'Deniz Baykal kışkırtıcılık yapıyor'

Cumhurbaşkanı Gül'ün Erivan'a gitme meselesini değerlendiren gazeteci Habil Tecimen Baykal'ın kışkırtıcılık yaptığını söyledi. İşte Tecimen'in sözleri:

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 03.09.2008 16:48 GÜNCELLEME 03.09.2008 16:48 SİYASET
'Deniz Baykal kışkırtıcılık yapıyor'
'Deniz Baykal kışkırtıcılık yapıyor'
İzzet Taşkıran’ın haberi

Tecimen: “Hükümet, Ermeni meselesinin çözümünde Özal modelini örnek almalıdır”

Moral FM’de “Sırrı Er’le Basında Bugün” programına misafir olan Bugün Gazetesi Dış Haberler Müdürü Habil Tecimen, Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan’a yapacağı tarihi ziyaretin perde arkasını ve bu gezinin iç politikadaki yansımalarını anlattı.

Söz konusu gezinin Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu söyleyen Tecimen, “Kafkasya’daki krizden dolayı Türkiye’de bazı odakların bunu alay konusu haline getirmesine rağmen hükümetin üzerinde ısrarla çalıştığı Kafkasya Barış Paktı bize yeni bir açılım getirecek. Biliyorsunuz tarihi sebeplerle dış politikada en zor alanlardan biri de Ermenistan’la ilişkilerdir. İç dinamikler nedeniyle, Türkiye ve Ermenistan açısından açmazlar içeriyor. Ermeni Diasporası içinde aynı durum söz konusu. Türkiye barışı sağlamak için gayret gösteriyor. Fakat henüz başarı sağlayamadık.” diye konuştu.

“Ermenilerin Kafkasya Barış Platformu’na girmesi Türkiye’nin dış politikada bir başarısı olarak görülecektir. Dolayısıyla Gül’ün maç izlemek amacıyla Erivan’a gitmesi tarihi bir başarı olacaktır.” diyen Habil Tecimen, bu sayede niçin düşman oldukları bilinen Ermenilerle Türkiye arasında kronikleşen meselelerin çözümü konusunda bir açılım kazanacağını sözlerine ekledi.

ASALA’nın Türk diplomatları katletmesiyle gerilen Türk-Ermeni ilişkilerinin artık normalleşmesi gerektiğini vurgulayan Tecimen, Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan ziyaretinde yaşanabilecek olumsuz bir olayın onarılmaz yaralar açacağını söyleyerek şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanı Gül, bu konuların medyada çok tartışılmasının ve işin vahim boyutlara ulaşmasını istemiyor. Bundan dolayı henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Fakat şu ana kadar gidilmeyeceğine yönelik bir gelişmede yok. Fakat genel hava olumlu. Karşı tarafta güvenlikle ilgili bir zemin ve endişeler yaşanıyor. Çünkü karşıda tarihi birtakım yanlışların yapıldığı, milliyetçilik anlayışına oturtturulmuş bir zemin var. Güvenlikle ilgili sorunları dış politikadaki görevliler hallediyordur. Hiç istemeyiz fakat böylesine bir alanda ikili ilişkilerin durmasını isteyen gruplarca bir terör faaliyeti yapılsa sonuçları çok vahim olabilir. Protesto ya da başka bir şey de olabilir. Sonrasında iki ülke arasında kriz yaşanabilir. Böylesine bir zeminde güvenlik önlemlerinin ve tehlikeler için başka türlü tedbirlerin alındığını da biliyorum.”

Konuşmasını sürdüren Bugün Gazetesi’nin dış haberler müdürü Tecimen, AK Parti Hükümeti’nin Ermenilerle olan problemlerin çözümü noktasında Turgut Özal modelini örnek alması gerektiğinin altını çizdi.

Habil Tecimen, “AK Parti hükümeti bu meselede birtakım dengelerin gözetilmesini önceledi. Ama bu hareket bize bir şey kazandırmadı. Ülkede hükümetin iktidarını devam ettirmek ve dış politikada planlar yapabilmek için bunlar üzerinde çok çalışılması gereken işler. Mesele sadece liberallerin, eski solcuların bir şeyleri istemesinde değildir. Önemli olan doğru olanı yapabilmektir.” dedi.

Programın sonlarında CHP Genel Başkanı Baykal’ın “Ben Cumhurbaşkanı olsam Erivan yerine Bakü’ye giderdim” sözünü eleştiren Tecimen, ana muhalefet liderini kışkırtıcılık yapmakla suçladı.

Baykal’a “Sen en son ne zaman Bakü’ye gittin?” diye soran Tecimen sözlerinin devamında şöyle konuştu:

“Sırf Cumhurbaşkanı Gül Erivan’a gitti diye bu polemiği yapıyorsunuz. Türkiye adına politika oluşturmak zorunda olan bir siyasetçinin bunu söylemesi çok üzücü bir durum. Baykal’ın bu açıklamalar kışkırtıcılıktan, zemini bombalamaktan ve Türkiye’nin elini küçük düşürmekten başka bir işe yaramaz.”


