Haber 7

  • Ahmet Anapalı

    Ahmet Anapalı

Topkapı Sarayı Bir Zamanlar Enkazdı

.
GİRİŞ 01.12.2018

Dolmabahçe Sarayı’na gittim geçen gün. Rehber sarayı ve içinde yaşanan hayatı anlatıyorken yanımdaki adam yanındaki kadına vay be adamlardaki satafata, lükse, israfa bak. Ne hayat yaşamışlar dedi.

 

 

Yanında eşi olması muhtemel hanımefendiye bu sözleri söyleyen abi muhtemelen hiç Avrupaya çıkmamıştır. Çıkmışsa da işçi olarak fabrika koridorlarından başka bir şey görmemiştir. Zira Almanya’da burakın Alman Kralı’nın sarayını bir “Lord”un sarayını bile gezseydi bu “cahilce” sözleri söylemeyecekti.

Osmanlı İmparatorluğunun sarayları ve şaşaası üzerine çok söz söylenir.
Çok slogan atılır. Art niyetli insanlar kafalarındaki sapık dünyayı “Harem”e mâl eder. Bütün Cumhuriyet nesilleri, okul kitaplarında “Maliyenin iflası ve saraylarda yapılan bin bir gece alemleri arasında kurulan ilişkilerin” hikayesiyle büyümüştür.

 

 

Oysa Avrupa’nın ve Rusya’nın başkentlerindeki sarayların insanlarımız tarafından gezilmeye başlandıktan sonra daha iyi fark edilmeye başlandı ki; Bizim saraylarımız yapıldıkları çağlarda Dünyanın en mütevazı ve en sade saraylarıdır.

Unutulmasın ki, Osmanlı İmparatorluğu “Büyük Devletler” denilen kategoridendir. Hatta 1400 ile 1750 li yıllar arasında dünyanın en büyük tek hakim gücüdür. Büyük devletlerin kendilerine göre protokolleri vardır ve bu protokollerin kendine göre gerekleri vardır. 19. yüzyıldan itibaren dünya üzerinde tamamen değişen bu protokol kurallarını hiç şüphesiz ki bizim Topkapı Sarayı’nın kaldırması mümkün değildi.

Sultan Abdûlmecid Han’dan itibaren Osmanlı padişahlarının kullanmayı terk ettiği saray, o tarihten itibaren arşiv, hazine ve maliye bürokratları tarafından kullanıldı. Ayrıca tahta çıkan Osmanlı padişahları da tahta çıkma ve biat merasimlerini hatta bazıları kılıç kuşanma merasimlerini burada yaptı. O tarihlerde sağlam ve kullanmaya müsait olduğu tarihi belgelerden anlaşılan saray, ne oldu da 1930’lu yılların sonunda yani saltanatın kaldırılışının 16, hilafetin kaldırılışının 18. senesinde resimlerden de anlaşılacağı üzere tam bir harabe ve yıkıntı haline gelebildi. Bu sorunun uzmanlar tarafından açıklanmaya ihtiyacı vardır. Bir yapıyı kendi haline bile bıraksan 16 senede bu hale gelmez.

 Ben sözlerimi uzatmadan resimlere geçiyorum. Buyurun 622 yıllık köklü bir maziye sahip Koca Osmanlı İmparatorluğunun en büyük sarayı olan Topkapı Sarayı’nın 1930’lu yılların sonunki pek çoğunuzun ilk defa göreceği hazin ve hüzün dolu görüntüleriyle İmparatorluğun 400 sene dünyayı idare ettiği tarihi Topkapı Sarayı’nın can yakan vaziyeti… 

NOT: Bu fotoğraflar 1939 ile 1942 seneleri arasında çekilmiştir.

Saray bahçesinin "BİRUN" bahçesinin sağ tarafındaki saray mutfağına giriş kapısı

Aşçılar Koğuşunun giriş kapısı

400 sene önce dünyayı idare eden Divan-ı Hümayun Toplantılarının yapıldığı Kubbe altı salonun giriş kısmı 

Saray mutfağının helvahane kısmı 

Sarayının "ENDERUN" denen iç bahçenin salonundan girilen girilen saray "HAS AHIRI" binası

Sarayın içinde bulunan Has Ahır'ın içi

Fatih Sultan Mehmed Han'ın Topkapı Sarayı'ndan önce ev olarak kullandığı ve bugün Arkeoloji Müzesi'nin bahçesindeki Çinili Köşk

Saraydaki Zülüflü Baltacılar Koğuşu'nun giriş kısmı 

Has mutfağın iç kısmı

Saray kubbe ve bacaları

Saray mutfak kısmının kubbeleri

İçinde bizzat padişahların namaz kıldığı "BEŞİR AĞA" camii

Sarayın içindeki mutfağa ait helvahane kısmı 

Osmanlı'da Divan Toplantılarının yapıldığı ve dünyaya nizam verildiği Divan-ı Hümayun odasının içi

İmrahor odası içindeki moloz kısım

Mutfakların bacalarından bir tanesi

Saray Muayede salonlarından  birinin kubbeli damı

İçinden Sancak Valiler, Kadılar, Beylerbeyi çıkan Enderun Mektebi'nin iç kısmı 

Saray Camii 'nin iç kısmı

Sarayın ana bahçesindeki revaklı koridor

Sarayda Dış İşleri Bakanı olan Resi'ül Küttab 'a bağlı olarak çalışan ve ülkelerarası yazışmaların yapıldığı "DİVİT ODASI"

Yorumlar

8
  • YENER KÜÇÜKBENLİ

    9 ay önce Şikayet Et Allah tan dileğim EDİRNE DE Kİ SARAYINDA YENİDEN İNŞA EDİLİP KÜTLÜR VE TURİZM BAKANLIĞINCA MÜZE HALİNE GETİRİLİP ÇOCUKLARIMIZIN 2, KOSAVA, VARNA SAVAŞLARININ VE İSTANBUL UN FETHİNİN PLANLANDIĞI BU SAVAŞLAR İÇİN FERMANLAR ÇIKARILDIĞI SARAYIN KORİDORLARIN DA GEZMELERİ
    Toplam beğeni
  • Ismail hakki efendi

    9 ay önce Şikayet Et Cok eskiydi gitmistim harebeydi turkiye harebeydi AMA simdi Allah razi olsun ikdidardan ecdadimizin emaneti ve ulkemizi cennete ceviriyorlar
    Toplam beğeni
  • Çiğdem Gümürdü

    9 ay önce Şikayet Et Bugüne bakacak olursak,çok şükür herşeye rağmen dedelerimizin,ninelerimizin bizlere bıraktığı bu yadigârları koruyabilecek ve bu emanetleri yaşatabilecek vefaya sahibiz.Ne mutlu ki bana,böyle bir ecdadın torunuyum.Kiymet bilemeyen ve sahip çıkamayanlar utansın......
    Toplam beğeni
  • ademoğlu

    9 ay önce Şikayet Et Tahribat Yıllardır bize empoze edilen �lkeyi kurtardı söylenilen zihniyetin insani ve İslami tahribatının daha farklı şekilde anlatılması gerekiyor ki
    Toplam beğeni
  • İsmet Tabur

    9 ay önce Şikayet Et Ecdad yadigarına bunu yapanların sonu cehennem olur inşallah!
    Toplam beğeni
Algıladığımıza göre şu anda haber7.com’un mobil versiyonuna normal bir tarayıcıdan erişmeye çalışmaktasınız.
Daha iyi dolaşabilmeniz için normal siteye dönmenizi öneriyoruz.