Trende mescit haberine sert tepki

Hürriyet'e manşet olan Prof. Dr. Alparslan Özyazıcı açtı ağzını yumdu gözünü. Haber7'de Güne Bakış'a katılan Özyazıcı, haberin suç işlemiş gibi verilmesinden dert yandı ve...

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 06.12.2006 00:47 GÜNCELLEME 06.12.2006 00:47 GÜNCEL
Trende mescit haberine sert tepki
Trende mescit haberine sert tepki

Önceki gün Hürriyet Gazetesine manşet olan Prof. Dr. Alparslan Özyazıcı gazete sayfalarına taşınan konuyu Haber 7'de anlattı. Güne Bakış'ta İsmail Kılıçaslan'a Ankara Stüdyosundan konuk olan Prof. Dr. Özyazıcı önce manşetlik olan konuyu anlattı.

GÖNDERDİĞİM EMEALİM BANA NORMAL BİR ŞEKİLDE DÖNDÜ VE O TELEFON GELDİ...
Özyazıcı: Yıllardır trenlerde seyahat ederim. Böyle basit bir olayın şaşalı ve abartılı bir durummuş gibi verilmesinden müthiş rahatsızlık duydum. Olay şudur. Ben trenlerde namazımı kılarım. Yine bir gün seyehat esnasında namazımı kıldım. Hatta namazımın ardından insanlar benden görerek namazlarını kıldılar hatta seccademi bile istediler. İbadetimizin ardından benim kendi şahsi görüşüm olarak TCDD'na karşı bir isteğim oluştu. Bu istek de trenlerde de acaba ibadet için yerler olabilir miydi? Bu fikrimi email yoluyla TCDD'ya yazdım ve sonucunu beklemeye başladım. Buraya kadar herşey normaldi. Ancak her şey bazen normalinde gitmiyor. Bana TCDD sizin emailinizi konuşup incelenecektir diye bir mesaj gönderdi. Olay budur. Ortalıkta trene kıble denk gelmez gibi bir ifade yoktur'



OLAY SADECE EMAİL YOLUYLA NAZİK BİR İSTEKTİ. ŞAŞA'LI BİR ANLATIMLA SUNULDU. TCDD GENEL MÜDÜRÜ'DE BENİ ŞOK ETTİ...
Açıklamalarında Hürriyet Gazetesini ve TCDD Genel Müdürü'nü hedef alan Özyazıcı şöyle devam etti. Ben TCDD'dan aldığım mailden sonra beni Hürriyet Gazetesi'nde Ümit Çetin diye biri aradı. Bana trenlerde mescit dileğiniz varmış gibilerinden birşeyler sordu ve TCDD'nın buna hayır dediğini söyledi. Pes yani. Bu kadar olur. Bir şahsi emalimin nasıl olurda bir gazeteye nasıl malzeme olmasını inanın anlamış değilim. Demek ki devletin her kurumlarında belliki aksaklıklar mevcut. Ben bu arkadaşın yüzüne telefonu bu sadece bir şahsi isteyerek diye kapattım. Telefonu kapatmadan önce sizin bundan nasıl haberiniz oldu diye sordum. Bana arkadaş bunun haber değeri var diyince nasıl olur bunun haber değeri yok bir daha beni aramayın dedim. Ve bundan sonra olanlar oldu. Asıl beni üzen de TCDD genel müdürünün eğer dogruysa namaz problemi varsa başka araçla seyahat etsin sözleri oldu. Olaylar birbiri ardına gelecek ya. Bana göre sadece naçizane basit bir istek olan bu mevzu Hürriyet Gazetesi'ne manşetten sanki bir suç işlemiş gibi verildi dedi...

 
SANKİ BU ÜLKEDE MUHAFAZAKAR OLMAK SUÇ. SANKİ BİZİM GİBİ İNSANLARIN ONLARA GÖRE OLMAMASI GEREKİYOR....
Özyazıcı daha sonra Hürriyet Gazetesi'ne yüklenerek: Ben 35 yıldır öğretim üyeleği yaparım. Ben o gazeteyi hiç almış bir insan değilim. Bu ülkede bazılarına göre muhafazakarlık suç. Sanki bu ülkede bizim var olmamamız gerekiyor onlara göre. Ben iyi ki muhafazakarım. Hasbel kadar muhafazakar olmuşun iyi ki. Biz şahsi isteğimi gayet nezaketle istedik. Ben Belli ki ortalığı karıştırmak isteyen insanlar var. Bunlar kendilerine göre beyanatlar veriyor. Öyle ki tende namaz kılma olayında kıbleyi bir kere tutturmanız halinde tren dönse bile namazınız kabul olur. Bu olayın sadece Diyanet'e sorulması gerekir. Böyle bir şahsi isteğin de Diyanet'e sorulması gerekirdi şeklinde konuştu.

HÜRRİYET FİTNE FÜCUR ÇIKARMAK İSTİYOR. DİNİ AĞZINA ALSAN ORTALIĞI KARŞITRIMAK İSTİYORLAR...
Özyazıcı konunun abartıldığını söyleyerekyıllar önce bir Amerikan filminde uzun yolculuk esnasında bir tren vagonunun ibadethaneye dönüştürüldüğünü örneğini vererek: 'Benim zaten böyle bir konuda ümedim yoktu. Olayın manşetlik ve şaşalı olması beni son derece üzdü. Bana ondan sonra sonra sordular acaba görevinizde bile namazınızı kılıyor musunuz? diye. Mevzu buralara geldi. Ben hiçbir zaman namazını hiç kazaya bırakmadım. Laiklik bir dindarı bir kaşık suda boğma anlayışı değildir. Benim namazıma karışamazsınız. Ben demeç vermek istesem demecimi kendim verirdim zaten. Habercilik bu değildir. İnanın medyaya itimadım zaten yoktu bu tür haberleri haber sayan anlayıştan sonra hiç kalmadı. Ben ömrümce hiç o gazeteyi almadım. Zoraki bu haberden sonra aldım. Hürriyet Gazetesi fitne ve fücur çıkarmak istiyor. Dini ağzına alsan ortalık karışıyor. Müstehcenliği yayan da o gazetedir. Antika tipler her yerde oluyor. Genel müdürün ifadeleri de beni açıkçası çok rencide etmiştir...

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR