Haber 7

  • Vedat Bilgin

    Vedat Bilgin

Türkiye dev projelerle büyüyor

.
GİRİŞ 14.06.2018

Türkiye-Azerbaycan arasındaki dev ortaklığın, TANAP’ın açılışının cumhurbaşkanlarının katılımıyla yapılması sadece bir enerji projesinin açılış töreni değildir; Türkiye-Azerbaycan ortaklığı aslında bütün Asya coğrafyasında özellikle Türk dünyası ülkeleri arasında büyük işbirliği projelerinin gerçekleştirilmesinin örneğidir ki dünya sisteminin yeniden şekillendiği bir zamanda bu olay hayati bir öneme sahiptir. “Cumhurbaşkanı Erdoğan projenin açılışında bunu ‘tarihi bir olay’ olarak nitelemesi sebepsiz değildir. Asya’nın yükseliş çağı aslında doğrudan doğruya bu coğrafyada yaşayan akraba topluluklarla birlikte Türkiye’nin de yükseliş çağıdır.”

Dünyada sanayi çağı başlarken Türkiye, neredeyse petrol gibi stratejik doğal kaynakların tamamına yakın denilecek bir cesamette enerji kaynaklarını kontrol eden bir ülkeyken, imparatorluğunu kaybetmiş ve bütün bu zengin kaynaklar sömürgecilerin eline geçmiştir. Başta petrol olmak üzere bu enerji kaynaklarının sınırlarımızın bitim noktasından sonra adeta fışkırmasının tesadüf olmadığını söylemeye gerek yoktur sanırım.

 

 

TARİHİ DEĞİŞTİRMEK

Bilhassa tarihi ‘Musul sorunu’ Cumhuriyet döneminde başlıca ithalat kalemini oluşturan enerji konusunun temelinde yer alan bir mesele olmuştur. Türk dış ticaretinin açık vermesinin kaynağında da bu sorunun, enerji ithalatının olduğu bilinmektedir. Türkiye enerjide dış kaynağa bağımlı olmasına rağmen bugün dünyanın en yüksek hızda büyüyen ikinci ülkesiyken, OECD ve AB ülkeleri arsında büyüme hızı birinci konumda olan bir ekonomiyken ‘tüketime dayanarak büyüdük’ ya da ‘cari açıkla büyüdük’ gibi şeyler söylemeden, bu yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen %7.4’lük büyüme oranını küçümsemeye kalkmadan önce, durup düşünmek gerekmez mi?

“Türkiye enerji kaynaklarına, petrole, doğalgaza sahip olmamakla birlikte TANAP gibi projeleri vasıtasıyla bir enerji üssü olmaya gitmekle kalmayıp, ekonomik kaynakların organizasyonu üzerinden Türk dünyası ile organik ilişkiler gerçekleştirmektedir.”

Başta bu projeler başta olmak üzere Türk dünyasıyla kurulacak ortak tesisler, yatırımlar ülkeler arasında ekonomik entegrasyonu güçlendireceği gibi, muhtelif sektörler açısından da yatırımları uyarıcı etki yapacaktır. Bu bakımdan önce Türki devletler olmak üzere Asya’da bu tür ortak büyük projelerin gerçekleştirilmesi hem kalkınmayı hızlandıracak hem de bölgesel barışın kurulmasına ve kalıcı olmasına katkı yapacaktır. Özellikle Türk dünyası ülkeleriyle yapılacak ortak büyük girişimler, Türkiye’nin ve Türk dünyasının geleceğini şekillendirecek, entegrasyonu artıracak girişimlerdir ve küresel süreçte stratejik bakımdan çok önemlidir.

BÜYÜMEDEN OLMAZ!

“Türkiye neden büyüyor, sorusuna cevap arayanların dönüp bakması gereken yerlerin başında büyük projeler gelmektedir. Ekonominin altı çeyrektir düzenli olarak büyümesi, işin sürdürülebilir olduğunu da ortaya koymaktadır. Ülkenin büyümenin arkasında ekonomiyi harekete geçiren dev projelerin rolünü, başta alt yapı olmak üzere yatırımların olduğunu görmek lazımdır. Özellikle üç çeyrektir makine-teçhizat yatırımlarının yükselerek sürmesi ekonominin çarklarının nasıl döndüğünü, bunun da imalat sanayii başta olmak üzere ‘sanayi sektörü’ nün dinamizmiyle yürüdüğünü ortaya koymaktadır.”

‘Ekonomi cari açık kadar büyüyor’ diyenlerin veya büyümenin dış kaynakla alakasını kuranların öncelikle bunun yapısal bir sorun olduğunu unutmaması gerekir ki bu konuyu da halletmenin yolu ‘daha az büyümeden’ değil, ‘daha hızlı büyümeden’ geçtiğini görmeleri gerekir. Burada enerji maliyetlerinin düşürülmesinin, yerli kaynağa dayalı bir enerji üretiminin ve ihracata dayalı bir büyüme stratejinin bu yapısal sorunu aşmada hayati bir rol oynaması söz konusu olacaktır. Bu dönüşüm ise ekonominin büyüme dinamizmi ile birlikte aşılabilir.

Henüz Yorum Yapılmadı

Algıladığımıza göre şu anda haber7.com’un mobil versiyonuna normal bir tarayıcıdan erişmeye çalışmaktasınız.
Daha iyi dolaşabilmeniz için normal siteye dönmenizi öneriyoruz.