Oramiral Örnek'in itiraf gibi savunması

Oramiral Özden Örnek'in özel bir sohbette yakınlarına “Biz bu devirde Amerika’nın onayı olmadan darbe yapılamayacağını bilmeyecek kadar cahil miyiz?” diyerek yaptığı savunma yazar Can Dündar'a göre aslında bir itiraf cümlesi.

ABONE OL
GİRİŞ 08.12.2009 06:34 GÜNCELLEME 08.12.2009 06:34 GÜNCEL
Oramiral Örnek'in itiraf gibi savunması

Milliyet yazarı Can Dündar, bugünkü gazetede yer alan “Bizim yeni çocuklar” başlıklı  köşe yazısında, Oramiral Özden Örnek'in özel bir sohbette yakınlarına “Biz bu devirde Amerika’nın onayı olmadan darbe yapılamayacağını bilmeyecek kadar cahil miyiz?” şeklinde savunma yaptığını aktardı.

"Bu aslında, darbe hazırlamadıklarına dair bir savunma ifadesiydi, ama duyduğumda bana bir itiraf cümlesi gibi gelmişti: Tüm darbelerin ardında olduğuna inandığımız onay mührünü, en üst düzeyde bir komutan doğruluyordu" diyor Can Dündar.

Darbenin ABD'ye karşı ya da ondan yana yapılmış olması onu meşrulaştırmaz şüphesiz. Ama bu savunma aslında subayların, Türkiye'de asli işlerinden çok siyasetle ilgilenip, ona müdahale etmeyi bir noktada meşru saydıklarının bariz göstergesi... Dündar'ın yazısı bu açıdan oldukça önemli. Çünkü zaten Türkiye'de darbelerin ABD onayı ile yapıldığı malumun ilamından başka bir şey değil. Ama bunu bir subayın bu şekilde dile getiriyor olması, merdi kıptinin secaat arz ederken sirkatini söylemesiyle eş değer.

Öte yandan, halen yargılanan darbe girişimlerinin 2003 ve 2004 yıllarına, yani Org. Tuncer Kılınç’ın konuşmasının hemen ertesine denk düştüğüne dikkat çeken yazar, o konuşma ile olarak şu tarihi hatırlatmayı yapıyor:

"Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Org. Tuncer Kılınç 2002’nin mart ayında tarihi bir çıkış yaptı. “Türkiye milli menfaatini ilgilendiren konularda Batı’dan en küçük bir yardım görmedi. Tersine AB, bizim menfaatimize olan konulara menfi bakıyor” dedi.
1990’lardan beri birikip gelen anlaşmazlıkları, tam üyeliği, Kuzey Irak’ı, Çekiç Güç’ü, özellikle de Kıbrıs’ı kastediyordu. Aklındaki alternatifi şöyle özetledi: “Rusya bir yalnızlık içinde... Onunla birlikte, mümkünse İran’ı da içine alacak şekilde Türkiye’nin bir arayış içinde olmasında yarar var.”

Org. Kılınç, “ABD’nin göz ardı edilmemesi gerektiğini” de belirtmişti, ama yine de bu çıkış, “askerin Batı’dan ümidi kesip yüzünü Avrasya’ya döndüğü” şeklinde yorumlandı. Ve muhtemelen Washington, o noktada Ankara’daki karargâha mim koydu.

Dündar'ın yazısı bugün yapılacak önemli bir görüşmeye atıfta bulunarak bitiyor:

"Şimdi soru şu:
6 yıl önce Org. Kılınç’ın “Batı’ya güvenmeyelim. İran’ı da içine alacak bir arayış içine girelim” yaklaşımını, “Bunlar ‘Bizim çocuklar’ değil” diyerek cezalandıran Washington, şimdi İran’a kucak açan, sürekli Tel Aviv’e çakan Erdoğan yönetimine ne diyecek? Bölgede nasıl bir rol biçecek?"

(Haber 7)

Köşe yazısının tamamını  ve özgün halini okumak için bu linki kullanabilirsiniz