Tutuksuz sanıktan kriptolu telefon itirafı

Tutuksuz sanık Hakan Şanlı 'Sanıklardan Hasan Atilla Uğur'u tanıyorum, istihbaratta görevliydi. Ben de jandarma istihbarata kriptolu telefon satmak için bağlantı kurarak numune telefon verdim. " dedi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 06.02.2012 21:58 GÜNCELLEME 06.02.2012 21:58 GÜNCEL
Tutuksuz sanıktan kriptolu telefon itirafı
Tutuksuz sanıktan kriptolu telefon itirafı

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuksuz sanığı Hakan Şanlı, sanıklardan Hasan Atilla Uğur'u tanıdığını ifade ederek, ''İstihbaratta görevliydi. Ben de jandarma istihbarata kriptolu telefon satmak için bağlantı kurarak numune telefon verdim. Biraz kullandıktan sonra iade ettiler. Onunla bu vesile ile tanıştık'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki küçük salonda görülen duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Ercüment Ovalı, bu dava ile alakasının olmadığını iddia etti.

Ovalı, aynı dava sanıklarından Erol Mütercimler ile 47 kez görüştüklerinin iddia edildiğini belirterek, ''Erol bey kusura bakmasın ama ben onu televizyondan bile tanımıyorum'' dedi.

Sanık Ovalı, mesleği gereği yurtdışına çıkmak zorunda kaldığını ancak çıkış yasağı bulunması nedeniyle mağdur olduğunu söyleyerek, yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatini talep etti.

Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Hakan Şanlı da savunmasını yazılı olarak mahkemeye sunacağını belirterek, hakkındaki suçlamaları reddetti. Şanlı, hakkındaki yurtdışı yasağının kaldırılmasını ve beraatini talep etti.

-Sanık Şanlı, sorulara cevap verdi

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese'nin ''Aynı dava sanıklarından Hasan Atilla Uğur'u tanıyor musunuz?'' sorusu üzerine Hakan Şanlı, ''Evet tanıyorum. Jandarma İstihbaratta görevliydi. Ben de jandarma itihbarata kriptolu telefon satmak için bağlantı kurdum. Numune telefon verdim. Biraz kullandıktan sonra iade ettiler. Onunla bu vesile ile tanıştık'' diye konuştu.

Şanlı, jandarma, polis ve MİT'e, internet güvenliği sağlayan bir program sattığını da sözlerine ekledi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, ''Bu numune dediğiniz telefonları siz mi verdiniz yoksa İstihbarat Daire Başkanlığından mı istediler?'' sorusunu sanık Şanlı ''MİT, emniyet ve jandarma, bir ürün alacağı zaman numune ister. Ayrıca bu durum yasadışı değildir'' şeklinde yanıtladı.

Savcı Pekgüzel'in sorusu üzerine Şanlı, kriptolu telefonlardan 5 tane verdiğini, birkaç ay kullanıldığını söyledi.

Şanlı, yüklü miktarda telefon alınacağını duyduklarını ve bu duruma sevindiklerini ancak beklenen satışın gerçekleşmediğini söyledi.

Mahkeme Başkanı Özese'nin sorusu üzerine Şanlı, ''Hatlar, firmaya ait ve kullanılabilir durumdaydı. Bu hatlar, firmada çalışan personellerin isimlerine alınırdı. Ancak hangi hat takılıydı ve kimin adına kayıtlıydı diye hatırlamıyorum. Bunu tespit edip size bildirebilirim'' cevabını verdi.

Tutuklu sanıklardan Levent Ersöz ile tanışıp tanışmadığı sorulan Şanlı, ''Teknik bir sorunu vardı ve yardım istedi. Ben de teknik bir personel ile 10 dakika kadar görüştüm ama bu görüşme haricinde başka bir görüşmem yoktur'' dedi.

-Sanık Hasan Atilla Uğur

Şanlı'nın savunmasında adı geçen tutuklu sanık Hasan Atilla Uğur söz alarak, Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığında teknik malzeme alınması ve kontrol edilmesinden sorumlu bir albay olduğunu ve emrinde de 76 personelin çalıştığını söyledi.

Uğur, orduda malzeme alınacağı zaman ihale açılmayacağını belirterek, ''Hele istihbarat malzemesi söz konusu olduğunda kesinlikle ihale açılmaz'' diye konuştu.

Malzemelerin dönemin Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan'a yazı yazılarak alındığını ifade eden Uğur, bu malzemelerin Ulus'ta ana omurgaya dahil edildiğini ve bu şekilde kontrol edildiğini kaydetti.

Uğur'un, ''Bunlar gizli bilgilerdir ve kesinlikle açıklanmaması gerekir ama mecbur kaldım'' demesi üzerine Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, ''Biz size gizli sırları açıklayın demedik. Bunları açıklamanıza gerek yok. Sorularınız varsa onları sorun'' uyarısında bulundu.

Konuşmasına devam eden Uğur, ''Hakan Şanlı'dan bu telefonları aldık ancak bu telefonların benzerlerinden Aselsan ve başka firmalar da üretiyordu. Muhtemelen onlardan da numune istenmiştir. Bu telefonlar komutanlık düzeyinde dahi kullanıldı. Daha sonra dönemin Jandarma Genel Komutanı Aytaç Yalman, bu telefonlardan daha iyisinin Aselsan firması tarafından üretildiğini ve onların kullanılacağını söyledi. O zaman bu numune telefonlar da iade edildi. Ancak benim dönemimde Aselsan'dan da alınmamıştı'' diye konuştu.

-Sanık Merdan Yanardağ-

Duruşmada savunması alınan tutuksuz sanık gazeteci Merdan Yanardağ da, hakkındaki suçlamaları reddederek, ''Bu topraklarda derin devletin ve iç savaş aygıtının adı 'Ergenekon' değil, 'Kontrgerilla'dır'' dedi.

Yanardağ ''Ergenekon'' davasında yargılananların ne darbeci ne de kontrgerilla olduklarını iddia etti.

İddianamede irtibatlı olduğu ileri sürülen Birinci ''Ergenekon'' davası sanıklarından Kemal Kerinçsiz'i ömrü boyunca hiç görmediğini ileri süren Yanardağ, ''Tuncay Özkan ile irtibatım ise tamamen televizyonculuk ilişkisine dayanmaktadır. Yalçın Küçük'ü de yaptığım bir televizyon programına davet etmiştim. Başka bir irtibatım olmadı. Hüseyin Nazlıkul'u da yaptığı programdan dolayı tanıyorum'' şeklinde konuştu.

Hiçbir sanık ile örgütsel irtibatı bulunmadığını öne süren sanık Yanardağ, yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini talep etti.

Duruşma yarına ertelendi.

KAYNAK : AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR