Yörükler Abdülaziz'in verdiklerini geri istiyor
Demokratik açılıma destek olan Yörükler, bu açılım çerçevesinde Osmanlı döneminde atalarına verilen yayla, kışlak, otlak ve meraların kendilerine iade edilmesini istiyor
Antalya'nın Manavgat ilçesi Taşağıl beldesinde yaşayan Solaklı Yörükleri, Emeredin Beli'nde bir araya gelerek zemheri ateşinden atladı. Torosların eteğinde yaşayan Solaklı Yörüklerinin 10 asırlık geçmişi olduğunu belirten Toros Yörükleri Kültür ve Diyalog Derneği(TOYOKÖD) Başkanı Avukat Mücahit Gündoğdu, Sultan Alparsan'ın 1071 yılında Malazgirt'te Bizans ordusunu yendikten sonra Anadolu'nun Türkleşmesi için bazı Türk boylarını Akdeniz Bölgesi'ne gönderdiğini söyledi. Atalarından nakille Solaklı Yörüklerinin 10 asırlık soy şeceresinin bulunduğunu belirten Mücahit Gündoğdu, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz'in Yörükler için verdiği otlak, mera, kışlak, yayla, göç yolları ve çadır kurma alanlarının yeniden belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Verilen yerlerin çoğunun bugün orman ve hazine arazisi olduğunu belirten Gündoğdu, 250 yıl önce atalarına verilen hakları acilen geri istediklerini kaydetti.
Gündoğdu, "Hükümetin başlattığı demokratik açılımı Solaklı Yörükleri olarak destekliyoruz. Açılımla birlikte Romanlar, Kürtler, Aleviler, Ermeniler ve azınlıklar kendini tanımlıyor. Demokratik açılımın temelini 10 asırdır Torosların eteğinde yaşayan Yörükler oluşturur. Yörüklerin de içinde olmadığı bir açılım eksik ve güdüktür. Zamanında önlem alınmazsa 10 asırdır göçebe yaşayan Yörükler, kırsal alandan şehre göçle kentleşmenin kurbanı olacak. Yaylalarda özgürce ciğerlerine çektiği oksijeni şehirde çekemeyecek." dedi.
Göçle birlikte Toroslar'da yaşayan Yörüklerin son 20 yıldır şehirleşmeye yenik düştüğünü ifade eden Solaklı Yörükleri ve Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ömer Gürler de Mera Kanunu yeniden revize edilerek otlak alanların, 6 ay yaylada 6 ay sahilde yaşayan Yörüklere tahsis edilmesi gerektiğini kaydetti. Ömer Gürler, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın kırsal alanda kıl keçisini 2012'e kadar azaltma projesinin geçimini küçükbaş hayvan yetiştirerek sağlayan Yörükleri olumsuz etkilediğini de kaydetti. Gürler, "Bizim meskenimiz dağlar, ovalar, obalar ve yaylalardır. 10 asırdır buralarda yaşıyoruz. Kendimize göre bir kültürümüz var. Yörüklerin sürekli alanları daraltılıyor. En son kırsal alanda kıl keçisini bitirme projesi. Sen, Yörük'e 'git kıl keçini sat, şehirde yaşa' diyorsun. Yıllarca yaylada, dağda, obalarda yaşayan biri şehre nasıl adapte olacak." diye konuştu.
Geçimini, ömrünün 60 yılını Torosların eteğinde kıl keçisi yetiştirerek sağladığını belirten 74 yaşındaki Hüseyin Gök, beslediği 350 kıl keçisini satarak ailecek Antalya'nın Serik ilçesine göçeceklerini söyledi.