Denktaş'ın Erdoğan'la arası soğuk mu?
KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Erdoğan'ın son KKTC ziyaretini, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin Kıbrıs politikasına etkileri gibi konuları değerlendirdi.
ABONE OLKKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum lideri Dimitris Hristofyas arasındaki sürecin yeni değil özünde aynı olduğunu, Hristofyas'ın da eski lider Tasos Papadopulos'tan farkı bulunmadığını söyledi.
Denktaş, Kıbrıs'ta gelinen nokta, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son KKTC ziyaretini, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin Kıbrıs politikasına etkileri gibi konuları değerlendirdi.
Talat ile Hristofyas arasında cuma günü yapılacak görüşmenin hatırlatılması üzerine Denktaş, bunun yeni bir süreç olmadığını, kendisinin buna benzer yaklaşık 30 görüşme ve süreçten geçtiğini söyleyerek, her defasında bunun "yeni bir süreç ve fırsat penceresi" olarak yansıtıldığını belirtti.
Denktaş, Kıbrıs sorununu bu halledilmez duruma ABD ve İngiltere'nin kendi çıkarları için soktuğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Eli kanlı Makarios'u uluslararası anlaşmalarla meydana gelmiş bir cumhuriyeti yıktığı gün derhal Adalet Divanına getirselerdi, Kıbrıs meselesi o gün hallolurdu. Halbuki suçlu Makarios'u kendi çıkarları için meşru Kıbrıs hükümeti yaptılar."
Talat ile Hristofyas arasındaki yeni sürecin de eskileri gibi Rumlar açısından iki temel hedefi amaçladığını belirten Denktaş, bunların KKTC'nin ortadan kaldırılması ve garantörlüğü sıfırlayarak Türkiye'yi adadan çıkartmak olduğunu bildirdi.
Rauf Denktaş, bu nedenle son gelişmeleri endişeyle takip ettiğini belirterek, Talat'ın "tek egemenlik, tek halk, tek devlet" açıklamasını yapmasının ardından büyük tepki gördüğünü ve bunun üzerine KKTC'yi koruyacağına dair yeminine sadık olduğunu söylediğini kaydetti. Denktaş, bu açıklamalarda çelişki bulunduğunu söyleyerek, "Ben Sayın Talat'ın yerinde olmak istemezdim. Hangisini savunmaya gidecek, bilemem. Hristofyas çıtayı gittikçe yükseltiyor" diye konuştu.
-HRİSTOFYAS-PAPADOPULOS KARŞILAŞTIRMASI-
Denktaş, bir başka soru üzerine, Rumların eski lideri Tasos Papadopulos ile Hristofyas arasında hiçbir fark bulunmadığını ifade ederek şöyle konuştu:
"Hristofyas'ı 'barış meleği' biz kendimiz yaptık, kendi propagandamızla. Papadopulos'un gitmesi, Kosova'nın tanınmasından endişelenen Rum halkının bir eseridir. Ama Papadopulos gitmedi, birinci numaraydı, ikinci oldu. Hristofyas ikideydi, siyasette değişiklik olmayacak diye Papadopulos'la anlaşarak birinciye geçti. Papadopulos'un adamını da dışişleri bakanı yaptı. Hiçbir değişiklik yok."
KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın "akıllı, ancak şu anda yalnız bir adam" olduğunu söyleyen Denktaş, Talat'ın etrafına aldığı gençlerin tecrübesiz olduğunu, karşılarında ise kurt ve inançlı Rumlar bulunduğunu belirterek, Talat'ın yanına Türkiye'den de uzman alması gerektiğini şu sözlerle aktardı:
"Ben Sayın Talat'a da dedim: Herhalde ben senden daha az akıllı veya tecrübeli değildim. Ama buna rağmen yanıma daima Türkiye'den bir uzman aldım. Çünkü dava müşterektir. Akıl akıldan üstündür. Büyük sorumluluk altındadır, inşallah yanına birisini alır. Şimdi bütün oyun 'Kıbrıslıları rahat bırakın, meseleyi kendileri halletsinler.' Amaç Türkiye karışmasın, elini ayağını çeksin."
-BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN ZİYARETİ-
Başbakan Erdoğan'ın KKTC ziyaretini ve "bir adım önde olma" politikasını değerlendiren Denktaş, Rumlar acele etmediği halde Türk tarafının bu politikayı izlemesini eleştirerek şunları söyledi:
"Biz acele kendi elimizle ilmeği boynumuza geçireceğiz. Bizim acelemiz ne? Bir adım önde?.. Aynı istikamette bir yarış yok ki! Rum meşru Kıbrıs hükümeti olarak oturmuş, sen de 'Bir adım önde olacağım' diyorsun. Neyin önüne geçiyorsun? Adam orada duruyor, senin de olduğun yerde durman lazım ki dengeyi bozmayasın..."
Denktaş, Başbakan Erdoğan'ın ziyaretinin yararlı olduğunu, maneviyat verdiğini ifade ederek, Erdoğan'ın KKTC'nin su meselesini halledeceğini söylemesinin önemine işaret etti.
"Ama çelişkiyi de ortadan kaldırmadı, hatta çelişkinin altını çizdi" diyen Denktaş, Erdoğan'ın Yakın Doğu Üniversitesinde yaptığı konuşmada "Yeni Kıbrıs Türk devleti kurulacaktır" yönündeki sözünün kafaları meşgul ettiğini bildirdi. "Yeni Kıbrıs Türk devleti" sözünün kendilerini çok üzeceğini, çünkü bunun Annan planında bulunan, devlet olarak tercüme edildiği halde aslında vilayet olan bir kuruluş olduğunu kaydetti. Denktaş, zaten halihazırda bir Türk devleti bulunduğunu, bunun korunması gerektiğini vurguladı.
Rauf Denktaş, Erdoğan'ın Kıbrıs'ın milli dava olduğunu söylerken, Talat-Hristofyas sürecini desteklediğini de açıkladığını hatırlatarak, "ortada büyük bir çelişki bulunduğunu" belirtti.
-BAŞBAKAN ERDOĞAN'LA İLİŞKİLERİ-
KKTC'yi son ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan ile görüşmemelerinin "aralarında soğukluk olduğu" şeklinde yorumlandığının hatırlatılması üzerine, Denktaş şöyle konuştu:
"Benim Türk makamlarıyla aramda soğukluk olamaz. Saygılıyım, sevgiliyim, ama beni kendi ölçülerine göre değerlendirirler. Arzu eden gelir görüşür, arzu etmeyen gelmez. Bu beni hiç etkilemez, kızdırmaz, düşündürmez, kendi siyasetine böyle gelmiştir. Bir başbakanın şununla bununla küsmesi de benim anlayabileceğim bir iş değildir. Protokolde 4. sıradayım mesela..."
Denktaş, Türkiye'de yaptığı konuşmalarda sorular nedeniyle bazen Kıbrıs meselesinin ötesine geçebildiğini söyleyerek, "türban meselesinin Allah'ınn emri olmadığını" söylediğini ve Türkiye iç siyasetine fazla karışmış olduğu için bir gerginlik olabileceğini bildirdi. Denktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama ben Atatürk'e, Türkiye'ye bağlı bir insanım. Düşünen bir insanım, 84 yaşındayım. Hepsinin ağabeyiyim. Benim saygıyla, sevgiyle, düşündüklerimi söylememi kabul etmek mecburiyetindedirler. Çünkü sevdiğim için söylüyorum, eğer işler doğru gitmiyorsa seven acı söyler."
Denktaş, sözlerinin devamında türban meselesine ilişkin görüşlerini de aktararak, Allah'ının emridir diye Türkiye'nin türbana sokulmasını ben kabul edemem. Hiçbir hanımın başına ne giyeceğine kimse karışamaz, ama 'Allah'ın emridir, bunu giymen lazımdır' diye bir telkin yapılıyorsa bunun doğru olmadığını söylemek, her düşünürün ve inançlının görevidir" dedi.
Türkiye'deki iç siyasi gelişmeler ve sıkıntıların Kıbrıs politikasında zafiyet yaratıp yaratmayacağının sorulması üzerine de Denktaş, her hükümet buhranının kendilerini etkileyeceğini belirterek, "Türkiye'nin bu karmaşası içinde Sayın Erdoğan'ın bu çıkarmayı yapması, bütün dünyaya, 'Bizim iç meseleler olabilir, ama biz Kıbrıs'ı unutmadık ve unutmayacağız' mesajıdır" dedi.
AA