GÜL’ÜN ERİVAN ZİYARETİ TARİHİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLACAK


Cumhurbaşkanı Gül, Ermenistan-Türkiye maçını seyretmeye Erivan’a giderse bunun yansıması nasıl olur?

Ziyaret tarihinin açıklanmamış olması Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmemesinden dolayıdır. Ermenilerin kendi içinde ve dışişleri bazında tartıştığı güvenlik problemleri var. Erivan bunu gerçekleştirebilecek mi? Bunu araştırmaya devam ediyorlar. Ermenistan konusunda Cumhurbaşkanımızın ziyareti ikili ilişkilerde tarihi bir yeni bir dönemi başlatacaktır. Ben çok ümitliyim bu konuda. Kafkasya’daki krizden dolayı Türkiye’de bazı odakların bunu alay konusu haline getirmesine rağmen hükümetin ısrarla çalıştığı Kafkasya Barış Paktı bize yeni bir açılım getirecek. Biliyorsunuz tarihi sebeplerle dış politikada en zor alanlardan biri de Ermenistan’la ilişkilerdir. Dinamikler, Türkiye ve Ermenistan açısından açmazlar içeriyor. Ermeni diasporası içinde aynı zamanda açmazlar içeriyor. Türkiye barışı sağlamak için gayret gösteriyor. Fakat bu konuda başarı sağlayamadık. Türkiye’nin bütün komşularıyla barış platform çerçevesinde sorunlarını çözmek istemesi Batı’da tartışılan konuların başında geliyor. Türk dış politikasının ve iç dinamiklerin tarihi yanlıştan dönmesiyle Rusya, Suriye, İran, Irak, Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkelerle iyi ilişkiler kurulması için atak yaparken Ermenilerle hala barışın tam anlamıyla sağlayamaması çok eleştiriliyor.

Türkiye, Kafkas Barış Platformu nedeniyle Ermenilerle eline eldiven takarak -bu tabiri tırnak içerisinde söylüyorum- aynı ortamda görüşme imkanı kazanacak. Rusya’nın, ABD’nin ve özellikle AB’nin bu konudaki endişeleri giderilirse bu platform işlerlik kazanacak ve Türkiye’de iç dinamikleri incitmeden Ermenilerle bir araya gelecektir. Bunun ilk aşaması Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan ziyareti olacaktır.

Bu gerçekleşirse ne olur? Buna baktığımızda Türk dünyası açısından çok önemli olacak Karabağ sorunu için platform kurulabilir. Yıllardır Azerilerle niçin düşman olduğu ve kimler tarafından kullanıldığı bilinen Ermeni tarafının dış politika sorunu olarak kronikleşen Ermeni-Türk ilişkileri açılım kazanacaktır. Ermenilerin bu platforma girmesi Türkiye dış politikasının bir başarısı olarak görülecektir. Dolayısıyla Gül’ün maç izlemek amacıyla ziyareti tarihi bir başarı olacaktır. Fakat ülkedeki bazı kesimlerin bunu anlamakta zaafı olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen ilişkiler iyileşirse çok önemli bir adım olacaktır.

ZİYARET TARİHİNİN AÇIKLANMAMASININ SEBEBİ GÜVENLİK ENDİŞESİ


Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyaretiyle dünyaya ve yurt içinde bu geziyle ilgilenen kesime verilmesi gereken mesaj ne olmalıdır?

Şunu ifade etmek gerekiyor. Türkiye’deki çevrelerin bu ziyarete bakış açısını siz zaten özetlediniz. Türk iç politikası ASALA’nın Türk diplomatlara saldırısı sonrası kapandı ama bugüne kadarki süreçte dış politika temsilcilerin bir şeyler yapmak istedi açık. Muhalefet olmasına rağmen tarihte Alpaslan Türkeş’in Ermeni yetkilerle görüşmesi, barış yolundaki kapıların açılmak istendiği zaten biliniyor. Bu noktada olması gereken şey Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesidir. Düşmanlık ilişkileri bize hiçbir şey kazandırmaz. Düşman olsanız nereye varabilirsiniz? Dünya bu noktada size ne söylüyor? Bunlar önemli meseleler. Ermenilerde artık bazı şeyleri itiraf etmeye başladı. Karabağ konusunda adım atmamalarının sebebi de kendi iç dinamiklerindeki tepkilerdir. Ermeni yetkililerin boyunu aşan konularda var. Bunun bilinmesi ve kabul edilmesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyaretini yapıp yapmayacağını açıklamasının birtakım sebepleri var. Birincisi Gül, bu konuların medyada çok tartışılmasının ve işin vahim boyutlara ulaşmasını istemiyor. Bundan dolayı resmi açıklama yapılmadı. Fakat şu ana kadar gidilmeyeceğine yönelik bir açıklama da yapılmadı. Genel hava olumlu. Karşı tarafta güvenlikle ilgili bir zemin ve endişeler yaşanıyor. Uçağın son anda kalkmasının sebepleri de var. Karşıda tarihi birtakım yanlışların yapıldığı ve milliyetçilik anlayışına oturtturulmuş bir zemin var. Güvenlikle ilgili sorunları dış politikadaki görevliler hallediyordur. Hiç istemeyiz fakat böylesine bir alanda ikili ilişkilerin durmasını isteyen gruplarınca bir terör faaliyeti yapılsa sonuçları çok vahim olabilir.


ERMENİ MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNDE ÖZAL MODELİNİ UYGULANMALIDIR


Taşnak Partisi’nin Cumhurbaşkanı Gül’e yönelik birtakım eylemler yapabileceği konuşuluyor.

Protesto ya da başka bir şey de olabilir. Sonra iki ülke arasında kriz yaşanır Allah muhafaza. Böylesine bir zeminde güvenlik önlemlerinin ve tehlikeler için başka türlü tedbirlerin alındığını da biliyorum.

Cumhurbaşkanımızın maçı izlemesinin sembolik bir anlamı dışında pek de önemi yok aslında. Gül nihayetinde Türkiye-Ermenistan maçını izleyip gelecek. Ama bunun iki tarafın halklarını mutmain olması ve Türklerle yakınlaşabiliriz demesi açısından sembolik bir değer taşıyor. Türkiye’nin Ermenistan’la olan sorunu Türkiye’nin iç güvenliğini tehdit etmektedir. Bunu hemen belirteyim. Kuzey Irak’ta PKK terörüne yönelik hamle yapıldığında akla hemen Ermenistan gelmişti. Dolayısıyla Ermenilerle ilişki içerisine girdiği vakit bu durum ülkedeki iç politikayı direk etkileyecektir. Böylelikle içerideki terör olaylarının önüne geçilmiş olacaktır. Erivan Dağları’nda PKK’lı aramak mümkün olamayacağına göre en iyi yol budur. Aslında Türkiye gibi NATO üyesi, AB yolundaki bir ülkede güvenlik sorunu yaşanıyorsa şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz gerekiyor.

Türk hükümeti Turgut Özal’ın gösterdiği tavrı Ermenilerle olan meselelerde de göstermelidir. AK Parti hükümeti bu meselede birtakım dengelerin gözetilmesini önceledi. Ama bu hareket bize bir şey kazandırmadı. Ülkede hükümetin iktidarını devam ettirmek ve dış politikada planlar yapabilmek için bunlar üzerinde çok çalışılması gereken işler. Mesele sadece liberallerin, eski solcuların bir şeyleri istemesinde değildir. Önemli olan doğru olanı yapabilmektir.

Azerbaycan bu konuda açıklama yapabilir. Hatta Azeri bir diplomat bu görüşmelerde açık ya da gizli olarak bulunabilir. Bu görüşme Ermenilerin yaptığı her şeyin ve katliamların kabul edilmesi demek değildir.

Diğer taraftan ben bir gazeteci olarak Baykal’ın “Ben olsam Bakü’ye giderdim” sözünü eleştirmek zorundayım. Baykal’a soruyorum: “Sen en son ne zaman Bakü’ye gittin?” Sırf Cumhurbaşkanı Gül Erivan’a gitti diye bu polemiği yapıyorsunuz. Türkiye adına politika oluşturmak zorunda olan bir siyasetçinin bunu söylemesi çok üzücü. Baykal’ın bu açıklamalar kışkırtıcılıktan, zemini bombalamaktan başka ve Türkiye’nin elini küçük düşürmekten başka bir işe yaramaz.

(Moralhaber.net)

YORUMLAR 3
  • Eyüp Selahattin DOĞAN 17 yıl önce Şikayet Et
    Çok BİLMİŞŞŞŞ. Baykal bu tehditkar demeçleri bırak artık ergenekon da seni koruyamaz artıkım orduda eskisi gibi senin isteklerini yerine getiremez halkın desteğini kaybedenler başka destek arayışındalar ama boşuna kavgalar bunlar sonuç MÜSLÜMAN BİR ÜLKEDE birkaç din düşmanı aklını peynir ekmekle yemiş bazı akılsızlarda onlara güvenmiş sonuç boş baykal efendi boş. Daha açık yazmak isterdimde sözde demokrat bir ülkede yaşıyoruz neme lazım şimdilik karnımızdan konuşmaya devam birgün düşünce suç olmaktan çıkarda daha açık yo
    Cevapla
  • hasan kurt 17 yıl önce Şikayet Et
    tencere kapak. sanki yeni bir şeymiş gibi söylüyorsunuz.başka yaptığı bir iş mi var baykalın konuşmalaralına bakın bu hükümetin yaptığı her şey yanlış diyor peki karşı bir fikrin varmı yok nasıl yaparsa daha iyi olacak onunda cevabı yok senin neyin doğru onu söyle bu gidişle yalnızca yanında önder sv ile kılıçdaroğlu kalacak yani bir tencer iki kapak mutlu olun emi!!!!!!!!!!.
    Cevapla
  • yasargur 17 yıl önce Şikayet Et
    çok yakışır. hem ülkemizin tanıtımı,hem ikili ilişkiler açısından,hemde diyalokların sürekli açık olması adına ziyaretin çok yararlı olacağı kanısındayım. gidersen bizdende çok selam çumhurbaşkanım.
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR