'Bu tuzağa düşersek aptal lafı az kalır'

"1993'de 33 şehidin hesabını maalesef soramadık" diyen Karakaş "Birileri hepimizi aptal yerine koydu. Aradan 16 sene geçti. Aynı fotokopi tuzak yeniden kuruldu. Aziz Nesin'i haklı çıkartmamak için bu tuzağa düşmeyelim" diyor.

ABONE OL
GİRİŞ 09.12.2009 08:06 GÜNCELLEME 09.12.2009 08:06 GÜNCEL
'Bu tuzağa düşersek aptal lafı az kalır'

"Aziz Nesin büyük yazar. Yazdıkları, söyledikleri ülkemizde çok tartışıldı.  En çok tartışılan sözlerinin başında da “Türk milletinin büyük bölümünün aptal olduğu” ifadesi geliyordu.  Aziz Nesin bu değerlendirmesinde haklı mı idi, haksız mı idi bilemiyorum ama şimdi önümüzde bu ifadenin yanlışlığını ya da doğruluğunu ortaya koyacak büyük bir fırsat var." cümleleri ile başlıyor Star gazetesi yazarı Eser Karakaş'ın bugün yayınlanan  "Fotokopi Tuzak" başlıklı yazısı.

"İnsanlar hayatlarında yanılırlar ama aynı konuda iki kez, aynı koşullarda, fotokopi gibi yanılırlarsa zekaları konusunda en azından bir soru işareti ortaya çıkar. Bu durum ülkeler, milletler için de farklı değildir.Türkiye aynı tuzağa, fotokopi gibi bir tuzağa bir kez daha düşerse doğrusu Aziz Nesin’in haklılığı konusunda epey kanıt birikmiş olur.  Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında kürt meselesi geliyor; bu konuda az çok bir mutabakat var" açıklamasını yapiyor yazar ve sonra hafızaları tazelemeye çağırıyor okurlarını:

"Bu sorunun çözümü konusunda 1993 senesinde bir noktaya gelindi, gelinmiş gibi oldu ama yanılmıyorsam TBMM’de af konusunun görüşüleceği gün Bingöl’de 33 yeni terhis olmuş erimiz haince şehit edildiler.  Bu 33 askeri kimin nasıl ve hangi gerekçelerle öldürdüğünü bugün dahi çok net bilemiyoruz.

Açılan soruşturmaların sonuçları zaten kamuoyuyla pek paylaşılmıyor.  Necati Özgen Paşa bu meseleyi bana sorun diyor ama benim izlenimim bu konunun Necati Özgen Paşa’nın kapasitesini aşan bir konu olduğu.

Ucuna çok yaklaşılan bir süreç o gün Bingöl’de durduruldu.  Arkasından nelerin yaşandığını, Türkiye’nin nelere maruz kaldığını hatırlatmaya bilmem gerek var mı?

33 erimizin 1993 senesinde savunmasız bir biçimde birilerinin, mesela varsayalım PKK-Ergenekon ortaklığının önüne atılmasının hesabını maalesef soramadık.

O gün milletçe çok büyük bir hatanın, ihmalin, sorumsuzluğun altına imza attık.  Birileri hepimizi aptal yerine koydu."

Ve bugün geliyor yazar daha sonraki satırlarında: " Aradan 16 sene geçti. Bu arada da, türk, kürt binlerce gencimizi yitirdik; birileri de bu süreçten büyük kazançlar elde ettiler. Bugün yine bir çözümün, üstelik daha kapsamlı, ulusal ve uluslararası desteği daha güçlü bir çözümün arifesindeyiz; dünya 1993 dünyasından çok farklı. Ve işte tam da bu konjonktürde Tokat’ta, evet Tokat’ta, MHP’nin güçlü olduğu, alevi nüfusun yoğun olduğu bir yerde birileri haince yeni bir pusu daha kurdular ve yedi askerimizi daha şehit ettiler. Bunlar kimdir yine tam bilemiyoruz ama bu kez en azından çok daha tecrübeliyiz. 1993’de düştüğümüz bu tuzağa bir kez daha düşersek Aziz Nesin’in değerlendirmesini tüm toplum olarak boynumuza asıp sokaklarda öyle dolaşmamız gerekecek..."

"Bu açılım bu kez, tüm provokasyonlara rağmen, sonuçlanmaya mahkum" diyor Eser Karakaş ve  "CHP ve MHP’ye rağmen sonuçlanmalı. Parti kapatma davalarına rağmen sonuçlanmalı. PKK’ya rağmen sonuçlanmalı.  Eğitimsiz gençlerimizi pusuya düşürtenlere rağmen sonuçlanmalı. Askerlerimizi pusuya düşürenlere rağmen sonuçlanmalı. Beyaz toz tacirlerine rağmen sonuçlanmalı.  1993 faciasının hesabını sonuna kadar soramayanlara rağmen sonuçlanmalı" şeklinde ısrarla kendi görüşünü zikrediyor.

Ve yazıya anlamlı bir nokta koyuyor:  Fotokopi tuzağa bir kez daha düşersek “aptal” lafı az bile kalır.

(Haber 7)

Köşe yazısının özgün halini okumak için bu linki kullanabilirsiniz