Hakan Fidan ifadeye gidecek mi?

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın özel yetkili savcı tarafından ifadeye çağırılması gündemi salladı. Fidan'ın ifadeye gidip gitmeyeceği tartışılıyor. Kulislere göre Fidan ne yapacak?

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 09.02.2012 02:17 GÜNCELLEME 09.02.2012 02:17 İç Politika
Hakan Fidan ifadeye gidecek mi?
Hakan Fidan ifadeye gidecek mi?

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya, KCK operasyonları kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı, önceki MİT Müsteşarı Emre Taner’i ve Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’i şüpheli sıfatıyla bugün İstanbul Adliyesi’nde ifadeye çağırdı. Dün akşamdan itibaren tartışmalara konu olan çağrı İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fikret Seçen'in açıklaması ile netleşebildi.

Şimdi KCK soruşturmasında ifadeye çağırılan Hakan Fidan'ın ifade vermeye gidip gitmeyeceği tartışılıyor.

Peki MİT Müsteşarı Hakan Fidan ifadeye gidecek mi? Hakan Fidan’ın ifade çağırılmasının önünde yasal bir engel var mı? Varsa nasıl bir yasal engel var?

HAKAN FİDAN'IN GİTMEME OLASILIĞI ÇOK YÜKSEK

Başkent kulislerinden edinilen bilgilere göre MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifade vermeye gitmeme ihtimali yüksek. Ankara kulislerinde Fidan'ın MİT Kanunu'nun 26. maddesi doğrultusunda hareket edeceği ve Başbakan'dan izin istenmediği gerekçesiyle ifade vermeye gitmeyeceği belirtiliyor.

kullan26. madde MİT çalışanlarının görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan ötürü haklarında cezai takibat yapılmasının Başbakan'ın iznine bağlı olduğunu içeriyor.

Bu konuda Başbakan'dan izin alınmaması, Müsteşar Fidan’ın dayanak noktasını oluşturuyor. Ancak özel yetkili savcının 250. madde, yani örgütlü suçlarda doğrudan harekete geçmiş olması, iki düzenleme arasında çelişki olarak da yorumlanıyor.

MİT KANUNUNA GÖRE BAŞBAKAN'IN İZNİ ŞART

Tartışmalarda iki olasılık öne çıkıyor. MİT kanunu gereği MİT mensuplarının ifade verebilmesi için bağlı bulunduğu Başbakanlık'tan izin alınması gerekiyor. Ankara'da bu olasılığın ağır bastığı belirtiliyor.

Ancak Ankara'da sorunun çıkış noktasına savcıların MİT Müsteşarı'nı ifadeye çağırma yetkisinin olup olmadığına da yoğunlaşılmış durumda. Çünkü CMK'nın 250 ve 251'inci maddeleri özel yetkili savcılara geniş yetkiler tanıyor. 250'inci maddenin 2'inci fıkarasına göre şüphelinin görev ve sıfatı ne olursa olsun özel yetkili savcılara bu kişileri ifadeye çağırma yetkisi veriyor.

251'inci maddenin birinci fıkrasına göre ise özel yetkili savcılar doğrudan soruşturma yapabiliyor. Bu açıdan bakıldığında savcıların MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı terör soruşturması kapsamında ifadeye çağırılabileceği de belirtiliyor.

MİT Kanunu'nun 26. Maddesi:

MİT mensuplarının görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan ötürü haklarında cezai takibat yapılması Başbakanın iznine bağlıdır.

DAHA ÖNCE DE BENZER KRİZ YAŞANDI

Öte yandan bir MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağırılması bir ilk olsa da benzer bir olay daha önceden yaşanmıştı.

Erzincan'daki Ergenekon yapılanması kapsamında Erzurum'da bazı MİT mensupları özel yetkili savcılar tarafından ifadeye çağırılmıştı.

Ancak dönemin MİT Müsteşarı Emre Taner MİT kanunu gereği bu kişilerin ifadeye çağırılamayacağını belirtmişti.

Ancak dönemin özel yetkilisi savcısı Osman Şanal 250 ve 251'inci maddeleri dayanak göstermiş ve MİT mensuplarını ifadeye çağırmış ardından da tutuklamıştı.

TARTIŞMALI MADDELER MECLİS'TE

İşte bu iki madde için şimdi Ankara’da bazı formüller üzerinde çalışılıyor. Kısa süre önce yargının hızlandırılmasına yönelik bir yasal düzenleme Meclis'e gönderildı. Düzenleme şu anda komisyon aşamasında...

Ankara’da şimdi benzer bir sıkıntının tekrar yaşanmaması için CMK 250 ve 251'de bir düzenlemeye gidilebileceği yönünde görüşler de yürütülüyor.

SAVCININ İFADEYE ÇAĞIRDIĞI 3 İSİM KİM?

MİT MÜSTEŞARI HAKAN FİDAN

Milli İstihbarat Teşkilatının bugünkü ismiyle yapılandığı 1966 yılından bu yana 16'ıncı ve en genç müsteşarı... Asker kökenli olan Fidan silahlı kuvvetlerden ayrıldıktan sonra ‘dış politikada istihbaratın yeri’ başlıklı master tezi hazırladı.

TİKA başkanlığı yapan Fidan, Uluslararası Atom Enerjisi Yönetim Kurulu üyeliği sırasında İran’la nükleer müzakerelerin içinde yer aldı. Başbakanlık Müsteşar Yardımcısıyken, önce MİT Müsteşar Yardımcısı ardından MİT Müsteşarı oldu.

Fidan, PKK ile Oslo'da yapıldığı öne sürülen görüşme sürecinde kritik rol oynadı. O dönem MİT Müsteşarı olmayan Fidan'ın, PKK yöneticileriyle konuşma kayıtları internete sızdı. Hakan Fidan'ın bu ses kaydında bazı ifadeler kullanması eleştirildi. Başbakan, muhalefetin sert tepkisine , ‘Hakan Beyi kolay kolay harcamayız" yanıtını verdi.

Fidan bu göreve atanmasına İsrail tepki göstermiş, Savunma Bakanı Ehud Barak, Fidan'ı İran yanlısı olmakla suçlamıştı.

ESKİ MÜSTEŞAR TANER VE İLK KADIN MÜSTEŞAR YARDIMCISI GÜNEŞ

Eski müsteşar Emre Taner, PKK ile görüşme sürecinin belki de en kritik ismi konumunda ve Habur'da sekteye uğrayan açılım sürecinin baş mimarlarından biri. İmralı’da Abdullah Öcalan'la ilk görüşen müsteşar olan Taner’in, açılım süreci için Mesut Barzani’yle de en az 7 kez görüştüğü iddia edildi.

Afet Güneş ise, ifadeye çağırılanlar arasında ismi en az bilinen kişi. MİT'in ilk kadın müsteşar yardımcısı olan Güneş, Hakan Fidan'ın da yer aldığı Oslo görüşmesinde masadaki isimlerden biriydi.

İnternete sızan ses kaydında, Afet Güneş'ın PKK'lı yöneticilere yönelik , "Metropolleri patlayıcılarla doldurdunuz" ifadesi çok tartışılmıştı.

HÜKÜMETTEN HAKAN FİDAN'A TAM DESTEK GELDİ

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın KCK savcısı tarafından ifadeye çağrılmasına tepki gösterdi. Arınç ''KCK içerisinde bu 3 kişi nasıl yer alır, aklımla izah edemiyorum'' dedi.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’in, İstanbul’daki KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmasıyla ilgili olarak, AA Haber Akademisi’nin açılış konuşmasını yaptığı sırada İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nden açıklama yapıldığını söyledi.

Gelişmeleri dün gece geç saatlere kadar takip ettiğini ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

"Şüpheli sıfatıyla mı, tanık sıfatıyla mı çağrıldıklarını ben kesin olarak bilmiyorum. Eğer tanık sıfatıyla çağrılıyorlarsa bu mümkündür. Giderler, gitmezler onu bilmem ama tanık sıfatıyla çağırabilirler. Afet Güneş ile Emre Taner zaten emekli oldu. Hakan Fidan yeni görevde olan müsteşar. Şüpheli sıfatıyla çağırma halinde, Fidan’ın buna rağmen çağrılamayacağını düşünüyorum.

Soruşturma safhasında şüpheli çağrılır. Onun soruşturmaya dahil olması için zannediyorum bir izin müessesesi lazım, hem MİT Kanunu hem de 4483 sayılı (Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında)Kanun ile bağlantılı olarak. Ama buna rağmen çağrılmışlarsa savcıdır, çağırır, buna bir şey diyemem.

KCK soruşturmasıyla ilgili olduğu söyleniyor. Katalog suçlar veya terörle mücadele,özel yetkili savcılar, böyle bir işlem yaptılarsa bir şey diyemiyorum."

