tevekkalların hiç,
  • münir kuş - 24.03.2009 10:36

    tek kelimeyle harika bir yazı. yazın dünyamıza güzel bir renk kattınız sizi gerçekten tebrik ederiz nice güzel düşüncelerinizi paylaşmak umuduyla ALLAH a emanet olun

YORUM GÖNDER

Girmiş olduğunuz sayfa Haber7'nin mobil cihazlar için tasarlanmış versiyonudur. Algıladığımıza göre şuanda normal bir tarayıcıdan erişmeye çalışmaktasınız. Haber7'de daha iyi dolaşabilmeniz için normal siteye dönmenizi öneriyoruz. Mobil sitede devam et Normal siteye git