Kadın oyunları, filmleri keşfedilmeyi bekliyor…

Radyo 7’nin sevilen programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programına Oyuncu Birgül Ulusoy konuk oldu.

ABONE OL
GİRİŞ 09.03.2010 11:45 GÜNCELLEME 09.03.2010 11:45 KÜLTÜR
Kadın oyunları, filmleri keşfedilmeyi bekliyor…

Ulusoy, kadın konulu oyunların, projelerin yurt dışına göre daha az yapıldığını ve keşfedilmeyi beklediğini söyledi. Ulusoy ayrıca Anadolu seyircisinin İstanbul seyirsisine göre daha vefakar olduğunu söyledi.

Birgül Ulusoy kimdir?

Birgül Ulusoy fanatik bir tiyatrocudur. Tiyatroda doğmuştur, tiyatroyla yaşamaktadır… Asıl işi tiyatro oyunculuğudur. Onun dışında yaptıkları mesleğinin hobi kısmıdır. Böyle tanımlayabiliriz.

Hangi oyunlarda görev aldınız?

Ben Dormen Tiyatro’sunun son 10 yılı içinde sahnelenen birçok oyunda hem oyuncu, hem yönetmen yardımcısı hem de teknik açıdan görev aldım. Onun dışında Ali Erdoğan Kabare Dev Aynası ekibiyle çalıştım. Sadri alışık Kültür Merkezinde birçok oyunda görev aldım. Şu anda da Cengiz Küçükayvaz tiyatrosundayım. Kaç Baba Kaç oyununu oynuyoruz. Onun dışında TV dizilerinde de görev almaktayım.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde başarılı bir kadın oyuncu ile sohbet etmek istedim. Oyunculukta da kadın olmanın zorlukları ve güzellikleri nelerdir?

Bütün iş kollarında olduğu gibi tiyatroda da zorluklar var. Bir kere kadın olarak başlıyorsanız 1-0 yenik başlıyorsunuz. Görsel sanatlarda bu biraz daha ön planda. Rollerin dağıtımından tutunda, kulis ortamında her şey çok zor kadın için. Her şey dış görünüşü ile değerlendiriliyor.

Anadolu’daki oyunlarınızda kadın sıkıntılarını, mutluluklarını dile getirebiliyor musunuz?

Anadolu seyircisi, İstanbul seyircisine göre daha vefakâr. Anadolu oyunlarında, turnelerinde seyirci anlamında çok verimli geçiyor. Alkışlamalarından tutunda, sevgi gösterilerine kadar gerçekten kadirşinas insanalar. İstanbul seyircisi böyle değil. Elinde çok alternatif olduğu için biraz arsız.

Peki, oyunlarınızda kadınlara ehemmiyet gösteriyor musunuz?

Kabare türü oyunlarda mutlaka kadınlara yönelik oyunlarımız oluyor. Şiddet gören kadınlara yönelik ve içinde mesajları olan oyunlarınız oluyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü hakkında neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de ve dünyada kadınlar üzerinde psikolojik bir baskı, pozitif ayrımcılık var. Bu durum var oldukça, sistem böyle işledikçe süregelecektir.

Nedense bu tür günlerde, seminerlerde sürekli aile içi şiddetten ve kadına uygulanan şiddetten söz edilir. Bu konular çözüldüğü zaman kadınların bütün sorunları çözülmüş oluyor mu?

Kadının üretime katılması gibi bir problem ortaya çıkıyor. Kadının üretimin içine dahil olması, erkekler ile eşit koşulda çalışması gibi sorunlar ortaya çıkar ve bunları çözmek için çaba sarf edilmesi gerekecektir.

Kuşak çatışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kuşak çatışması değil de, doğdukları zamanki yıl, yaşadıkları dönemler ile bizim yaşadığımız dönemler arasında tonlarca fark var. Yaşadıkları zamanla bizim yaşadığımız zaman arasındaki farkla ilgili bir durum.

Filmlere ya da tiyatro oyunlarına kadın hikâyesi konduğu zaman feminist bir bakış açısı düşünülüyor. Sizce bu açıdan bakmak ne derece doğru?

Ben buna katılmıyorum. Kadın hikâyeleri eğlenceli, hayata dair sahici hikâyelerdir. Ama çok az filmler, çok az oyunlar yazılıyor. Dünyada da bu durum böyle. Kadın hikayelerini yazmak daha çok kadın yazarların işi. Bir kadının kadın dünyasına bakım yazması, perdeye, sahneye dökmesi daha farklıdır. Kadın oyunları, filmleri keşfedilmeyi bekliyor…

Oyunlarınızda, dizlerde oynadığınız karakterin etkisinde kalıyor musunuz?

Hayır. Eğer onun etkisinde kalırsanız dünyanın en saçma şeyi olmuş olur. Çok komik bir duruma düşersiniz. Bu oyuncunun kalitesiyle ilgilidir. Rol, bir kostüm gibidir. Eğer profesyonel bir oyuncuysanız kostümü giydiğiniz anda rolü de giymiş olursunuz. Kostümü çıkardığınız anda gene kendiniz olursunuz.

Birgül hanım size göre kadınlar yaşamında neresinde?

Kadınların üretim sürecinde olmadığını söyleyemem. Dâhil olunması adına teşvik de ediliyor… Tüketimin içinde çok fazla olduklarını söyleyebilirim. Bunun sebebi ise teşvik edilmemeleridir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ben sanatın insanların içinde, insanların da sanatın içinde olduğu yeni, huzurlu ve mutlu  sanatla geçen günler temenni ediyorum..

Sağlıklı beslenmeden diyete, şifalı bitkilerin gizemli dünyasından hayatı yaşanılır kılan pratik bilgilere ve yemek tariflerinden çocuk gelişimine pek çok konu Eda'yla Gün Ortası'nda. 

Alanında uzman konuklarıyla Eda'yla Gün Ortası hafta içi hergün saat 12.00' de Radyo 7'de…

İstanbul – 104.6

Ankara – 89.8

İzmir – 101.3

Ve tüm Türkiye’de

www.radyo7.com.tr