Dünyada üç tane, biri Türkiye’de! Güney Kore ve Japonya buraya hayran

Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden Mardin, tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, etkileyici mimarisi, kültürel dokusu ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken eşsiz bir şehir.

Dicle ve Fırat nehirlerinin bereket kattığı bu topraklar, ilk çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi oldu.

İpek Yolu’nun geçtiği Mardin, tarihi cami, türbe, kilise ve manastırlarıyla inanç ve kültürlerin buluşma noktası.

Şehrin simgesi haline gelen taş evleri, iklim koşullarına uygun yapısıyla yazları serin, kışları sıcak kalıyor. Dar sokakları ve teras şeklinde dizilmiş yapılarıyla eşsiz bir görünüme sahip olan bu evlerin gölgeleri birbirinin üzerine düşmeyecek şekilde tasarlanmış.

Üç şehirden biri

Mardin, dünya genelinde tamamıyla kentsel sit alanı ilan edilen üç şehirden biri. Paleolitik dönemden Osmanlı’ya kadar birçok uygarlığın izlerini taşıyan şehir, yıllık 4 milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor. Özellikle Dara Antik Kenti ve Boncuklu Tarla gibi arkeolojik alanlarda yapılan kazılar, bölgenin tarihine ışık tutuyor.

Uzak Doğu ve Avrupa’dan ziyaretçileri var

Mardin, aynı zamanda gastronomisi ve müzik kültürüyle de öne çıkıyor. Son yıllarda artan film ve dizi çekimleri sayesinde uluslararası alanda daha fazla ilgi görmeye başladı. Güney Kore, İngiltere, Fransa ve Japonya’dan çok sayıda turistin ilgisini çeken şehir, geçmişin izlerini günümüze taşıyan bir açık hava müzesi niteliğinde.

Şehrin en önemli yapıları arasında Mor Behnam Kilisesi, Mor Gabriel Manastırı, Deyrulzafaran Manastırı, Kasımiye Medresesi ve Mardin Ulu Camii bulunuyor. Ayrıca, Mezopotamya’nın en önemli antik yerleşimlerinden Dara Antik Kenti, tarih meraklılarının ilgisini çeken noktalardan biri.

Kültürel çeşitliliği, mistik atmosferi ve zengin tarihiyle Mardin, her mevsim keşfedilmeye değer bir destinasyon olmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir