İstanbul Barosu: Davete icabet etmeyeceğiz
10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ifadeye çağrılan Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve 10 yönetim kurulu üyesi için barodan açıklama geldi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, ''Balyoz Planı'' davasına bakan özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve 10 yönetim kurulunu ifadeye çağırmasıyla ilgili tümüyle adil yargılama hakkını, savunmayı ve meslek onurunu korumayı amaçlayan tavırlarının ''suç'' olarak nitelenmesi ve ''şüpheli'' sıfatıyla çağrı çıkarılması karşısında, hukuksuzluğa teslim olmayacaklarını ve ''yasaya uygun işlem yapılıncaya'' kadar davete icabet etmeyeceklerini bildirdi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyunda ''Balyoz Davası'' olarak bilinen davanın 6 Nisan'daki oturumuna katılarak, bu davada savunmaya yönelik yaşanan hak ihlallerine ve meslek onurlarına dönük saldırılara tepki verdikleri belirildi.
Tutumlarının özü itibarıyla, mahkemeyi ''adil yargılama hakkına saygı göstermeye davet'' niteliği taşımasına karşın, aynı gün mahkeme tarafından alınan kararla haklarında ''adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs'' isnadı ile suç duyurusunda bulunulduğu ve ''şüpheli'' sıfatıyla ifadeye çağrıldıkları, 7 gün içinde çağrıya yanıt vermedikleri takdirde zorla getirileceklerinin ihtar olunduğu anlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Avukatlık yasasının 58. maddesi aynen şu hükmü amirdir, 'Avukatların, avukatlık ve Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığı'nın vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır...'. Bu açık hükme ve bizzat çağrı çıkaran cumhuriyet savcısına yazılı başvuru ile bu hüküm hatırlatılmış olmasına rağmen, savcılık bu girişimimizi 'görev' olarak telakki etmemiş ve Adalet Bakanlığı'ndan izin almaya gerek duymaksızın 'kanuna aykırı' bir soruşturma başlatmıştır.''
Aynı mahkemenin cübbelerini bırakarak duruşmalara girmeyen ve bu suretle hak ihlallerini protesto eden meslektaşlarının yerine, zorunlu müdafi tayinine olumlu yanıt vermedikleri için gerçekleştirdiği suç duyurusuna da değinilen açıklamada, yasa, yönetmelik ve Ceza Genel Kurulu kararlarının açıkça, vekalet ilişkisinin, istifa, azil gibi nedenlerle sona ermediği hallerde, zorunlu müdafi tayininin yasal dayanaktan yoksun olacağı hükmünü içerdiği ifade edildi.
Açıklamada, ''Tümüyle adil yargılama hakkını, savunmayı ve meslek onurunu korumayı amaçlayan tavrımızın 'suç' olarak nitelenmesi ve 'şüpheli' sıfatıyla çağrı çıkarılması karşısında, hukuksuzluğa teslim olmayacağımızı ve 'yasaya uygun işlem yapılıncaya' kadar davete icabet etmeyeceğimizi, sadece meslektaşlarımızın hukukunu korumak adına değil, yurttaşların da hukuk güvenliği adına kamuoyuna ilan ederiz'' denildi.
-
hüseyin metin kaya 14 yıl önce Şikayet Ethukuk. kardeş merak etme türkiye muz cumhuriyeti değildir.hukuk devletidir.hukuk her zaman haklının yanında olmuştur ve olmaya devam edecektirBeğen