Erdoğan'a fahri doktora ünvanı verildi
Marmara Üniversitesi'ndeki mezuniyet törenlerine katılan Başbakan Erdoğan öğrencilerin karşısına 'fahri doktora cübbesi' giyerek çıktı.
ABONE OLMaltepe Üniversitesince, dünya barışı, Medeniyetler İttifakı ve Anadolu'nun kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması konusundaki çalışmalarından ötürü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ''fahri doktora'' unvanı verildi.
Marma Arena Marmara Eğitim Köyü'nde düzenlenen 2008-2009 yılı mezuniyet töreni öncesinde, Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen, Başbakan Erdoğan'a ''fahri doktora'' diplomasını sundu.
Köymen tarafından akademik kıyafet giydirilen Başbakan Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Maltepe Üniversitesi öğrencileri ve ailelerinin bugün hayatlarının en anlamlı ve heyecanlı günlerinden birini yaşadığını söyledi.
Yaşanan tarihi anı ve heyecanı öğrenciler ve aileleriyle paylaştığı için çok mutlu olduğunu ifade eden Erdoğan, mezun öğrencileri kutlayarak, başarılarının hayatları boyunca devam etmesini diledi.
''Sevgili öğrenciler, uzun ve zorlu, fakat bir o kadar da keyifli bir eğitim dönemini bugün artık geride bırakıyorsunuz'' diyen Erdoğan, bazı öğrencilerin eğitim basamaklarını çıkmayı sürdüreceğini, birçoğunun ise bugünden itibaren artık farklı bir kulvarda yol alacağını kaydetti.
Öğrencilerin, özellikle üniversite eğitimleri sırasında çok değerli bilgi ve becerilerle donatıldığını ifade eden Erdoğan, ''Edindiğiniz bu bilgi ve birikimler hayatınızın bundan sonraki safhasında size ışık tutacak, sorunlarınızın aşılmasında sizlere yol gösterecektir'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ülke bırakmanın gayreti içinde olduklarını, gençlerin hedeflerini ve ideallerini hayata geçirebilecekleri bir ülke inşa etmeye çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
''Yeni nesilleri, genç nesilleri ne kadar iyi eğitebilirsek, ne kadar bilgili ve donanımlı hale getirebilirsek, Türkiye'nin yarınları o kadar parlak olacaktır. Bir ülkenin değişmesi, kalkınması, gelişmesi, daha müreffeh hale gelebilmesi için eğitim en temel şarttır. Bu yüzden Hükümet olarak göreve geldiğimiz andan itibaren eğitimi birinci öncelikli hizmet alanı ilan ettik. Bu doğrultuda önemli adımları atmanın, daha ileri noktalara ulaşmanın gayreti içinde olduk. Tarihimizde ilk defa merkezi bütçeden en yüksek payı eğitime ayırdık.''
Göreve geldikleri 2002 yılında 7,5 milyar TL olan Milli Eğitim Bakanlığı bütçesini 27,5 milyar TL'ye çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye genelinde görev yaptıkları süre zarfında 133 bin yeni derslik yaptıklarını, okullara 710 bin bilgisayar gönderdiklerini kaydetti.
Batı, doğu, kuzey ve güney tüm ülke genelindeki okulların yüzde 95'inde bilişim teknolojileri sınıfı oluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, böylece öğrencilerin internet sayesinde dünya ile buluştuğunu belirtti.
Başbakan Erdoğan, 2,5 milyar TL olan YÖK'ün bütçesini ise 8.8 milyar TL'ye çıkardıklarını, üniversitelerin araştırma-geliştirme bütçesini de 87 milyon TL'den 437 milyon TL'ye yükselttiklerini söyledi.
''6,5 yılda 41'i devlet, 22'si vakıf olmak üzere 63 yeni üniversite açtık'' diyen Erdoğan, şu anda ülkede üniversitesi olmayan il kalmadığını dile getirdi.
Üniversitelerin öğrenci kontenjanlarını da yaklaşık 214 bin kişi artırdıkların ifade eden Erdoğan, artan öğretim elemanı ihtiyacına paralel olarak devlet üniversitelerine 24 bin 500 yeni öğretim elemanı kadrosu tahsis ettiklerini anlattı.
-ÖĞRENCİ BURSLARI-
Üniversite öğrencilerinin yurt ve burs ihtiyacını yoğun bir biçimde çalışarak aşma noktasında kararlılık gösterdiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bu kapsamda 6,5 yılda 37 bin kapasiteli 91 yeni yurt yaptık. 8-10 kişilik odaları kaldırdık. Artık 1 veya 3 kişilik odalar var ve bu odalarda artık ranza yok, karyola var. 2002 yılında üniversite öğrencilerine verilen burs 45 liraydı, şu anda öğrencilere 180 lira burs veriliyor. Bu yıl sonu itibariyle yeni düzenleme yapacağız. Öğrencilerimizin bursunu tekrar artıracağız. Yine yüksek lisans öğrencilerinin bursunu 90 liradan 360 liraya, doktora öğrencilerinin bursunu ise 135 liradan 540 liraya çıkardık.''
Başbakan Erdoğan, öğrencilerin yurt dışında eğitim görmelerine büyük önem verdiklerini, bu kapsamda 1585 öğrencinin Milli Eğitim Bakanlığı 285 öğrencinin ise YÖK aracılığıyla lisans üstü ve doktora çalışması için yurt dışına gönderildiğini kaydetti.
Bu öğrencilerin eğitimlerini tamamladıktan sonra yurda döneceğini ifade eden Erdoğan, ''Bu öğrenciler ülkeye geri döndüklerinde yeni kurulan üniversitelerdeki öğretim görevlisi ihtiyacını karşılayacaklar. Çok önemli görevlerde bulunacaklar'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2009'un ilk çeyreğine ait büyüme oranlarının açıklandığını anımsatarak, ''Bu rakamların açıklandığı andan itibaren o malum felaket korosu hep bir ağızdan karamsarlık yayma faaliyetlerine başladılar'' dedi.
Maltepe Üniversitesinin mezuniyet töreninde konuşan Erdoğan, eğitime katkı sağlamaya, eğitimin kalitesini ve yaygınlığını artırmaya devam edeceklerini, geleceğe olan yatırımları somut şekilde sürdüreceklerini söyledi.
Öğrencilerin, küresel finans krizinin tüm dünyayı ağır bir şekilde etkisi altına aldığı bir zaman diliminde üniversiteden mezun olduklarını belirten Erdoğan, tüm dünyada işsizlik oranlarında ciddi artışlar kaydedildiğini, büyüme oranlarının yine tüm dünyada ciddi oranlarda düştüğünü anlattı.
''Tarihi nitelikteki bu küresel kriz gelip geçicidir ve artık dip noktasının göründüğü, iyimser beklentilerin arttığı bir sürece girilmiş durumdadır'' diyen Erdoğan, gençlerin umutsuzluğa kapılmasına, karamsarlık içinde olmasına asla gerek olmadığını vurguladı.
-BÜYÜME ORANLARI-
Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde 2009'un ilk çeyreğine ait büyüme oranlarının açıklandığını anımsatarak, şöyle konuştu:
''Türkiye ekonomisi küresel finans krizinin etkisiyle 2009'un ilk çeyreğinde yüzde 13.8 oranında bir daralma kaydetti. Şimdi bu rakamların açkılandığı andan itibaren o malum felaket korosu hep bir ağızdan karamsarlık yayma faaliyetlerine başladılar. Burada iki önemli hususu hatırlatmak istiyorum; Birincisi, Türkiye ekonomisinin ilk çeyrekte yaklaşık bu oranda bir küçülme kaydedeceğini aylar öncesinden tahmin ediyorduk. Nitekim ilgili kurumlarımız bu noktada açıklamalarını yaptılar. İkincisi, bu oranlar, yani bü yüksek daralma oranları 2009'un Ocak-Şubat-Mart dönemine aittir. Yani biz bu en kötü dönemi şu anda geride bırakmış durumdayız. Aldığımız köklü tedbirler sayesinde yılın ikinci çeyreğinde önemli ölçüde canlanmaya şahit olduk ve bu canlanmanın devam ettiğini görüyoruz. Biz tüm projeksiyonlarımızı, tüm tahminlerimizi buna göre yaptık. Ve yılın tamamı için büyüme hedefimizi yüzde -3,6 olarak belirledik. Yani ortada bir sürpriz yok. Ortada beklenmeyen bir durum yok. Birilerinin ifade ettiği gibi bir karamsar tablo, bir felaket tablosu asla yok.''
Başbakan Erdoğan, 2009'un ilk çeyreğinde İzlanda'nın yüzde 26, AB üyesi Letonya'nın yüzde 18,6, Estonya'nın yüzde 15,6 ve Litvanya'nın yüzde 12 daraldığına dikkati çekerek, ABD, Almanya İtalya ve İngiltere'nin ekonomisinin de daraldığını ve daralmaya devam ettiğini, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Japonya'da ilk çeyrek büyüme oranının yüzde -9 olduğunu anlattı.
-''DARALMAYI FELAKET MANZARASI OLARAK SUNMAK HAKSIZLIK''-
Erdoğan, ''Şimdi tüm bu manzaraya rağmen, dünyadaki bu genel trende rağmen Türkiye'deki daralmayı bir felaket manzarası olarak sunmak, açık söylüyorum bu ülkeye, bu millete ve en önemlisi siz gençlerimize haksızlıktır, hatta daha da ileri gidiyorum vicdansızlıktır'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, rakamları çarpıtarak, küresel fotoğrafı gizleyerek, ısrarla olumsuz senaryolar üreterek hiç kimsenin bu ülkeye iyilik etmeyeceğini, nitekim etmediğini söyledi.