MHP, Erdoğan için mi ısrar ediyor?
Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran anayasa değişikliği üzerinde çalışan MHP, ısrarla istediği maddeyi Erdoğan'ı bitirmek için mi istiyor. Cihan Paçacı açıkladı:
ABONE OLSiyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran anayasa değişikliği üzerinde ki çalışmalarını yürüten MHP, parti kapatma fiillerini işleyenlere “siyasetten men” cezası verilmesini istiyor
Peki bu plan Başbakan Erdoğan’’ı siyaset dışı bırakmayı mı hedefliyor?MHP’nin teklif metninde neler yer alıyor?
MHP, AKP’nin, hakkında kapatma davası açılan partilerin düzenleme kapsamı dışında tutulmasına ilişkin geçici madde eklenmesi düşüncesine neden karşı çıkıyor?AKP’nin gerekir ise referanduma gitme tavrına MHP ne yanıt veriyor?sorularının yanıtlarını MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Hilal TV’de Feridun ve Arzu Erdoğral’ın sunumu ile ekranlara gelen Basında Bugün Programı’nda verdi…
İşte programdan önemli satır başları:
* Cumhurbaşkanlığı seçimi ve özgürlüklerin yolunun açılması bağlamında MHP olarak çok önemli bir rol üstlendiniz, şimdi de anayasa değişikliğiyle alakalı olarak yürütülen çalışmalar kapsamında bazı tartışma ve yorumlara sebep olan bazı konuşmalar yapılıyor.Son yaptığınız çalışmanın Başbakan Erdoğan’ı siyaset dışı bırakmayı hedefleyen bir çalışma olduğu öne sürülüyor,bu iddialar hakkında nasıl bir yanıt vereceksiniz?
* Bu değerlendirmeler yanlış değerlendirmeler, her şeyde önce MHP dün ne dediyse bu günde aynısını söylemektedir. Biz dün siyasi partileri cezalandırmayalım dedik. Bireylerin sorumluluğu devam etsin dedik.Bunun dışında başka hiçbir şey söylemedik.MHP parti kapatılması meselesini demokrasi ve siyasetin kurumsallaşması amacıyla yaklaşmaktadır.AKP ise partilerinin kapatılmaması v genel başkanlarının yargıdan kurtulması amacıyla yaklaşmaktadır,bir kere en önemli fark bu.Biz önerimizi baştan itibaren koyarken biz 2001’den bu yana o tarihten itibaren sürekli partileri kapatmayalım, partilerin kurumsal kimliği devam etsin,çünkü Türk demokrasisi ve siyaseti parti kapatılmasıyla kurumsallaşması önlenmektedir ve gelişememektedir diye bir düşünceyi ifade etmekteyiz.
Bugün de aynısını söylüyoruz partiler kapatılmasın anayasa ve yasalara aykırı eylem yaptığı iddia edilen parti üyeleri yöneticileri veya milletvekilleriyle ilgili yargı süreci devam etsin diyoruz,buna da bir ayrıcalık koyuyoruz şiddete karışmış,terörle eylem birliğine girişmiş olan siyasi partiler hariç diyoruz.Yani dün ve bugün arasında bizim hiçbir görüş ve düşünce farklılığımız sözkonusu değil ama dün bizim bu söylediklerimize sesini çıkarmayanlar bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklı hale gelmesini istiyorlar demeye başladılar.Bizim önerimizde ne Recep Tayip Erdoğan vardır ne de bir başkası vardır,biz genel manada,makro manada bir düşünceyi ifade ediyoruz ve bunun da arkasındayız.
MHP’nin en önemli özelliklerinden birisi söylediklerinin,attıkları imzalarının arkasında olmaktır.Bugün bir türlü yarın başka türlü hareket etmedik bu güne kadar, etmeyiz de bundan sonra.Örnek vereyim başörtüsü konusunda ek 17. maddeyi zamanında veya mutabık kaldığımız sürede meclise AKP getiremedi ve bugün başörtüsü konusu ortada kaldı bundan sonra da gerçekleşebileceğini zannetmiyorum.Çünkü eğer siz kararlı davranmazsanız neticede mutabık kaldığınız konuda eğer farklı bir yola giderseniz sonuç da bu oluyor. Meydanlarda esip gürlemek değil mesele olan mesele icraatte kararlı olmaktır. AKP’nin bugüne kadar Türk siyasetinde hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir meclis çoğunluğu vardır,6 yıldır da iktidardalar. Anayasayı tek başına değiştirecek çoğunluğa sahipler. Peki bugüne kadar siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak neden bir çalışma yapıp, gündeme getirip değişikliği yapmadılar. Şimdi kendileriyle ilgili dava açılınca akılları başlarına geliyor sonra da işin içinden çıkamıyorlar.
* MHP, AKP’nin, hakkında kapatma davası açılan partilerin düzenleme kapsamı dışında tutulmasına ilişkin geçici madde eklenmesi düşüncesine neden karşı çıkıyor. Eğer bir referandum olursa MHP ne yapar gibi sorular da merak ediliyor, bununla ilgili ne söylersiniz?
* Bu düzenleme yapılınca AKP kurumsal kimliğini devam ettirecektir. Bir anayasa değişikliği yapıldığında bizim dediğimiz şey kurumsal kimliğin devam etmesidir ama Yargıtay başsavcısı 71 kişi hakkında bir iddia da bulunduysa bu soruşturma devam etmelidir. Dün söylediklerimizde 71 kişiyi de kurtaralım demedik,bireysel sorumluluğu devam edenlerin yargılama süreci devam eder yani ben eğer bir suç işlediysem MHP ‘nin ne günahı var? O suçun cezasını ben çekmeliyim, Yargıtay başsavcısı derse ki sayın Paçacı siz şu şu şundan dolayı suçlusunuz dediğinde ben o iddiaları kendi açımdan savunmak zorundayım,mahkemeye giderim ya da yargı süreci neyse ona tabi olurum ve sonunda eğer bu suçu işlediysem cezasını da çekerim ama MHP’nin bir günahı yok, MHP’ye oy verenlerin bir günahı yok, sözgelimi Trabzon’daki il başkanının ve yöneticilerin ne günahı var, onları niye cezalandıralım, bizim söylediğimiz bu.
Buradaki mesele, kurumsal kimliğin önüne geçti kişilerin sorumluluğu,ayrılık diyebileceğimiz mesele bundan kaynaklanıyor.
HABER 7