Günay: Demokrasinin önü tıkanabilir

Ana muhalefet partisinin ''siyasi inat'' uğruna Türkiye'nin ve milletin önünü tıkamaya çalıştığını savunan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Bu anayasa değişikliği olmazsa Türkiye'de demokrasinin önü tıkanacak'' dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 05.08.2010 13:52 GÜNCELLEME 05.08.2010 13:52 SİYASET
Günay: Demokrasinin önü tıkanabilir

Bakan Günay, çeşitli inceleme ve ziyaretler için geldiği Edirne'de, Vali Gökhan Sözer'i ve AK parti Edirne İl Başkanı Müjdat Kahve'yi ziyaret etti.

Referandumda, Türk milletinin ''Darbecilerin yargılanmasını, kovuşturulmasını, soruşturulmasını engelleyen bu anayasa hükmü kalksın mı, kalkmasın mı'' kararı vereceğini ifade eden Günay, ''Kalksın diyenler 'evet', kalkmasın diyecekler 'hayır' oyu kullanacak. Yunanistan, darbe yapanları 30 sene hapis yatırdı. Şili, darbe yapanları dünyanın dört bir yanında kovuşturdu. General Augusto Pinochet, bunak raporu aldı yargılanmamak için. Artık cezai ehliyeti kalmamış diye bunak raporu alarak kurtuldu yargıdan. Bizim darbeciler akıl öğretiyor. Bu dünyanın hiç bir yerinde olmaz, bu demokrasi ayıbıdır'' diye konuştu.

Günay, ana muhalefet partisinin ''siyasi inat'' uğruna Türkiye'nin ve milletin önünü tıkamaya çalıştığını da savundu. Günay, şöyle konuştu:

''Bir inat uğruna milletin önünü tıkamaya çalışıyorlar. Sözde bizim önümüzü tıkamaya çalışıyorlar. Hayır öyle değil. Bu anayasa değişikliği, bizim önümüzü tıkamak değil. Bizim çıkardığımız anayasa değişikliği. 12 Eylül'de 'evet' de çıksa, 'hayır' da çıksa biz Haziran-Temmuz 2011'e kadar iktidardayız ve böyle devam edeceğiz.

Ama bu anayasa değişikliği olmazsa Türkiye'de demokrasinin önü tıkanacak. Dünya diyecek ki, Türkiye 30 yıl sonra hala darbecileri ile hesaplaşamıyor. Türkiye 30 yıl sonra hala hukuk devletinin temellerini kuramıyor. Türkiye 30 yıl sonra 12 Eylül'ün başına giydirdiği bu deli gömleğini siyasi inat uğruna çıkaramıyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği neyine... Türkiye'nin evrensel bir hukuk devleti olması neyine... Türkiye'nin demokrasi ülkesi olma neyine diyecekler. Böyle bir şey olabilir mi?''

CHP, MHP ve BDP'nin anayasa değişikliğine karşı koalisyon oluşturduğunu kaydeden Günay, şunları söyledi:

''Ama ne yazık ki garip bir koalisyon oluşmuş. CHP nasıl solculuksa... Demokrasiye karşı çıkmak nasıl solculuk olabilir? Demokrasiye, insan haklarına, karşı çıkmak nasıl ilericilik olabilir? Nasıl sosyal demokratlık olabilir, nasıl sosyal adaletçilik olabilir? Burada 12 Eylül'e karşı mıdır, yandaş mıdır çok belli olmayan bir MHP, diğer taraftan da Türkiye'de demokrasi olmasın da ortalık karışsın diyen başka bir takım güçler, işte BDP, böyle garip bir koalisyon.

Garip bir koalisyon var, bu tarafta da millet var. Göreceğiz bakalım. Millet, demokrasinin yürümesine, özgürlüğe, sosyal adalete, insan haklarına, hukuk devletine 'evet' mi diyecek, kendi yararlarına 'hayır' mı diyecek göreceğiz.

Ben bütün kalbimle inanıyorum. Bu Ak Parti ile ilgili oylama değil. Bu Türkiye'nin geleceği ile ilgili oylama. Türkiye'nin demokratikleşmesiyle ilgili oylama. Türkiye'nin insan hakları, hukuk devleti, standartlarının yükselmesiyle ilgili oylama. Burada, ben inanıyorum ki, kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle, emeklisiyle, emeksiziyle insanımız Türkiye'de iyiden yana, gelişmeden, demokratikleşmeden yana oy kullanacak ve Türkiye'nin önü tıkanmayacak. Çünkü hiçbir seçimde millet aklın gösterdiğinin tersine bir karar vermedi. Burada bu bizim önerimiz değil, bu anayasa değişikliğine evet denilmesi sadece ak partinin önerisi değil aklın önerisi. Millet de bence inanıyorum ki aklın önerisi yönünde karar verecek.''

-ANTALYA'YA MISIR'A GİDEN TURİST KADAR TURİST GELDİ-

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, turizmle ilgili açıklamalarda da bulundu. Geçen yıl dünyada ekonomik kriz olmasına rağmen Türkiye'ye gelen turist sayısında artış olduğunu vurgulayan Günay, ''Burada yüzde 10 civarında bir artımız var. Geçen yıl 27 milyonduk. Bu sene inşallah daha yukarılarda bir yerde.. 26'dan 27'ye çıkmıştık. Bu yıl daha yukarlarda bir yerlerde bulunacağız'' diye konuştu.

Günay, şunları kaydetti:

''Dünya'da Mısır diye, turizm ülkesi diye bilinin bir ülke var. Yunanistan eskiden beri bilinen önemli turizm ülkesi. Buraya gelen turist sayısının belki Türkiye'den çok fazla olduğunu söylesem birçok insan inanabilir. Halbuki şu anda Mısır'a gelen turist sayısı kadar turist Antalya'ya geliyor. Antalya Mısır'ı karşılıyor. Antalya ve Muğla'yı üst üste koyduğunuzda Yunanistan'ı karşılıyor.

Türkiye artık bu potansiyele sahip bir ülke haline geldi. Ama daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Çünkü Yunanistan'ın nüfusu 15 milyonun altında. Gelen turist sayısı 15 milyona yakın. Bizim ülkemizin 70 milyon. Gelen turist sayısı henüz 30 milyonun altında. Daha fazlasını yapacağız. Bunu yapmak için de Türkiye'de çekim noktaları ortaya çıkaracağız. Gelenler Muğla'ya, İzmir'e, Kuşadası'na, Antalya'ya geliyor.

Halbuki Edirne'ye, İznik'e, Bursa'ya, Amasra'ya, Amasya'ya, Kütahya'ya, Trabzon'a, Van'a, Erzurum'a, Mardin'e, Urfa'ya, Gaziantep'e, Hatay'a gelmesi, Çorum'a, Kırşehir'e, Hacıbektaş'a, Mevlana'ya daha çok insanın gelmesi gerekiyor. Bunu yapabilir miyiz? Her yıl başarılı bir çizgi sürdürüyoruz. 2003'te Türkiye'ye gelen turist sayısı 14 milyonun altındaydı. Geçen yıl 27 milyonun üstüne çıktı. Yani ikiye katladık 6-7 yıl içinde. Bunu Anadolu içine dağıtmaya çalışıyoruz. Bu aşamada çekim merkezleri yapmaya çalışıyoruz. Edirne bunların başında geliyor.''

-CHP'Lİ EŞREF ERDEM'İN DİSİPLİNE SEVK EDİLMESİ-

Günay, bir gazetecinin CHP'li Eşref Erdem'in referandumda ''evet'' oyu kullanacağı yönündeki açıklamasının ardından disipline verilmesine ilişkin görüşlerini sorması üzerine de şöyle konuştu:

''Anayasa oylamalarında partiler gurup kararı alamazlar. Kapalı oy kullanırlar. Burada da millet kapalı oy kullanacak. Onun için oyunu açıklamak her yurttaşın hakkıdır. Hiçbir parti, grup kararı, parti kararı alamaz. Bir parti hayır oyu atacaksın diye dayatamaz. Evet diyen bir milletvekilini disipline sevk etmek, hukuk devletine, özgürlükçü bir demokrasi anlayışına inanmadıklarının bir göstergesi. Evet diyecek milletvekili arkadaşımız 1992'den sonra CHP'ye katılmış, o günden bugüne en üst sıfatları taşımış. Genel Sekreter Yardımcılığı, Genel Başkan Yardımcılığı yapmış bir arkadaş. 12 Eylül'ün darbesini yaşamış. Bunu herkes dikkatli okusun. Bu Anayasa değişikliğine hayır demek 12 Eylülcülerin işbirlikçisi olmaktır. Darbecilerin işbirlikçileri ancak hayır diyebilir. Biz darbecileri sevindirmeyeceğiz, milleti sevindireceğiz.''

KAYNAK : AA