Tanık sıfatıyla ifadeye çağrılmanın izin kapsamında olmadığı görüşünde olduğunu dile getiren Arınç, olayın ayrıntılarının henüz bilinmediğine dikkati çekti.

Arınç, "Emre Taner zamanında, ben o zaman Meclis Başkanıydım. Askeri Savcılık tarafından ifadeye çağrıldığını, bundan çok üzüntü duyduğunu ve böyle bir şeyin kanunen mümkün olamayacağını, bunu da o zamanın Genelkurmay Başkanı’na sert bir şekilde duyurduğunu, onların da özür dilediğini ifade etmişti. Emre Taner Bey bunu bizzat söylemişti. ’Ne hakla beni çağırıyorsunuz, beni bir savcının karşısına nasıl çıkarabilirsiniz’ diye. Ama o zaman görevdeydi. Ona dayanarak söylemiş olabilir" dedi.

Fidan ve diğer 2 kişinin ifadeye çağrılması konusunda varsayımlarla hareket edilmemesini isteyen Arınç, konuyla ilgili ciddi bir açıklama yapılabileceğini söyledi.

Arınç, "Daha önce Erzincan’daki bir soruşturma kapsamında MİT Bölge Başkanı ve bir çalışan tutuklanmıştı. Orada izin süreci yaşanmamıştı" denilerek, "Burada da terör suçu kapsamına sokmuş olabilirler mi" sorusunu, "Olabilir, bilemiyorum" diye yanıtladı.

Bülent Arınç, bir soru üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda bir izin verip vermediği bilgisine sahip olmadığını, olayı ilk kez dün akşam duyduğunu belirtti.

MİT’in KCK soruşturmasına dahil edilmesiyle ilgili görüşü sorulan Arınç, "Ben ancak tanıklıklarına başvurulabilir diye düşünüyorum. Olsa olsa MİT’in bilgisine müracaat edeceklerdir veya bu konuda tanzim edilmiş eski raporlar, bilgi notları vesaire varsa belki onları bizzat hazırlayanlara sorulmasına karar verilmiş olabilir. Şüpheli sıfatıyla KCK içerisinde bu 3 kişi nasıl yer alır, aklımla izah edemiyorum. Olsa olsa tanıklıklarına başvurulabilecek bir nokta olur diye aklıma geliyor" şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Arınç, aldığı bilgi notuna göre Fidan’ın, KCK kapsamında tutuklananlar hakkında bilgisine başvurulmak üzere ifadeye çağrıldığını belirterek, açıklamada "şüpheli" veya "tanık" ifadesinin geçmediğini söyledi. Hukukta, "bilgisine başvurulan" diye bir kavram olup olmadığını bilmediğini ifade eden Arınç, "Ama tanık herhalde daha çok. Ne olduğunu öğreniriz" dedi.

Tanıklık konusunda izin prosedürü gerekip gerekmeyeceğinin sorulması üzerine de Arınç, "Bence gerekmez gibi. Tanık da bir dava sürecinin paydaşı, ortağıdır. Tanık da mahkemede dinlenen, dinlenmesi gereken ve onun verdiği bilgilerin karara etkili olacağını bildiğimiz insanlardır. ’Tanıklığı için de bu gerekir’ derseniz, şu andaki bilgilerimle bunu çözemiyorum. O maddeyi hem okumak hem de yorumlamak lazım. Bir de önceki uygulamalara bakmak lazım" diye konuştu.

DAVUTOĞLU: FİDAN SİYASETEN GÖREVLENDİRİLDİ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’in ifade vermek üzere savcılığa çağrılması ile ilgili olarak hukuki tablo netleşmeden yorum yapmanın doğru olmayacağını söyleyerek, ancak Fidan ve ekibinin gerek dış istihbarat gerekse başka çalışmaları açısından görevlerinin hakkını veren, son derece başarılı bir ekip olduğunu bildirdi.

Davutoğlu, NTV’ye verdiği demeçte soru üzerine MİT ile ilgili son gelişmeyi değerlendirdi.

Hukuki süreç bağlamında ortada netleşmemiş bir tablo bulunduğunu, bu nedenle bağlayıcı bir yorumda bulunmanın doğru olmayacağını söyleyen Davutoğlu, ancak hukuki süreçten bağımsız olarak iki hususun altını çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti:

"Birincisi her kurumun vazifesini yürütürken, devlete hizmet ederken yürüttüğü vazifenin özelliklerinden kaynaklanan bazı yöntemleri, bazı üslubu, bazı söylemleri vardır. Diplomaside nasıl biz belli bir çerçeve içinde kendi vazifemizi yürütürüz ve mümkün olduğu kadar açık bir dille, mümkün olan en fazla kitleye en fazla siyasi elit ve kadroya ulaşmaya çalışırız, MİT de devlete hizmet ederken yürüttüğü istihbarat görevinde, onun da aldığı kendi aldıkları siyasi talimatlar doğrultusunda yürütülen ve mahremiyet de içeren, kendi özel üslubu ve yöntemi vardır. Dolayısıyla bunu bir kere dikkate almak lazım. İstihbarat teşkilatları dünyanın her yerinde belli bir hedefi gerçekleştirmek, bilgi toplamak için en geniş davranış biçimlerini benimseyerek bunu yürütürler ki nihai hedefe ulaşılabilsin. Vazifesinin doğası gereği bu böyle.

İkincisi de Sayın Müsteşarımız Hakan Fidan ve ekibi gerçekten dış istihbarat bağlamında da, günbegün beraber çalıştığım için, içerdeki çalışmaları da takip etiğim için, görevlerinin hakkını yapan, verilen talimatlar doğrultusunda son derece etkin, başarılı bir şekilde bu görevlerin yerine getiren bir ekiptir."

KAYNAK : HABER7-NTV
YORUMLAR 11 TÜMÜ
  • Mehmet Ali Samaci 14 yıl önce Şikayet Et
    Bu savcinin bu isi karsiliksiz yaptigina inanmak aptalliktir!. Cok gecmeden cikar capanoglu, bekleyin görun...Sn.Fidan o göreve atandiginda birileri acik acik rahatsizligini dile getirmisti.Onlarin bu rahatsizliginin en önemli sebebi eskisi gibi istediklerini MIT e yaptiramayacak olmalarini anlamalariydi. Acaba bu savci bu isi neyin karsiginda yapti? Bu is savcinin yasal SINIRLARI dahilinde degil, bunu bilmemesi mumkun degil! Eger bilmdedigi iddia ediliyorsa o adamin o görevde isi nedir? HSYK buna cevap vermek zorundadir.Tebligati niye telefonla yapma ihtiyaci duymustur? Ilgili savci derhal kizaga alinip sorgusu yapilmalidir.Yasalarin herkes icin oldugu gösterilmelidir.Bu bile bile MIT yasasini ihlal etmektir, ben herhangibir yasayi ihlal ettigimde nasil cezalandiriliyorsam savcida ayni sekilde cezalandirilmalidir.
    Cevapla
  • oktay çıkmaz 14 yıl önce Şikayet Et
    savcı yakında görevden alınır. savcı yakında görevden alınır merak etmeyin
    Cevapla
  • zeynep yıldız 14 yıl önce Şikayet Et
    Hukuk herkes için ya.... O yüzden Hakan Fidan da CMK 250/4’teki suçlarda kişilerin “sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun” özel yetkili mahkemelerde yargılanacağına ilişkin hükmüne göre gitmek zorunda.. CMK 251/1’de de bu suçların “görevden dolayı işlenmiş de olsa doğrudan soruşturma yapılacağı yeralıyor.
    Cevapla
  • zeynep yıldız 14 yıl önce Şikayet Et
    Kozinoğlu'da. Mit için çalışıyordu. Adamı önce ifadeye çağırıp, sonra da apar topar kodese tıkarken kimseden izin alınmamıştı! Ne adamlar ya! Kendileri demokrasi ve hukuku(!) istedikleri gibi evirip çevirirken iyi, ama kendilerinden biri aynı durumla karşılaşınca "Yok, izin var mıymış, yok kanuna ugun değilmiş" Pes valla! Gencecik fidanlar ölürken kimseden ses yok, birileri gidip PKK'nın elebaşlarıyla görüşüp, onlara bir takım tavizler verirken iyi değil mi?! Askeri hapse tık, teröristleri baş tacı et! Hesap vakti herkes için gelecek beyler, merak buyurmayın!
    Cevapla
  • burak gültekin 14 yıl önce Şikayet Et
    haydeee. simdi hukukun "ustunlugune" inanan hukumetimizi bir kez daha buyuk bir sınav verecek.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR