Yılın en hit terapisi

İnsan sorunlarının içinde boğulduğunu hissettiği anda, bakışlarını gökyüzüne çevirebilir ve kendine şunu söyleyebilir ’Her şeye rağmen gökte ay var.’

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 15.07.2009 01:05 GÜNCELLEME 15.07.2009 01:05 KİTAP
Yılın en hit terapisi
Yılın en hit terapisi
Zehra Tuelna'nın kitap kritiği

 

Psikoterapiste yeni bir hasta geliyor. Koltuğuna otururu oturmaz sorunlarını anlatmaya başlıyor; ‘Lafı uzatmaya gerek yok, insanlarla aramda çok ciddi sorunlar var, ve ben bu sorunların kaynağını anlamak istiyorum.’

.. Değişmeye oldukça istekli görünen bu hasta ne istediğini biliyor. Ancak değişmek sanıldığı kadar kolay değildir. İnsanın hiç bilmediği bir şehre gitmesi gibidir. Değişip farklı biri olmak ta bazen insanları korkutur. Bu yüzden, içimizde hep değişmeye karşı bir direnç vardır. Bu direnç bizi kontrolsüz bir biçimde değişmekten korumak içindir.

Hasta anlatmaya devam ediyor. ‘ Hiç kimseyi görmek istemediğini, insanlarla beraberken sıkıldığını, yalnız kalmak istediğini, onlardan kaçıp, uzaklaşıp en uzak yerde yaşamak, gezegenin en ucunda yaşamak ve kendi yalnızlığına koşmak istediğinden bahsediyor uzun uzun..

.. İnsan kendi yalnızlığına koşarken bile aslında varmak istediği kendisi dışında bir varlık değildir. Yani yalnız kalmak insanı yalnızlıktan kurtulmak isteyişidir. İnsan yalnız kalınca ‘kendisi’ ile baş başa kalır. Yalnız kalma isteği bu açıdan bakıldığında, gerçekte bir insanın kendisi ile diyalog kurma, ilişkiye geçme, kendisini arama ve kendisine ulaşma arzusunu dile getirir.

Hasta tekrar söz hakkı alıyor.

‘ İnsan yaşamları dikkatsizce ve hoyratça birbirinin içine giriyor. Her ilişki insanın kalbinde kalıcı yaralar açıp kalıcı izler bırakıyor. Çekiştirme- laf sokuşturma, üstün gelme- altta kalmama, kazanma- kaybetme, darılma- barışmalar arasında gidip gelen ilişkiler ağı içinde tükeniyor insan.’

.. Farklı hayatlar birbirinin içinden geçiyordu. Ama ne gariptir ki, birbirinin içinden geçen insanların yaşamları birbirine dokunamıyor bile..

Mesafeler ve yalnızlık içerisinde çırpınan insan, bulunduğu mekandan ansızın uzaklaşmak ister. Yeryüzünde yolunu yitirmiş insanların biricik sığınağı artık gökyüzüdür.. Şimdi bakışlar yukarı ile irtibata geçer.

‘Kendimizi tanımanın yollarından biri de gökyüzüne bakmaktır.’ Gökyüzü yolda kalmışların yol göstericisidir. Yolunu bulmak isteyen insanların yanında, hüzünlü yada çok mutlu insanlar da bakışlarını gökyüzüne dikerler. Bir insan saatlerce gökyüzüne bakabilir.

Orada insanı çeken şey, gökyüzünün derinliği, uçsuz bucaksız oluşudur. İnsanı çeken bir başka şey de oradaki sükunettir. Orada sükunet vardır; Çünkü orada çatışma, dargınlık, altta kalma, önde gitme, laf sokuşturma gibi yeryüzüne ait yaşantılar yoktur.

Tüm yıldızların gezegenlerin ve ay’ın ruhu yumuşacıktır. Ay ve yıldızlar karmakarışık sorunlar ve duygular içinde kalmış insanlar için bir yol göstericidir.

.. Ve, psikoterapist hastasına ‘ay terapisi’ uygulanılmasına karar verir.

Ay’ın gök cismi tanımının dışında, çok farklı fonksiyonlarının olduğunu ve size terapistlik yapacak kadar  ‘yakın ve özel’ bir konumda olduğunu için düşünmüş müydünüz?

O, yanı başınızda…denemeye varmısınız!...

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR