Artık onlar da polis olmak istiyorlar

İstanbul'un Hacıhüsrev, Hacıahmet ve Sarıömer mahallelerinden geldikler, hepsi en az bir kez suça bulaştırılmışlardı. Şimdi onlar da polis olmak istiyorlar

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 01.09.2008 06:48 GÜNCELLEME 01.09.2008 06:48 KADIN
Artık onlar da polis olmak istiyorlar
Artık onlar da polis olmak istiyorlar

Ayşegül Aybar'ın haberi

Ailesi tarafından ihmal ve istismar edilmiş binlerce sokak çocuğundan sadece biriydi 11 yaşındaki H.M. Yakınlarının, "Siz fakirsiniz, paralarını çaldıklarınız ise zengin, onların paraları sizin hakkınız..." telkinleriyle suça itilen H.M.'nin yaşından fazla sabıkası geçti kayıtlara.

Hırsızlık yaparken yakalandığı gün ise kurtuluşu oldu. Devlet korumasına alınan şanslı çocuk, şimdi polis olmak istiyor. 1 yıldır kaldığı İstanbul Kemerburgaz'daki Ağaçlı Çocuk ve Eğitim Merkezi'nde hayata yeniden kazandırılan H.M., derslerindeki başarısıyla iki sınıf birden atladı. Merkezdeki kız çocuğu oranının yüzde 80 olması dikkat çekiyor. Çocuklarla görüşen uzmanlar, kızların aileleri tarafından, 'Evlenince soyadın değişecek ve suçların silinecek.' diyerek kandırıldığını belirtiyor. Yetkililer, kız çocuklarının yakalandıklarında daha kolay affedildiğini düşünen ailelerin onları suça teşvik ettiğini anlatıyor.

 

Metropollerin önemli sorunlarından biri olan suça itilmiş çocuklar, yaşlarının küçük olması itibarıyla aileleri ya da suç örgütleri tarafından kullanılıyor. Kısa zamanda birer suç makinesine dönüşen çocuklar, yetiştirme yurtlarında topluma kazandırılmaya çalışılıyor. Ancak, sabıkalı çocukların kimsesiz çocuklarla aynı çatı altında kalması şiddetle eleştiriliyor. İstanbul Valiliği'nin geçen yıl Kemerburgaz'da açılışını yaptığı Ağaçlı Çocuk ve Gençlik Merkezi, suça sürüklenen çocukları, şehrin uzağında meslek atölyeleri, spor ve sanatla hayata yakınlaştırmaya çalışıyor. Bugüne kadar hiç okula gitmemiş 32 çocuğu sıra ve tebeşirle tanıştıran merkezde 36'sı kız 11'i erkek olmak üzere 47 çocuk kalıyor. İlk günlerde jilet, cam ve bıçakla çalışanlara saldıran çocuklar, kendilerine sabırla tahammül eden öğretmenleri sayesinde suç dünyasından kurtarılmaya çalışılıyor. Eğitim dönemi sonunda bisikletle ödüllendirilen başarılı çocuklar, bir zamanlar para kazanma zorunluluğuyla gezdikleri sokaklarda çocukça dolaşmanın keyfini yaşıyor.

Ağaçlı Çocuk ve Eğitim Merkezi'inde kalan çocukların yüzde 85'inin hırsızlıktan, yüzde 8'inin uyuşturucu satıcılığından sabıkası bulunuyor. Müdür Yardımcısı Hüseyin Batman, çocukların yüzde 87,8'inin ailelerinde en az bir kişinin suç işlediğini söylüyor. Batman, çocukların genellikle İstanbul'un Hacıhüsrev, Hacıahmet ve Sarıömer mahallelerinden geldiklerini ifade ediyor.

Kızlar 'evlenip soyadın değişince sabıkan silinecek' diye kandırılıyor

Merkezdeki kız çocuğu oranının yüzde 80 olması dikkat çekiyor. Çocuklarla görüşen uzmanlar, kızların aileleri tarafından, 'evlenince soyadın değişecek ve suçların silinecek' diyerek kaldırıldığını belirtiyor. Birçok çocuğun geçmişte travmatik olaylar yaşadığını vurgulayan merkez idarecisi Hüseyin Batman, bunun etkisiyle gelen çocukların yüzde 11,6'sında hafif, yüzde 0,7'sinde ise orta düzeyde zekâ geriliği olduğunu söylüyor. Çocukların yüzde 54,3'ünün Marmara, yüzde 11,6'sının ise Doğu Anadolu'dan geldiğini de sözlerine ekliyor. Merkezin bir diğer müdür yardımcısı Döne Aslan ise en büyük problemin çocuklarının nüfus cüzdanı ile gerçek yaşları arasındaki fark olduğunu anlatıyor. Merkeze '10 yaşında' denilerek yönlendirilen bir çocuğun 25 yaşında olduğunu hayretle karşıladığını anlatan Aslan, ailelerin hile ile doğmamış çocuğa nüfus kaydı yaptırıp temiz sicil elde ettiklerini kaydediyor.

Sokaktan üniversiteye kapı aralayanlar oldu

Kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu: 2005 yılında çıkan Çocuk Koruma Kanunu yürürlüğe girdikten sonra sosyal hizmetler bu tip özel durumu olan çocuklara da bakım hizmeti vermeye başladı. Türkiye genelinde bu şekilde 12 merkezimiz var. 7 yaşında suça itilmiş ya da 13'ünde madde bağımlısı olmuş çocuklara farklı yaklaşmak gerekiyor. Çocuklar aslında 1 verdiğinizde 5 alacağımız şekilde başarılı oldular. Sokaktan üniversite öğrenciliğine geçen örmekler oldu. Bu durumdaki çocuklar için en önemli tehlikeyi ne yazık ki yakınları oluşturuyor. Çocukları kaçırmaya ve suça bulaştırmaya çalışıyorlar. Bu nedenle merkezleri şehir dışında seçiyoruz.

Okuma yazma değil diplomaları olsun istedik

Sosyal Hizmetler İl Müdürü Seyfi Bozçelik: Çocukların çoğu okuma-yazma bilmiyordu. Biz, yalnızca okuma-yazma belgesi değil, diplomaları da olsun istedik. Milli Eğitim ile protokol imzalayarak ve hayırseverlerin desteğini alarak kurum içerisinde okul açtık. Defalarca polisle ihtilafa düşmüş ve kimseyi ciddiye almayan çocukların öğretmenlerine saygı duyduğunu görmek bizi çok mutlu etti.

(Zaman)

YORUMLAR 2
  • ERKAN KÜÇÜKÖNDER 17 yıl önce Şikayet Et
    .... sayın şen.yanlış düşünüyorsunuz.o çocuklar suça bulaşmamış,bulaştırılmışlar.bulaşmaya mecbur kılınmıslar.bakınız biri polis olmak istiyomus.bu memlekete bir insanın daha kazandırılıdığının işaretidir.nemutlu bunu sağlayanlara..
    Cevapla
  • İsmail Hakkı ŞEN 17 yıl önce Şikayet Et
    !. olmaz arkadaş olmaz. bir kere suça bulaşanın ikinciye bulaşması çok daha kolay olur rüşvet artar vs. vs. boşunamı herkesin sabıka kaydı tutuluyor.
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR