Selçuk: Başkanlık sistemine millet hazır değil

Eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, Savcı Öz'ün görevden alınmasını ve gündemi değerlendirdi. Selçuk, başkanlık sistemi tartışmaları hakkında da konuştu.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 01.04.2011 11:11 GÜNCELLEME 01.04.2011 11:11 Hukuk
Selçuk: Başkanlık sistemine millet hazır değil
Selçuk: Başkanlık sistemine millet hazır değil

Selçuk; Zekeria Öz’ün terfi etmesi ile muhalefetin iktidara yönelik eleştirilerinin haklı gördüğü yanını şu şekilde ifade etti:

"HSYK bir devlet kurumudur; ama siyasetin buyruğunda değildir. Bunu siyasiler yapmış demek yanlış olur. Ben yıllardan beri Adalet Bakanlığı’nın bu kurulun başkanı olmasına karşı çıktım. Üye olmalı; ama oy kullanmamalı bence. Eğer bu şekilde olsa idi muhalefet bir şey diyemezdi. Ben hep muhalefetler yorum yapmasın diye bunu istedim.”

Tv8’de Ankara Temsilcisi Erkan Tan’ın hazırlayıp sunduğu Erkan Tan ile Başkent’ten programına bugün, Eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk konuk oldu. Yargıdaki gelişmelere ve gündeme yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

“İdam cezası oylar ile değil, bilimsel açıdan karar verilecek bir konudur!”

Türkiye’nin gündemine yeniden oturan idam tartışmalarına yönelik Selçuk şu sözleri kaydetti:

“ 1971 yılında Milliyet’e bir yazı yazdım. Ölüm cezasına karşı çıktım. İlk yazım yayınlandı, ikinci yazım yayınlanmadı. Neden diye sorduğumda, sıkı yönetim komutanı bu yazı çıkarsa gazeteyi kapatırım demiş. Ölüm cezası bugüne kadar caydırıcı olmamıştır. Caydıracaksanız eğer herkese açık yerde yapmanız gerekir. Avluda, sadece yetkili kişilerin olduğu yerde değil. İdam cezasına ben karşıyım; çünkü adli yanılgılar olabiliyor. Yalnız oylamaya sunarsanız hiçbir halk buna karşı çıkmaz. Bu konu oylarla değil, bilimsel açıdan tartışılacak bir konudur.”

“Başkanlık sistemini millete sormak için çok erken, henüz hazır değiliz!”

Prof. Dr. Sami Selçuk başkanlık sistemi tartışmaları hakkında;

“ Başkanlık sistemi iyi tartışılmadan kabul edilmemelidir. Türkiye; sorunlarını ben çözerim diyen bir ülke değil, baştakiler çözsün diyen bir ülke. Başkanlık sistemine karşıyım. Türkiye henüz böyle bir duruma hazır değildir, yeterince tartışılmamıştır. Oylamaya sunmak için erkendir.” diye konuştu.

“ Görüşler, düşünceler kınanmaz!”

“ Dikkat edin Türkiye’nin, her kategoride baktığınızda ilginç bir yapısı var. Her konuda insanlar ikiye ayrılıyorlar. Yanlış yapanı uyarmak gerek diye düşünmüyorlar. Topluluk delikanlı, çok canlı, güzel ama bir arkadaş çıktı kınıyorum dedi. Kınamak ahlakidir. Müstehcen davranışları kınarsınız. Düşünce kınanmaz. Eleştirilerin ile karşı çık, görüşün ile çürüt; ama kınayamazsın. Anayasada 25. maddede inançlar, görüşler kınanmaz der; ama biz buna bakmıyoruz hiç. Devlet eğitmen değildir, tarafsızdır. Ama Türkiye’de bunu halkta devlette yapıyor. Bir toplulukta biri bir şey söylediğinde o haklıdır dersek doğruyu bulamayız.”

“ Savcılar alınır başka bir yere verilebilir, bunu tartışamazsınız!”

“Zekeria Öz’ün görevden alınmasını destekleyenler var iktidar da. Muhalefette aynı şeyi söylüyor. Geçmişte hakimlik, savcılık yapanlar bile HSYK üyelerinin eğilimleri ile uğraşıyor. Dosyayı açarım işlem yaparım benim görevim budur. HSYK burnunu sürtmek için mi yaptı? Diye bir cümleyi bir kurul üyesi kullanamaz. Sadece biz belgelere, bilgilere göre işlem yaptık demekle yükümlüdür. Bu tartışanlara soruyorum, dosyadaki belgeleri-bilgileri biliyor musunuz? Bir kişiyi bir dava ile özdeş hale getiremezsiniz. Savcılar alınır, başka bir yere verilebilir. Savcılığın bütünlüğü ilkesinin bir sonucudur bu. Bunu tartışamazsınız” dedi.

“ Belgelerin silinmesine yargı tarafından karar verilmemiştir!”

Bir izleyicinin; ‘Hükümet muhalifleri içeri atmıyor mu? Basılmamış kitaplar toplatılmıyor mu?’ sorusu üzerine Selçuk şu şekilde konuştu:

“ Düşüne özgürlüğünün yanlış anlaşılması tüm bunları yaşatıyor. Demokratik devlet bunu yapamıyor ise bireyine saygısızlık yapıyor demektir. Düşüncemi dış dünyaya sunduğum anda artık başkalarını da ilgilendirir bu durum. Şiddet kullanmadığım, başkalarına fikri bir zarar vermediğim sürece ifade edilebilir düşünce. Devlet bunu yasaklayamaz. Şunu söyleyebilirm; 1) Bunlar siyasetin değil, yargının işlemleridir. 2) Yargı arama kararı verebilir, belgeler toplatılır, el konulabilir bu kanıt toplama sürecidir. Silinmesine yargı tarafından karar verildiğini düşünmüyorum. Yapıldı ise hatadır. Demokratik bir ülkede devlet, bir yayına zararlıdır ya da yararlıdır diyemez. Devlet bunu öğrenemedi.”

“ Tutuklama zorunlu bir fenalıktır!”

Ergenekon tutuklamaları üzerine Selçuk;

“ Tutuklama zorunlu bir fenalıktır. Bu fenalık uzun sürüyor. Kaybedilen 2 yılı geri vermediğinize göre iyi düşünmek gerekiyor. Dosyalarda bizim bilmediğimiz şeyler mi var diye düşünüyorum. Savcılar ve Yargıçların yetkilerini kimsenin onurunu kırmadan kullanmaları gerekmektedir.”

“Yargıya güvenin yanlış yapar; ama doğruya dönüştürür!”

“ Türkiye bir yanlış yapıyor. Savcının kahramanı olmaz, işini iyi yapanı olur. Dosyada olmayan bir şey Savcı ve Yargıç için yeryüzünde yok sayılır. Savcının ve Yargıcın yapmış olduğu işlemlere ve kararın başarısına bakarım ben. Kurul olarak buna bakılır. Hata yapılır ise görev değişikliği yapılır tabii. Yargıya güvenin hata yapılabilir tabii ki ama kendi mekanizmasında doğruya dönüştürecek yolları vardır.” dedi.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR