İslam'ın adalet anlayışı için toplandılar

Dünyanın 30 değişik ülkesinden gelen 150'yi aşkın ilim ve fikir adamı Risale-i Nur Külliyatı ışığında İslam'ın adalet anlayışını tartışıyor. İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen 'İnsanlık onuruna layık bir dünya için adaletin yeri ve öne

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 19.11.2007 09:21 GÜNCELLEME 19.11.2007 09:21 KÜLTÜR
İslam'ın adalet anlayışı için toplandılar
İslam'ın adalet anlayışı için toplandılar

Mükremin Albayrak'ın haberi


Dünyanın 30 ülkesinden 150 bilim adamının katıldığı ‘Risale-i Nur ışığında İslam’ın adalet anlayışı’ konulu sempozyumun açılış programında söz alan konuşmacılar, 'Dünyada huzur ve güvenin sağlanabilmesi için İslam'ın adalet anlayışına ihtiyaç var.' görüşünde birleşti.


İstanbul Gösteri Merkezi'nde yapılan açılış programına katılan binlerce kişi salonu doldurdu. Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Mustafa Sungur, Mehmet Fırıncı, Mehmet Kırkıncı, Abdullah Yeğin, Said Özdemir konuşmaları ilgiyle takip etti.


Sempozyumun koordinatörü Prof. Dr. Faris Kaya, adalete duyulan önemin etkili olduğunu belirterek bu yıl sempozyumun konusunu adalet olarak belirlediklerini ifade etti.


Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, dünyanın İslam'ın adalet anlayışına muhtaç olduğunu dile getirdi. Hz. Ebubekir'in sefere çıkan orduya 'Siz düşmanla çarpışacaksınız. Önce onları İslam'a çağırın. Savaşta din adamlarına, sivil halka, ihtiyar, kadın ve çocuklara katiyen dokunmayın.' talimatını hatırlatan Yalçıntaş 'İslam'ın bu savaş direktifleri bugün Irak'ta demokrasiyi getirmek için savaş çıkaranlar ve 700 bin sivilin ölmesine sebep olanların vicdanında acaba akis bulabilir mi.' dedi.


'Biz 20. yüzyılın en büyük felsefecilerinden Bediüzzaman'ın kıymetini iyi anlıyoruz.' diyen Rus Bilimler Akademisi'nden Prof. Dr. Dmitri D. Vasilyev, salondan büyük alkış aldı.


Vasilyev, 'Nursi'nin eserleri hatalardan kaçınmak ve huzura ermek için en güzel yolu gösteriyor.' diye konuştu. Sempozyuma Singapur'dan katılan Prof. Dr. Seyit Farid Alatas ise her yüz yılda bir müceddit geldiğini ve bu yüz yılın müceddidinin de Bediüzzaman olduğunu söyledi.


İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen sempozyumun ikinci ve üçüncü günleri Kumburgaz Marin Princess Hotel'de gerçekleştirilecek.


(Zaman)


Sempozyumla ilgili fotogaleri için moralhaber.net sitesinin haberini ziyaret edebilirsiniz...

YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • simyager kimyager 18 yıl önce Şikayet Et
    OKUMADAN ATMAK. Esselamu aleykum.bazı kardeşlerimiz okumadıgından risalei nuru bu yorumlarla çıkması normal ama sizin islamı yaşamayan insanların müslüman olması ve sonra gelip tebliğ sunması ve ebedi hayatın kurtulması için çalışmasına bakmanızı beklerdim.bilmeden yorum yapan arkadaşlar ılmlı olsunlar.komünist rusyadan bir prof.ün islama aşık olmasını temin eden bir kitaba hele birde kuran tefsiri ise hiç ilşilmez. kaldıkı kimse din kurmuyor bunu 2000 mahkeme 80 yıldır ıspatlayamadı.....
    Cevapla
  • Yavuz ÖZkan 18 yıl önce Şikayet Et
    Sadeleştirmek mi?. Üstad, ağabeylere öyle bir yetki vermemiş, bir. Sadeleştirmek isteseler bu günümüz kısır Türkçesi\'ne çoğu kelimeyi nasıl çevirecekler, iki (misal; müstetbeat-üt terakib kelimesini bir sadeleştir bakalım, görelim). Sadeleştirme Osmanlıcayı unutturacak, üç. Diğer mesele, ise Risale-i Nur tarikatlara asla karşı değildir, hatta üstadımız hem nakşî hem kadirîdir. Üstad, bu zamanda teslimiyet bozulmuş, kafalar eskisi gibi saf değil, bu nedenle tarikata herkes giremez, diyor, yanlış anlamayın.
    Cevapla
  • Yeniçeri 18 yıl önce Şikayet Et
    Yavuz Özkan. Okuyacaz ama sadeleştirme zahmetinde bulunmadı ağabeylerin. Bir şeyi açık olarak söyliyim. Tıp kitabı okuyarak doktor olunsaydı üniversiteye gerek olmazdı. Bu işin üniversitesi tekkelerdir. Ben ne zaman sizin evlerinize gitsem daha tarikat ehli olduğumdan söz etmeden senin abilerin tarikatlara verdi veriştirdi. Bediüzzamanlar bugünde var. Memleketinizdeki alimlerden habersiz bir kitabın peşine takılmış gidiyorsunuz. Allah yardımcınız olsun.
    Cevapla
  • Yavuz ÖZkan 18 yıl önce Şikayet Et
    Müşriklerle diyalog yok mu?. Valla benim okuduğum ve piyasada bulacağınız en muhtasar İslam tarihi kitabında bile Hz. Peygamber\'in (A.S.M.) müşrik, yahudi ve hristiyanlarla oturup konuştuğunu, tartıştığını, yeri gelince anlaşma bile imzaladığını anlatılıyor. Diyalogu, diğerinin fikirlerine esir olma diye anlarsanız, hiç bir şey anlamaışsnız demektir.
    Cevapla
  • Yavuz ÖZkan 18 yıl önce Şikayet Et
    Cahillik iki kısımdır. Yorumları okuyunca ilk aklıma bu geldi: Cahillik iki kısımdır. Biri, bilmez ama bilmediğini bilir. Bunlar ehl-i insftır. Diğeri ise, bilmez ancak bilmediğini de bilmez, hatta kendini çok iyi bilir zanneder. İşte bunlar, en zararlı kimselerdir. Risale-i Nur\'u bir kere bile okumamış, Bediüzzaman\'ın hayatını bilmeyen biri, nasıl bu cahilliği ile çıkıp da Risale-i Nur hakkında ahkam kesiyor, anlayamıyorum. Hele bu \"yeni din\" hezeyanı sabah sabah beni iyice güldürdü.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR