TÖDER'den YGS için ÖSYM'ye çağrı
TÖDER, ÖSYM'nin, Yükseköğretime Geçiş Sınavı uygulamasını gözden geçirmesi ve sadece önlisans programlarına yerleşmek isteyen adayların katılabileceği seçmeli bir sınav haline getirmesi gerektiğini bildirdi.
ABONE OLTüm Özel Eğitim Kurumları Derneği'nden yapılan yazılı açıklamada, bu yıl ilk kez uygulanmaya başlanan yeni üniversite giriş sınavının birinci aşaması olan YGS sonuçlarının açıklandığı hatırlatılarak, bu sonuçlara göre 1 milyon 473 bin öğrencinin 70 bininin barajı geçemeyerek elendiği belirtildi.
Sınava giren öğrencilerin sadece yüzde 4.7'sinin elendiği YGS'nin, tanım açısından ikinci basamak sınavı olan LYS'ye girecek öğrencilerin belirlendiği sınav olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''YGS dolayısıyla bir eleme sınavıdır. Sınava giren öğrencilerin sadece yüzde 4'ünü eleyen bir sınavın eleme özelliği tartışılmalıdır. 11 Nisan tarihinde, yüzde 50'ye yakın merkezde büyük maliyetlerle yapılan YGS'nin sonucunda, bu kadar maliyetin boşa harcandığını söyleyebiliriz. Çünkü ülkemizde artık üniversite sayısı ve kontenjanlarına bakıldığında sınava giren her iki öğrenciden birisinin üniversiteye yerleşeme şansı yakaladığını yani yığılma olmadığını görebiliriz. Dolayısıyla ÖSYM, YGS uygulamasını gözden geçirmeli ve sadece önlisans programlarına yerleşmek isteyen adayların katılabileceği seçmeli bir sınav haline getirmelidir.''
-İLLERİN BAŞARI DURUMLARI-
YGS sonuçlarına göre illerin başarı durumları değerlendirildiğinde oldukça manidar verilere ulaşıldığı belirtilen açıklamada, illerin başarı durumları açıklanırken ölçme değerlendirme ilkelerinin göz ardı edildiği ifade edildi.
''Bir ölçme değerlendirme işlemi yapılırken neyi ölçtüğünüz ve ölçümde karşılaştırma yaptığınız verilerin birbirine benzer olması gerekmektedir'' denilen açıklamada, şu ifadeye yer verildi:
''İstanbul ili ile Yalova'yı karşılaştırırken her iki ildeki öğrencilerin okul düzeyleri, meslek lisesi sayısı, öğrencilerin sözel, sayısal alana göre dağılımı, sınava başvuran öğrencilerin eski veya yeni mezun olma durumları karşılaştırılıp eşitlenmedikçe bu karşılaştırma, ölçme, değerlendirme ilkelerine aykırıdır. ÖSYM Başkanının verilerine göre İstanbul'un 43. sırada olması, dezavantajlı yapısından kaynaklanmaktadır. Sadece son sınıf düzeyindeki öğrenciler alındığında, İstanbul ilk 10 il arasına girmektedir. Ayrıca illerin başarısının 6 tane YGS puanından hangisine göre değerlendirilmesi gerektiği de tartışmalı bir konudur.''
-BİREYSEL BAŞARI-
Bireysel başarı açısından bakıldığında ise yine hatalı bir değerlendirmenin söz konusu olduğu vurgulanan açıklamada, fen liselerinin okul türü ve bireysel başarı açısından başarılı olarak ilan edilmesinin şaşılacak bir durum olmadığı belirtildi.
Ortaöğretim Kurumları Sınavı'nda (OKS) başarılı olan öğrencilerin, fen liselerine gittiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''ÖSYM Başkanı ilk 10 öğrenciyi açıklarken, öğrencilerin 6 puanını toplayıp ortalamasını aldıklarını ve buna göre sıralama yaptıklarını belirtmiştir. Bu durum ölçme değerlendirme açısından oldukça yanlış bir işlemdir. Çünkü puan türlerinin yapısı ve ders ağırlıkları farklıdır. Öğrencilerin hepsinde başarılı olmasını beklemek çoklu zeka kuramına da, eğitim bilimlerine de aykırıdır.''