Elif Çakır
25,651 kez okunmuş
24 Mart 2009, 09:24

“Taraf gazetesinin arkasında kim var? Fethullah Gülen mi?” olduğunu hatırlatalım. Bu söz önemli…

Yirmili yaşlarımda çeşitli cemaatlerin toplantılarına, sohbetlerine hem tanıma amaçlı hem de o cemaatlere mensup olabilme hevesi içerisinde girip çıkmışlığım oldu.
Hırçın yapımı isyankar halimi törpülemek arzusuydu daha çok. Nefis terbiyesi hali.
Zira bir gruba dahil olanların munis haleti ruhiyelerinden etkileniyordum.
Huzursuzluk halimin bu şekilde düzeleceğine inanıyordum.
Ancak bütün girişimlerim, çabalarım ve ziyaretlerim hüsranla sonuçlandı.
Uzunca zaman bende bir sorun olduğunu, arızalı olduğumu düşündüm.
Sonra bu arızalı halimi sevmeye başladım.
O dönemlerde birkaç kez hocaefendiyi dinlemeye gitmişliğim de vakidir.
Ancak klasik anlamda hiçbir cemaatin müntesibi olamadım.
Ancak bu da demek değil ki, kim iyi bir iş yapıyorsa, ona elimden geldiğince katkıda bulunmuyorum.
Ama bu sadece, belli bir cemaat, belli bir düşünce etrafında toplanmışları desteklemek anlamında değil. Kim ne iyi iş yapıyorsa, bu toplumun herhangi bir ihtiyacını gideriyorsa, İslamcı olsun, sosyalist olsun, laik olsun destek vermekten yanayım. İyi işin destekçisi olmak kötüyü kovar diye düşünüyorum.
Bütün bunları niye söyledim?
Pazar günü Hürriyet gazetesinde Başar Arslan’la yapılan röportajı okudum da ondan. Okumayanlar için, sunuş yazısının temel argümanının “Taraf gazetesinin arkasında kim var? Fethullah Gülen mi?” olduğunu hatırlatalım.
Bu söz önemli…
“Bu işin arkaplanında cemaat vardır” sözü artık popüler bir yaftalama sözü.
Benim asıl merak ettiğim soru bu insanlar gerçekten korkuyorlar mı yoksa birileri bunların korkmalarını mı istiyordu.
Nitekim televizyon programlarında ya da köşelerinde korku çığırtkanlığı yapanların, hemen akabinde “aslında korkmadıkları, lafın gelişi öyle söyledikleri” itirafları da gizli saklı değil.
Halkın yararına bir şeyler yapıyorsanız mutlaka arkanıza cemaat desteğini almış olmalısınız.
Zira birilerine göre ülkenin adeta bir korku cumhuriyeti olmasının arkasında hep cemaat var, hadi daha ileri gidelim F tipi yapılanma var. (Çok şükür ki, bu ifade “Feto” ifadelendirmesinden biraz daha edeplice. Hani Abdullah Öcalan’a Apo denilmesiyle Fethullah Gülen hocaya Feto denilmesi arasında bir ifade birliği kurularak, Apo’nun halk arasında nasıl bir imgesi var ise, Feto denilerek de aynı imge sağlanmak isteniyor. Ülkenin iki belalısı, Apo ve Feto. Ha Apo, ha Feto yani…)
Asker içerisinden dosya sızdıranlar da, iktidarın arkasında olanlar da hep onlar.
Artık, klasik cumhuriyetçilerin zihin dünyasında bu konu o kadar ileri götürüldü ki, tipik bir panik atak başlangıcı haline geldi.
Telefonlarının dinlenmesinden korkuyorlar. (Artık telefonlarda küfrederek dahi konuşamıyorlarmış, maazallah yanlış anlaşılır polis kapılarında dikiliverirmiş.)
Bilgisayarlarındaki bilgilerden korkuyorlar..
Günlüklerinden korkuyorlar..
Gazeteci olarak bilgisayarlarında belge arşivi yapmaktan korkuyorlarmış...
Bütün bu korkularının günah keçisi de, F tipi yapılanma imiş.
Türkiye’nin öyle makus bir kaderi var ki, ne yapsa ne etse bir türlü düşmanlardan tehlikelerden, etrafı sarılmışlıktan kurtulamıyor.
Sürekli bizi yok etmeye çalışıyorlar.
*
İşte bu röportaj çevresinde sorulan sorular, henüz birkaç gün önce, Türkçe Olimpiyatları seçmelerini izlemek için gittiğim Almanya’daki izlenimleri yazmayı gerekli kıldı.
Bu cemaatin dünya çapında okullar açabiliyor olması şaşırtıcı gibi geliyor.
Nasıl oluyor da, her yerde kolaylıkla okullar açabiliyorlar sorusunu soranlar az değil. (Ben de pek ilgilenmediğim halde, merak ediyordum.)
Eğer bulunduğunuz ülkenin eğitim sistemiyle paralel hareket edebiliyorsanız, hiçbir yerde okul açmak zor değil. Yeter ki imkanınız olsun, ve en önemlisi ufkunuz olsun. Çünkü imkanı olmak hiçbir şey değil aslında. Yoksa bu ülkede, bütün imkanlara rağmen yapılamayanların çetelesini tutmaya bilmem kimin sabrı yeter…
Almanya’da ilköğretim ve lise düzeyinde 16 okul var Türklerin kurduğu.
Binasıyla, eğitim kalitesiyle, öğretmenleriyle hepsi on numara.
Hatta, Alman eğitim bakanları, bu okullardaki başarı üzerine, ortaklaşa faaliyet içine girmeyi bile uygun görmüşler. Çünkü Alman toplumunda gençlerin ruh hali pek parlak değil ve bunların rehabilitesi için Türk okullarındaki rehberlerden yardım talep ediyorlar.
Konumuz okullar olmadığı için, burayı kısa kesiyorum.
Mesele, Türkiye’de yaratılmaya çalışılan cemaat korkusunun ne anlama geldiği…
Bu ülkede statüko, iyi iş yapanın düşmanıdır, maalesef cumhuriyet tarihi boyunca bunu belledik.
Ya da şöyle diyelim, iyi iş yapan, “bizden” değilse, vatan hainidir, mutlaka başka güçlerle irtibatı vardır. İnsanların aklını çelmek için yapıyordur.
Ülkesi için iyi işler yapanların, eli kanlı teröristlerle bir tutulduğu garip bir ülke burası.
Ama köprünün altındaki sular, akıyor. (Hele bir de bu sene iyi yağmurlar var ki, gürül gürül akacak gibi görünüyor.)
Şunu açık yüreklilikle ifade edeyim, eğer bu ülkeyi hala darbelerle yönetmeye kalkışanları ifşa edenler bu cemaatse, hiç kimse bundan şikayetçi değil.
Bu ülkede, üniversiteler ve diğer eğitim kurumları, laikçilik zorbalığından başka gençlerine dünyaya ilişkin hiçbir vizyon ve ideal veremiyorsa, hiç kimse bu okulların çoğalmasından şikayetçi değil.
Bu ülkede, kendi toplumunun her kesimine sudan sebeplerle düşman olan bir devlet yapısı varsa bu değiştirilmek isteniyorsa, hiç kimse bundan şikayetçi değil.
Cemaat, Ak Parti falan hikaye.
Korkunun sebebi başka.

Elif Çakır - Taraf
elif.cakir@yahoo.com

  • YORUMLAR

  • Muammer Karan - 25.03.2009 06:41

    Büyük zatmış! Kaç katlı?. Bence büyük zat kimdir biliyor musunuz? Rızkını helal yollardan kazanan, bu dünyanın aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey olmadığını bilip mal mülk altın gümüş biriktirmeyen, kul hakkı yemeyen, her durumda adaletten ayrılmayan, yere tükürmeyen, kırmızı ışıkta geçmeyen, girdiği tuvaleti çıkarken tertemiz bırakan ve milletiyle birlikte acı ve mutlu günlerde beraber olan insanlara denir.Büyük zat diyerek dalkavukluk yapanlar vardır. Köleliğe hazır zavallılardır bunlar.
  • hasan düzgün - 25.03.2009 05:32

    GAFLET VE DALALET. Tüm yorumlarda birbirine suçlamadan başkabirşey yok demekki adı bile nifak tohumu ekiyor bu bile yeterli Beyler hanımlar size iki zat öneriyorum bunların dışında hepsini süpürün çöpe,İki mustafa birincisi hz muhammet mustafa ikincisi mustafa kemal.Bırakın feto,apo,faşo,çeto falan hepsi boş yüce allah mucize dediğimiz şeyleri dünyadaki yapılanlarla açıkça gösteriyor ama bizler gaflet ve dalalet içindeyiz hala ben sosyalistim ve bu iki insana inanırım gerisi teferruat umarım ders olur bu yazılanlar.araştırın
  • Mehmet - 25.03.2009 01:14

    .... Bu kadar büyük bir zat'a bu kadar eziyet niye anlamıyorum.yok irticaci yok bilmem ne bugün Türkiye'de en ileri derecede eğitim veren okulların hepsi Hoacefendi sayesinde var.Ayrıca Türk dilinin ve kültürünün Dünyaya yayılmasınısaglayan da O'dur. Bugün Ülkemizde Ülkücü, Türk Milliyetçisiyiz diye geçinenlerin hani nerde bu tür faaliyetleri anlamak zor böylr büyük bir insanın herkesce sevilip sayılması gerekir.
  • mehmet say - 25.03.2009 00:56

    artık baydı. amerikaya neden gitti muhabbeti. kardeşim adam arabistana gitseydi ahanda arap sermayesini kulanıyor. rusyaya gitsydi hııı bu ruslara yardım ediyor. avrupaya gitseydi hıı bu zaten papayla boşuna buluşmadıydı falan filan Turkiyede kalsaydı her gün yeni bir polamik. sanki onu sevmeyen herkes bilinç altının en seviyesiz ve ilkel yöntemini kullanıp çamur atma ve asılsız idialarla karalamak zorunda değil ki. Tanımaya çalışın çekinmeyin.
  • milletin ferdi - 25.03.2009 00:40

    Mert vidinli ben sana hakaret etmeyeceğim, buna hiç ihtiyacım yok.. Batını ancak Allah (CC) bilir. Tabii ki ben sadece zahire göre söyleyebilirim. Ama inan bana samimiyetimle söylüyorum, bana tam CHP zihniyetine sahip bir kişi gibi geldin. İnşaallah yanılıyorumdur. Çünkü senin ya da başka birinin -düşmanımın bile olsa, ki düşmanım da değilsin- imanını, elbet yanılmama tercih ederim. Hatta şunu da söyleyeyim, yorumunda bana hakaret olmasına karşın, inançlı biri olduğunu da söylemen beni rahatlattı. Çok şükür Rabbim'e!

YORUM GÖNDER

Girmiş olduğunuz sayfa Haber7'nin mobil cihazlar için tasarlanmış versiyonudur. Algıladığımıza göre şuanda normal bir tarayıcıdan erişmeye çalışmaktasınız. Haber7'de daha iyi dolaşabilmeniz için normal siteye dönmenizi öneriyoruz. Mobil sitede devam et Normal siteye git