Erdoğan '3 çocuk ısrarını' sürdürdü

Başbakan Erdoğan, 'her aile en az 3 çocuk yapmalı' uyarısını yineledi. Geleceğin Türkiye'si ile ilgili gördüğü tehlikeleri sıralayan Erdoğan'a göre bakın buna kimler karşı?

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 13.05.2008 12:23 GÜNCELLEME 13.05.2008 12:23 SİYASET
Erdoğan '3 çocuk ısrarını' sürdürdü
Erdoğan '3 çocuk ısrarını' sürdürdü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, nüfus artışının şu anki hızıyla devam etmesi durumunda 2037 yılında yaşlanacağına işaret ederek, her ailenin en az üç çocuk yapması konusundaki görüşlerini yineledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ailelerin üç çocuk yapması konusunda ısrarını sürdürdü. Erdoğan, bu haftanın aile haftası olduğunu, pazar günü anneler günü olduğunu hatırlatarak, 'Bize göre hergün anneler günüdür. Çünkü cennet annelerin ayakları altındadır. Biz kalkıp da farklı yaklaşımlarla bir günü anneler günü ilan etsek bunu anaya saygızlık olarak görürüz. Bizim inancımızda, bizim değerlerimzde Annelerin ayaklarının altı öpülür. Niye? Cennet annelerin ayakları altındadır' dedi.

Erdoğan, muhafazakar siyaset anlayışlarının merkezine aileyi koyduklarını belirterek, aile hedefli bir anlayışla bu yolculuğa çıktıklarını söyledi. Aileyi yok etme, köreltme anlayışına hiç bir zaman sıcak bakmadıklarını ve bakmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, 'Eğer Tayyip Erdoğan, 'bu ülkede her ailede çocuk olmalı' diyorsa bu düşünceyle diyor. Bunu söylerken 2040-2050 yılların Türkiyesini düşünerek bunu söylüyor. Dinamik bir Türkiye'yi korumanın, daha ilerilere götürmenin düşüncesiyle söylüyor. Hani o bazı kuru sıkı bahaneler var ya, bu bahanelerin hepsi farklı yerlerden taşınan ve ülkemin geleceğini karartmaya yönelik düşüncelerdir, bunlara katılmıyorum. Bu kadar açık söylüyorum. Düşüncelerimi de açık söylüyorum' dedi.

Erdoğan, dünyada ve gelişmiş ülkelerde bile bunun ne denli gerekli olduğunu yaşayanların kendilerinin söylediğini belirterek, 'Üste para veriyorlar, üste destek veriyorlar. Yeter ki nüfusu atıralım, gençleştirelim diye. Biz ülkemizi bu duruma düşürmek istemiyoruz. Bakın her yerde ne konuşuyoruz. Konuştuğumuz şudur: Biz güçlü ülkeyiz. Niye güçlü ülkeyiz, ne hakla söylüyorsun? Çünkü bizim nüfusumuz gençtir diyoruz. Niye bunu kullanıyorsun o zaman. Kullanma o zaman. Lafla nüfusumuz gençtir demenin bir anlamı yok. Şu anki hesaplarla, bizim artış oranınımız şu anki artış hızıyla gider 2037'de yaşlanan bir nüfus dönemine giriyoruz. Ondan sonra bunun bedeli çok ağır olacaktır ülkemize. Bu hassasiyeti ben milletimden istiyorum. Milletime de özellikle bu kişişel tavsiyemi yapıyorum. Kabul edenler olur, etmeyenler olur, ben söylüyorum' dedi.

Dört çocuk sahibi olan Erdoğan, kendisinin halinden memnun olduğunu belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: 'Hamd olsun çocuklarımla hemhal oldukça, dört tane var. Keşke beş olsaydı, altı olsaydı. Bütün bunları samimi dileğim olarak söylüyorum. İnançlı olarak söylüyorum. Bilimsel olarak söylüyorum. Bu işin bilimsel temeli var. Ama diğerleri bilimsel konuşmuyorlar. Tam aksine bilim dışı konuşuyorlar. Türkiye'nin geleceği yaşlı olsun diyorlarsa o ayrı bir mesele. Nüfus düşşün diyorlarsa o ayrı mesele. Gelişmiş ülkelere bakalım. Bizim durumumuzda olanlar var mı? Var. Yunanistan'ın nüfusu yoğun bir şekilde azaldı. Ama yaptıkları yanlışı anlamış gözüküyorlar. Şimdi nasıl artar diye düşünüyorlar.'

