Güreş 'buzlanma formülünü' yalanladı
Üretici firmanın tehdidi nedeniyle Bitlis'in kazası "buzlanmadan kaynaklandı" diye ifade verdiği öne sürülen eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, iddiayı yalanladı.
Uğur Ergan'ın haberi
Eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ölümüne neden olan uçak kazasıyla ilgili üretici firmanın tehdidi nedeniyle “Kaza buzlanmadan kaynaklandı” diye ifade verdiği öne sürülen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Doğan Güreş, iddiayı yalanladı.
Güreş’in, kazayla ilgili, Ankara Özel Yetkili Savcısı Mehmet Özgür’e, verdiği ifadede, “Bitlis’in ölümüne neden olan uçak kazasının ardından üretici firmanın tehdidi nedeniyle, ‘buzlanma’ diye bir ara yol bulduk. Firmanın ‘Uçak satmayız’ tehdidi karşısında kazada uçak hatası ihtimalini araştırmadık” dediği öne sürülmüştü.
Güreş, “Rahmetli Bitlis’in ölümüne neden olan uçak kazasıyla ilgili ‘Buzlanma diye bir ara formül bulduk’ şeklinde hiçbir zaman, hiçbir yerde bir ifadem olmadı. Külliyen yalan. Hem de kuyruklu yalan” dedi.
Çillioğlu için ifade vermiş
Ankara Cumhuriyet Savcılığı yetkilileri de Güreş’in, Temmuz 2011’de, 1994’te lojmanında ölü bulunan ve intihar ettiği öne sürülen eski Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu hakkında ifadesine başvurulduğunu söylediler.
Ailesinin 2010’da yaptığı suç duyurusu üzerine Çillioğlu’nun ölümü hakkında soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmada, Albay Çillioğlu’nun Düzce’de bulunan mezarı açılmıştı. Adli Tıp raporunda, Çillioğlu’nun saç köklerinde arsenik, kürek kemiğinde kurşun ve kaburgasında kırık olduğu tespit edilmişti.
EŞREF BİTLİS'İN OĞLU: OKUDUĞUMDA ŞOK OLDUM
Eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in hayatını kaybetmesine neden olan uçakla ilgili dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in Yeni Şafak'ta yayımlanan ifadeleri, Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis'i sarstı Güreş'in "ABD'li şirket baskı yaptı, bir orta yol bulduk, 'buzlanma' dedik" şeklindeki açıklamalarını okuduğunda şok olduğunu söyleyen Tarık Bitlis, "Bu olayın aydınlatılması artık bir zaruret haline geldi" dedi.
90'lı yılların ilk yarısında Türkiye, üst düzey sivil ve askeri yöneticilerin ölümlerine tanıklık etti. O dönem kayıtlara bir 'uçak kazası' olarak geçen, ancak yakın tarihimizde bir suikast olduğu yönünde genel kabul gören olaylardan biri de 17 Şubat 1993'te dönemin Jandarma Genel Komutanı'nın da içinde bulundu uçağın Ankara'da düşmesiydi. Orgeneral Eşref Bitlis ve yanındakilerin şehit olmasına neden olan kazanın nedeni, yetkililerce 'pilotaj hatası' ve 'buzlanma' olarak açıklanmıştı. Ancak son günlerde gelişen olaylar, Yeni Şafak'ın ortaya çıkardığı yeni itiraflar, uçağın aslında birileri tarafından 'düşürüldüğü' kanaati uyandırdı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in düşen uçağı üreten firmanın etkisiyle 'yeterli araştırma yapmadan rapor hazırladıkları' şeklindeki ifadesinin deşifre olması en çok da Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis'i heyecanlandırdı. Yeni Şafak'a konuşan Bitlis, Güreş'in açıklamaları ile adeta şok geçirdiğini, babasının ölümüne neden olan uçak düşme olayının aydınlatılmasının artık bir zaruret halini aldığını kaydetti.
SUİKASTIN ÜZERİNE GİDİLMEDİ
Babasını taşıyan uçağın havalandıktan kısa bir süre sonra düşmesi olayının büyük bir olasılıkla 'suikast' olduğunu dile getiren Bitlis, olayla ilgili bugüne dek yeterli araştırmanın yapılmadığını belirtti. Aynı uçakta vefat eden diğer subayların ailelerince açılan davalar sonucu olayın 'buzlanma' ya da 'pilotaj hatası' ile ilgili olmadığı yönünde bulgular elde edildiğini hatırlatan Bitlis, "Son açılan dava hariç devlet olaya hiç ilgi göstermedi" dedi.
OKUDUĞUMDA ŞOK OLDUM
Tarık Bitlis şunları söyledi: "Doğan Güreş'in ifadeleri çok vahimdir. Okuduğumda şok oldum. 'Biz bu olayı araştırırken gerekli incelemeleri yapmadık, yapamadık. Üzerimizde baskı vardı' deniyor. TSK üzerinde bir uçak firmasının 'size bir daha uçak satmayız' sözü nedeniyle soruşturmada kamuoyunu rahatlatacak bir çözüm bulunduğu ifade edilmektedir. Bu baskılar ne kadar devam etmiştir?"
'Tüylerim diken diken'
TSK'nın o dönemdeki bazı soruşturmaları engelleyen yabancı firmaların olup olmadığının ortaya çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Tarık Bitlis, "TSK'nın yapacağı soruşturmalarda ticari firmaların, özelikle ABD firmalarının bu konudaki yaptırımları ya da beklentileri devam etmiş midir ya da halen devam etmekte midir? Bunun cevabı 'sözler maksadını aşmış' ile geçiştirilemez. Eğer burada ifadede bir yanlışlık varsa bu düzeltilmelidir. Yoksa bu sorular devam eder. O dönemde yapılan bütün hadiselerdeki her karanlığın ardından 'bir firma soruşturmayı kapattı mı?' sorusu akla gelir" diye konuştu. Olayın aydınlatılmasını uçağı Türkiye'ye satan ABD'li firmanın engellediği iddiasının tüylerini diken diken ettiğini kaydeden Bitlis, "Böyle bağımlı zihniyet hakikaten insanın tüylerini ürpertiyor. Gerçek mutlaka açığa çıkarılmalı" ifadesini kullandı.
-
sabriye 14 yıl önce Şikayet EtASKER İŞİNE GELMEDİMİ YALANLAR DURSUN ÇİÇEKTE ISLAK İMZASINI YALANLAMIŞTI. ERGENEKOPNCULAR IN hepsi yalancıktan hasta oldular askeri DOKTORLAR da yalancıktan rapor verdiler.Türk askeride yalan söylermişmiş.bunları gördükten sonra gelde inan.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Tamer Demirbozan 14 yıl önce Şikayet EtBu olayı TİMAŞ yayınlarını okuyanlar bilir. Armegedon ve benzeri piyasadan toplatılan, askeriyede okunması yasak olan kitaplar listesinde yeralan TİMAŞ yayınlarının kitaplarında bu tip olaylar anlatılıyordu. Timaş yayınlarınında piyasadan toplatılan baya bir kitabı var. O kitapta Doğan GÜREŞle ilgili de baya iddiaları var. Okumanızı tavsiye ederim.Beğen Toplam 3 beğeni
-
alat asim 14 yıl önce Şikayet EtUÇAK DÜŞMESİ, ARABA KAZASI, ZEHİRLENME... bu gibi olaylar bir merkezin işlerindendir. bunu herkes anlar. ancak cep ve düşmanlık için bunlara oy verir.Beğen Toplam 3 beğeni