Çevrenizde kuş ve at ölümleri varsa dikkate alın

Dicle Üniversitesi (D.Ü) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Kemal Çelen ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Mehmet Ataman 'Batı Nil Ateşi'ne karşı uyardı.

ABONE OL
GİRİŞ 09.09.2010 16:23 GÜNCELLEME 09.09.2010 16:23 GÜNCEL
Çevrenizde kuş ve at ölümleri varsa dikkate alın

Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Mehmet Ataman, Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Başkanlığının bugüne kadar 5 ilden 7 vakaya 'Batı Nil Ateşi' tanısı konulduğu ve bu hastalardan 3'ünün hayatını kaybettiği yönündeki açıklamalarına ilişkin, ''Şu an için bölgede herhangi bir vakaya rastlanmadı. Bir salgın durumu söz konusu değil'' dedi.

Ataman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yunanistan'da görülen virüsün Manisa'da görüldüğünü ifade ederek, Diyarbakır'da hatta Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, henüz böyle bir vakaya rastlanmadığını söyledi.

Burada dikkat edilmesi gereken konunun hastalık yapan etkenin bölgede varlığı olduğunu kaydeden Ataman, ''Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'nda (KKKA) olduğu gibi önemli olan virüs taşıyan etkenin bölgede görülüp görülmemesi.

Çünkü hastalık yapacak etken bölgede görülmediği taktirde bir sorun da yok demektir.

Bu hastalığın daha çok Afrika'da görüldüğü göz önüne alındığında mevsim özellikleri itibariyle de bölgemize uygun değil.

Şu an için bölgede herhangi bir vakaya rastlanmadı. Bir salgın durumu söz konusu değil'' dedi.

AT VE KUŞ ÖLÜMLERİNE DİKKAT EDİN UYARISI

Dicle Üniversitesi (D.Ü) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Kemal Çelen, ''Batı Nil Virüsü''nün yeni bir virüs olmadığını, Türkiye'de ilk defa tanımlanmış vakalar ortaya çıktığı için gündeme geldiğini söyledi.

''Batı Nil Virüsü her zaman içimizde olan bir hastalık'' diye konuşan Çelen, çağ ilerledikçe, teknolojik gelişmelerin de ilerlediğini, tanı yöntemlerinin artmasıyla birlikte daha önce var olan hastalıkların bugün artık tanısının konulabildiğini belirtti.

Çelen, virüsün daha çok Afrika'da Nil Nehri'nin batısına denk gelen bölgede ilk olarak 1937 yılında rastlandığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

''Virüsün özelliği yine tanıdık bir vektör olan keneler, sivrisinekler ve vahşi kuşlar. Bunlar aracılığıyla da atlarda ve insanlarda enfeksiyon oluşturan ve insanlarda menenjit yani beyin zarı iltihabı ve beyin iltihabına yol açan bir etki meydana getiriyor. Bu nedenle risk faktörü her zaman var.

Nelere dikkat edilebilir? Çevremizde kuş ve at ölümleri varsa bu durumu ciddiye almak lazım. Virüs için ciddi ipucu olabilir.

Çünkü bu hastalık daha çok atlarda, köpeklerde ve kuşlarda hastalık oluşturuyor. Bu hayvan gruplarında şüpheli ölümler meydana geldiği taktirde Batı Nil Virüsünü düşünmek lazım.

Kenelerden ve sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerden uzak kalmak açıkçası tek korunma yöntemidir.

Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerde her zaman görülen bu virüse daha çok sıcak ve kurak geçen yaz aylarında rastlamak mümkün. Yaz dönemini atlattık. Bundan dolayı risk azalacaktır.''

'100 HASTADAN 3'Ü HAYATINI KAYBEDİYOR'

Çelen, virüse karşı geliştirilmiş bir aşının henüz bulunmadığını ifade ederek, Batı Nil Virüsü'nün Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'ndaki gibi insandan insana çok rahat bir şekilde bulaşmasının da söz konusu olmadığını belirtti.

Batı Nil Virüsü'nün ölümcül düzeyde ciddi bir hastalık olduğunu vurgulayan Çelen, şöyle dedi:

''Bu virüs yüzde 3 ile yüzde 15 arasında ölüm riski taşıyor. 100 vakadan 3'ünün hayatını kaybetmesi ciddi bir hastalık olduğunu gösteriyor.

Küresel ısınmanın etkilerine bağlı olarak mevsim normallerinin üzerindeki ısı, haliyle bir takım viral hastalıkların coğrafi olarak farklılık göstermesine neden oluyor.

Daha önce görmediğimiz vakaların artık görülüyor olması gibi. Bizim bölgemizdeki sinekler risk faktörü taşımıyordur. Ama taşımayacağı anlamına da gelmez.

Çok kurak geçen yaz aylarında enfeksiyon hastalıkları her zaman için gelişmeye açıktır. Hastalarımız arasında da viral enfeksiyon hastaları her zaman vardır. Tedavilerini yapıyoruz.

Bunların içerisinde bir grup acaba Batı Nil Virüsü taşıyor mudur? Bu konuda da elimizde herhangi bir veri yok. Gelişmeleri takip edeceğiz.

Şu an için Batı Nil Virüsünü taşıdığını düşündüğümüz bir vaka yok. Bu açıdan bundan sonra menenjit ve benzeri ön tanı ile yatan hastalarda mutlaka Batı Nil Virüsü'nün de sorgulanması gerekir.''

KAYNAK : AA