Toplumsal dokunun sağlamlığının aile bağlarının güçlü olmasıyla ilişkili doğru orantılı olduğunu kaydeden Erdoğan, 'İyi yetiştirme olayı bizim sorunumuz. Siyasilerin, devleti yönetenlerin sorunu. Sen bu ülkede okul yapmaz, hastaneleri, doktorları geliştirmezsen, arttırmazsan, yeterli değil dersen... neresi yeterli değil. Bugün Almanya'da bir tek öğretim üyesine 24 tıp öğrencisi düşerken benim ülkemde üyesine 3.9 öğrenci düşüyor. Başka ülkede 24 bizde 3.9. biz laf üretmişiz iş üretmemişiz ki. İlk defa şimdi okullar artıyor' dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin her yerinde öğrencilerin adsl sistemi ile buluştuğunu belirterek, şöyle dedi: 'Evvel Allah bu ülke patlayacak, göreceğiz. Bilimde, sanatta, kültürde, her şeyde. Ama şimdi Anadolu'da heryerde adımlarımızı atıyoruz, tohumlamayı yapıyoruz, temeller oluşuyor. Hiç bundan endişeniz olmasın. Gelecek bu noktada aydınlıktır. Güçlü aile yapımızı korumamız, aile değerlerini yaşatmamız, ruhu canlı tutmamız büyük önem taşıyor. Ahlak değerlerine özellikle sahip çıkmamız, bütün bunlar önemli. Bu milletin kendi değerlerinden taviz vermemesi gerekir. Her milletin kendine has değerleri var. Türk milletinin de kendine has değerleri, gelenek, görenekleri var. Bunları diri tutmamız gerekir. Taklitçi, mukallit değil, kendi öz değerlerini koruyan millet ve aile yapısı olarak ortada olmamız gerekir. Hükümet olarak sosyal hizmet politikalarımızın, sosyal yardım hizmetlerimizin temelinde de aile değerlerini korumak, zayıf düşen aile kültürünü geliştirmek yatıyor. Tüm Türkiye olarak biz de aileyiz diyebildiğimiz oranda gücümüze güç katabilir, birlik ve bütünlüğümüzü koruyabiliriz.'


BİZ YOL YAPIYORUZ, ONLAR KUYU KAZIYORLAR


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anamuhalefet partisi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a, "Ara sıra iktidara geldiniz. Antalya'ya bir şeyler yapsaydın ya. Niye yapmadınız? Niye, bunlar laf üretir biz ise iş üretiriz. Biz yol yapıyoruz, onlar kuyu kazıyorlar. Biz sorun çözdük, onlar sorun çıkardılar" diye seslendi.


Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti'yi kurdukları günden itibaren, her ile gitmeye, temaslarda bulunmaya, açılışlar yapmaya, ilin ve bölgenin sorunlarıyla ilgili bilgi almaya azami özen gösterdiğini söyledi.


Her fırsatta, uzak demeden, yakın demeden haftada bir ya da birkaç ile ziyaretlerde bulunduğunu belirten Erdoğan, geçen hafta içinde Rize ve Antalya'da temaslarda bulunduğunu bildirdi. Başbakan Erdoğan, bu hafta da Adana, Kayseri ve Eskişehir'de programlarının olacağını belirtti.


Başbakan Erdoğan, Rize'de 3 okulu ve Güneysu Belediyesinin yeni tesislerini hizmete açtıklarını anımsattı.


İktidara geldiklerinde, 20 yıl boyunca konuşulan Karadeniz Sahil Yolunun sadece yüzde 35'inin tamamlandığını dile getiren Erdoğan, çok kısa bir süre içinde kalan yüzde 65'i tamamladıklarını ve açılışı yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, bu yolun, bütün Karadeniz sahilindeki illerde olduğu gibi, Rize'de de her açıdan bir canlanmaya neden olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bugün Rize, ticari ve ekonomik noktada, turizm, yatırım, üretim noktasında kuzeydoğuda canlanan bir il olma yolunda ilerliyor" dedi.


Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta sonu, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez Belediyesi ve Sağlık ve Milli Eğitim bakanlıklarının şehre kazandırdığı bazı yeni tesislerin, okulların açılışını yaptıklarını belirtti.


-"ANTALYA'YA TURİSTİK SEYAHAT YAPMADIM"-


Başbakanlığı döneminde Antalya'ya açılışlar ve yatırımların hayata geçirilmesi için 25. kez gittiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:


"Hamdolsun, turistik seyahat yapmadım Antalya'ya. Antalyalı milletvekili arkadaşlarım bunların hepsini gayet iyi bilir. Ama muhalefetin gözü kulağı olmadığı için bunları göremezler. Enteresan olan... Antalya'yı bilen kardeşlerim hatırlayacaktır: Hastanelerde merdiven altlarına sedye konulurdu, hastalar buralarda yatırılıyordu, buralarda muayene ediliyordu. Bugün ise Antalya Türkiye'nin en modern, donanımlı hastanelerine kavuşmuş durumda. Pazar günü açılışını yaptığımız hastane ile birlikte, merkezde, Serik'te ve Kumluca'da 5,5 yılda 3 tane yeni modern hastaneyi Antalya'ya kazandırdık. Ek binaları saymıyorum, onlar ayrı... Mesela Korkuteli'nde, ek bina olarak yapılan var."


Başbakan Erdoğan, 400 yataklı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 1 ve 2 kişilik odaları, her odada banyosu ve tuvaletiyle, Türkiye'nin en modern hastanelerinden biri olma özelliğini taşıdığını söyledi. 


İnşaat ve donanım maliyeti 102 trilyon lira olan bu hastanenin temelini 2005 yılının Temmuz ayında attıklarını, 2007 yılının Eylül ayında da tamamlayarak, geçen pazar günü resmi açılışını yaptıklarını ifade eden Erdoğan, 2 yılda, dev bir hastaneyi, modern bir hastaneyi Antalya'ya kazandırdıklarını bildirdi.


-"AH DİLİ OLSA KEPEZ'İN"-


Başbakan Erdoğan, alt yapı, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, spor, turizm hizmetlerinde Antalya'ya yeni bir çehre kazandırdıklarını belirterek, şöyle devam etti:


"Kepez... Ah dili olsa. Kepez'in durumu... İnanın sokak araları bataklık olan bir beldeydi Kepez. Ama şimdi, ayağınızın toprağa, çamura değdiği yer kalmadı. Sayın Baykal'a duyurulur. 'Antalya'ya ne yaptınız diyor?..' Tabi Allah hastaneye düşürmesin de Sayın Baykal, hiç olmazsa bir hasta ziyaretine Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderseniz, nasıl bir hastane yapılmış onu da görme şerefiyle müşerref olursunuz. Buradan anamuhalefetin lideri çıktı diye, bu iktidar herhangi bir ayırıma gitmedi. Burası Türkiye... Onun için Türkiye'nin en önemli illerinden bir tanesi, turizmin en önemli hareket noktalarından bir tanesi diyoruz ve orada da yatırımlarımızı aksatmadan sürdürüyoruz. Şimdi rakam veriyorum: Merkezi yönetim olarak yaptığımız yatırım yaklaşık 4 katrilyonu aşmış vaziyette. Bu süre içinde. Belediyemizin de yaklaşık 1 katrilyon lira civarında.


Şu anda raylı sistem... Onunla ilgili yaptığımız görüşmeler... Hamdolsun o da süratle bitiyor ve Antalya aynı zamanda raylı sisteme de kavuşacak. Koskoca Antalya'da katlı-köprülü kavşaklar yoktu. İlk defa Antalya bizim dönemimizde katlı-köprülü kavşaklarla tanıştı. Şu anda 9 tane katlı-köprülü kavşak var Antalya'da. Ara sıra iktidara geldiniz. Şu Antalya'ya bir şeyler yapsaydın ya. Aynı zihniyetten belediyeniz de oldu orada. Yapsaydınız bir şeyler, niye yapmadınız? Niye, bunlar laf üretir biz ise iş üretiriz, farkımız bu. Milletimiz de bu tarz siyasetin aktörlerini çok iyi tanıyor."


-"(ANTALYA İÇİN NE YAPTINIZ?) SORUSUNUN CEVABI YOK"-


Başbakan Erdoğan, 81 ilde ortaya koydukları eserlerin ne olduklarını çok açık, net, berrak ve şeffaf şekilde ortaya koyduklarını kaydetti.


Erdoğan, şöyle konuştu:


"Yıllar boyunca Antalya'dan milletvekili oldunuz, bakan oldunuz, iktidar oldunuz. Ama 'Antalya için ne yaptınız?' sorusunun cevabını bu hafta da sorduk. Ama yanıt yok. Ciddi bir yatırım yok. Ne olduysa şu 5 yıl içinde bizim iktidarımızla, burada ciddi manada devletin yatırımları kendini göstermeye başladı. Antalya her gidişimizde farklı güzellikte.


Turizmde patlama var. Şu anda Türkiye'nin bir numaralı turizmi oldu. Geçen yıl Antalya'ya 7 milyondan fazla turist geldi. Şu anda geçen yıla göre artış yüzde 22 oranında. Böyle giderse bu yıl Antalya'ya gelen turist sayısı 9 milyona ulaşacak. Böyle olunca sürekli olarak üretime yönelik yatırımlar Antalya'da daha da artıyor. 


Antalya'ya bunlar sözden, vaatten başka bir şey götürmediler. Türkiye'ye de bugüne kadar gerilimden başka, sonu gelmez tartışmalardan başka hiç bir şey getirmediler. Allah aşkına, tahribattan başka, krizden başka Türkiye'ye kazandırdıkları tek bir eser var mı? Böyle diyorum rahatsız oluyorlar. Yok, gösteremezler. Dikkat edin, biz yol yapıyoruz onlar kuyu kazıyorlar. Biz eser üretiyoruz onlar kriz üretiyorlar. Biz sorun çözdük, onlar sorun çıkardılar. Biz Türkiye'ye aydınlık bir ufuk çizdik, onlar karartmanın çabası içinde oldular.


Hiç birine aldırış etmedik. Her hafta yurt içinde, yurt dışında vatandaşlarımızın hizmeti için koşturduk, gayret ettik, mücadele ettik, ediyoruz ve edeceğiz. Bütün illerimizin alt yapı, ulaşım, sağlık, eğitim, çevre, ekonomik sorunları ortadan kalkıncaya kadar da bu mücadelemiz, gayretimiz hız kesmeden devam edecek."


-"GALATASARAYLILAR SEYRANTEPE'Yİ UNUTMASINLAR"-


Başbakan Erdoğan, Turkcell Süper Lig'e çıkan Kocaelispor ve Antalyaspor'u da kutladı ve başarılar diledi.


Bu sözlerini alkışlarla karşılayan bazı milletvekilleri ve partililerin "Galatasaray" demeleri üzerine ise Erdoğan, geçen hafta Galatasaray'ı kutladığını, kulübün başkanını ve kaptanını arayarak tebrik ettiğini söyledi. Erdoğan, "Galatasaraylılar bu arada Seyrantepe'yi de unutmasınlar" dedi.


Myanmar'daki şiddetli kasırganın ardından, şimdi de Çin'de deprem felaketi olduğunu ifade eden Erdoğan, Çin halkına ve hükümetine başsağlığı ve geçmiş olsun dileğinde bulundu.


Bu arada, AK Parti Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na, Aydın'ın Yenipazar ilçesi Karacaören köyündeki ağaç dikme töreninde Efe kıyafetiyle çekilen iki fotoğrafını hediye etti.

