Vural Savaş'tan Kemalizm çıkışı
Yargıtay Onursal Başsavcısı Vural Savaş, "Kemalizm'in tasfiyesi, laik devleti ortadan kaldırmak, bu anayasa ile bu şekilde mümkün olması halinde Atatürk Cumhuriyetinin tasfiye edilmiş olacağını ileri sürdü.
ABONE OLTürk Metal Sendikası Konferans Salonunda düzenlenen "Atatürk Devriminin Anayasası" adlı panelde konuşan Savaş, yeni anayasa çalışmalarında iktidar partisine yakın hukukçuların açıklamaları gözününde tutulduğunda dört amacın gerçekleştirilmeye çalışıldığının açık bir şekilde ortaya çıktığını savundu.
Kemalizm'in tasfiyesi ve Türk ordusunun Cumhuriyet'i koruma görevini
layıkıyla yapamaz hale getirilmeye çalışıldığı görüşünü dile getiren Savaş, laik devletin tarihe gömülmeye çalışıldığını ve yargıyı tek bir partinin güdümüne sokup kuvvetler ayrılığının, dolayısıyla hukuk devletini ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Müzakere Çerçeve Belgesi'nin 10 ve 11. belgesinde taahhüt edilen hususların gerçekleştirilmesinin de amaçlandığını ileri süren Savaş, Avrupa Parlamentosu kararlarının o ana kadar tavsiye niteliğinde olduğunu, 10. maddenin kabulüyle uyulmasının zorunlu hale geldiğini kaydetti. Savaş, "Bunlar da (Öcalan'a verilen kararı lanetliyoruz), (Türk ordusu Kıbrıs'ta işgalcidir), (Patriğin ekümenik olması tanınmalıdır) gibi ne kadar kırmızı çizgimiz varsa, onun aleyhine hükümler içermektedir" dedi.
-"ŞİMDİ NE YAPILIYOR?"-
Savaş, 1982 Anayasası hazırlanırken Yargıtay'ın, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun, TOBB, TİSK gibi kuruluşların anayasada Atatürk ilkelerinin yer alması ve bunların açık biçimde ifade edilmesi yönünde görüş bildirdiklerini anlattı.
"Şimdi ne yapılıyor? Önce başlangıç kısmı değişen ilkeler arasında. Önce bu başlangıç kısmını kaldırmak istiyorlar" diyen Savaş, Anayasa ile devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik hiçbir faaliyetin
gerçekleştirilemeyeceğinin güvence altına alındığını, bunun kaldırılmasının büyük tehlike olabileceğini söyledi. Savaş, "Kemalizm'in tasfiyesi, Türk ordusunu görevini yapamaz hale getirmek, laik devleti ortadan kaldırmak, hukuk devletini, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıracak düzenlemeler yaparak ortadan kaldırmak ve Müzakere Çerçeve Belgesi'nde taahhüt edilen hususları hayata geçirmek bu anayasa ile bu şekilde mümkün olursa, Atatürk Cumhuriyeti tasfiye edilmiş olur. Bunun üzerine çok iyi düşünmemiz gerekir" diye konuştu.
-DOĞU PERİNÇEK-
Panelde konuşan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek de yeni anayasa taslağının milli devlete karşı "üst devleti" ve süper devleti" ön plana çıkardığını, bu üst devletin karşılığının da Avrupa ve Amerika olduğunu savundu.
Milli devlete karşı da mezhep, tarikat ve cemaatlerin ön plana çıkarılmaya çalışıldığını iddia eden Perinçek, toplumun ortak menfaatlerine karşı bireyin, kamuya karşı özel çıkarın gözetilmesinin hedeflendiğini söyledi. Perinçek, "Bizi devletsiz, milletsiz bırakacak, Ortaçağ'ın değerlerine bağlı bir hale getirmek istiyorlar. Bu anayasanın özeti budur" dedi.
Cumhuriyet'in ilkelerinin tamamının en iyi şekilde düşünülerek ortaya
konulduğunu ve bunlardan dönüş olmayacağını vurgulayan Perinçek, anayasa taslağından "Büyük Türk milleti" sözünün de çıkarılmasının amaçlandığını savundu.
Yapılacak referandumla ilgili de görüşlerini dile getiren Perinçek,
"Sandığı kim koyarsa oradan o çıkar. Kenan Evren yüzde 92 ile çıkmıştır. Bundan ötesi var mı?" diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Alpaslan Işıklı ise "sivil anayasa" kavramını eleştirerek, "Sivil olmak
demokratik olmakla aynı şey değildir. Hitler ve Mussolini de sivildir" dedi.
Türk halkının isteklerine göre yapılacak bir anayasa için kurucu meclisin
esas olduğunu belirten Işıklı, Avrupa'nın isteklerinin ağır bastığı bir anayasa anlayışını yanlış bulduğunu söyledi.
Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hasan Tunç da 1982
Anayasası'nın hak ve özgürlükler başta olmak üzere pek çok maddesinin
değiştirildiğini hatırlatarak, "Bu anayasada hak ve özgürlüklerin olmadığını
kimse söyleyemez" diye konuştu.