YORUMLAR 51 TÜMÜ
  • mimiga mimiga 18 yıl önce Şikayet Et
    Başka bir saf vatandaştan kaliteli yaşayan elit vatandaşa. Almanya\'dan başka bir ülke görmedim.Orada gördüğüm,genç nüfusun yok denilecek kadar az olması.Ellerinde olanı her yönüyle koruyor ve aileleleri çocuk yapmaya teşfik ediyorlar.Ama iş işten geçmiş.Zamanında 1 veya 2 çocuk rahatlığına alışmılar. Sultanahmet\'e gidin bakın kafileler halinde hep 60-70\'lik ihtiyarlar. Başbakanın bahsettiği 30-40-50 çocuk değildir.EN AZ 3 ÇOCUK diyor. Hırsız, terörist,tinerci olmak parasızlıktan olsaydı bütün fakirler böyle olurdu. Zengin ama erdemli(!) olanları da görüyoruz!
    Cevapla
  • baykoca 18 yıl önce Şikayet Et
    Haklısınız Başbakanımız. Bu coğrafya bize yetmeyecek. Bütün türk aileleri çağrınıza icabet edecekler inşaallah. Çocuk olmasın diye bağıranlar bu ülkeye ihanet içinde bulunan azınlıklardır. Bu coğrafya bize yetmeyecek. Sizde Analdolu Türk ailesini güçlendirin. Bu ordu bize yetmeyecek daha büyük bir ordu kuracağız inşaallah. Sancak türkiyenin dir bu sancağın altına yetmeyeceğiz her türk 3 değil 99 çocuğu olsa bu coğraya bize yetmeyecek. Haklsınız gelecek Türklerin dir .
    Cevapla
  • emre genc 18 yıl önce Şikayet Et
    Sayın başbakanımı Adanamıza bekliyoruz.... Allah(cc) yar ve yardımcınız olsun BAŞBAKANIM...... 3 çocuk meselesi burada bazı arkadaşların anlayabileceği birşey değildir. 2 çocuk olsa neslin devamı 2 kuşak sonra nufüsta bir düşüşü beraberinde getirir. ölümler vs. çıtıgınız zaman nufüs oranı gittikçe düşmeye başlar ve koskoca orta asya bozkırlarından avrupaya ve ortadoguya huzur ve barış getiren osmanlı türk-islam medeniyetinin kökünü kazırlar! yani siz bu kadar dar düşündüğünüz zaman sizi kandıranlar ve aldatanlar olacaktır. nufüs planlaması ve kısırlaştırma gizli bir şekilde yürütülmektedir bu ülkede!
    Cevapla
  • bahar ılgaz 18 yıl önce Şikayet Et
    Yine de bir kez daha yazacağım iyi anlaşılmak için:. Sayın Başbakanımızın söylediği 3 meselesi o kadar da vahim değil bahsettiğim konu hakkında.Benim bahsettiğim mevzu daha başka bir mevzu.Hani bu yoksul çocuklar kimliklerini kazanmak isteyenlerin yüzlerini kara çıkarıyor ya tinderdir kapkaçtır vs.ONLARI KASTEDİYORUM EN ÇOK!Ve acımamak elde değil o çocukların haline.Allah rızkını verir evet ama bunlar rızıklarını eğitimsizlikten çalarak yapmaya çalışıyorlar,yada besinsizlikten her tür hastalıklarla toplumun sağlık giderlerini artırıyorlar.Dile kolay 10 20 50!
    Cevapla
  • bahar ılgaz 18 yıl önce Şikayet Et
    ÇOK ÇOCUĞA HAYIR AZ VE ÖZ ÇOCUĞA EVET!. Bakın şu dünyaya tek çocuk ya da 2 çocuk sahibi başkaları (!) nasıl ağlarını kurmuş dünyada!Ben şuna bakarım:İNGİLİZ KAÇ ÇOCUK YAPMIŞ?YAHUDİ KAÇ ÇOCUK YAPMIŞ?Bunların dünyadaki hali nedir?! Çok çocuk demek UCUZ işgücü demek!EĞİTİMSİZ yeterli beslenemeyen insan demek!Yine de insan diyorum.Ama 8 10 20 50 çocuklu bir ailede ne kadar insanca yaşıyorlar bakmak lazım.Ey işlerini nüfüs çoğunluğuyla halledebileceklerini sanan saf vatandaş! kendi kendini heba ettiriyorsun!AZ ÇOCUK KALİTELİ YAŞAM HERKES İÇİN!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR