Can Dündar'ı çarşaflı değil kocası rahatsız etti

Can Dündar, çarşaflı kadınların CHP'ye katılımını sosyalleşme olarak yorumlarken, "Çarşaflıyı bırakın, asıl kocasının ne işi var CHP’de?" diye sordu.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 20.11.2008 09:42 GÜNCELLEME 20.11.2008 09:42 SİYASET
Can Dündar'ı çarşaflı değil kocası rahatsız etti
Can Dündar'ı çarşaflı değil kocası rahatsız etti

Can Dündar'ın köşe yazısı

Çarşaflıyı bırakın, asıl kocasının ne işi var CHP’de?

Doğrusu ben çarşaflı bir kadının CHP’ye üye kaydedilmesini hiç yadırgamadım.
Baykal’ın dediği gibi “Bir insanın kılık kıyafetine bakıp onun düşüncesini ya da ahlaki kimliğini etiketlemek mümkün değildir”.
Doğru da değildir.
Önceki gün NTV, bu açılımın mimarı olarak tanıtılan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in açtığı Cumhuriyet Halkevleri kurslarına katılan kadınlarla röportajlar yaptı. Kadınların çoğu türbanlıydı. Bir tanesi, makyajlı çehresini kameraya döndü ve dedi ki:
“Eve kapanmıştım. Bunalıma girmiştim. Nihayet burada kendime geldim.”
Siyasetin Türkiye’ye sağlayabileceği en büyük fayda, bu sosyalleşmedir.
O yüzden CHP kendi sınırlarını aşmak, Türkiye’nin önünü açmak istiyorsa hızla kitleselleşmeli ve AKP’nin yaptığı gibi, kadını evinden dışarı, partiye, kursa, siyasete çekebilmelidir.
Yakasına rozet takılan kişi, yarın rozetiyle kıyafeti arasında bir uyumsuzluk hisseder ve yeni arayışlara girerse siyaset, üzerine düşeni yapmış demektir.

* * *

Bence üyeliği yadırganması gereken asıl kişi, yakasına rozet takılan çarşaflı kadın değil, onun Sultanbeyli Belediye Başkanlığı için aday adayı olan kocasıydı.
Geniş ailesini Baykal’ın arkasına yığıp fotoğraf çektiren Ercan Karabayır, Sabah muhabirinin eşiyle görüşme isteğini reddederken şöyle diyordu:
“Kayınpederim Erzurum’dan arayıp ‘Kadın kısmı gazeteye, televizyona çıkar mı’ diye bana kızdı. Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Eşim sadece kadın kollarıyla çalışacak. Ben bu yolda tek başıma yürüyeceğim. Biz kadının çok göz önünde olmasını istemeyiz. Bizde kadın geleceği yapar. Gelecek, çocuk yetiştirerek yapılır.”
“Anadolu’ya özgü bir mutaassıplık“ filan değildir bu; Anadolu insanının büyük çoğunluğu eşiyle tarlada, düğün dernekte bir aradadır. Bence parti kapısından sokulmaması, tersine mücadele edilmesi gereken zihniyet budur.
“Bir insanın kılığına kıyafetine bakıp onun düşüncesini etiketlemek mümkün değildir”, ama kadını kuluçka makinesi gibi gören düşüncelere sahip birini, takım elbisesine bakıp partiye almak, hele ki aday yapmak “takiye”dir ve partinin “çağdaş, ilerici” çizgisini, kuruluş temellerini hiçe saymaktır.

* * *

Ama dikkat ettiyseniz CHP’de “çarşaflı açılımı”ndan rahatsız olan kadınlar bile bunu dile getirmiyor.
O kadar şekilciler ki, kravat taktığı sürece “peçeci” bir başkan adayına itirazları yok.
Ama ne düşündüğünü bile bilmedikleri bir kadını sırf “peçeli” diye yargısız dışlayabiliyorlar.
Üniversitede türban tartışmasında da itirazımız buydu hep:
Aynı fikre sahip erkeklere kapılar açılırken, genç kızlar örtüleri yüzünden okutulmama cezasına mahkûm ediliyorlardı.
Sultanbeyli töreninin bir “seçim şovu” olduğunu, “açılım” söyleminin de birkaç aya kadar unutulacağını bilsem de bu yaklaşımı destekliyorum.
Önemli olan soru şudur:
“Kadın evde çocuk yapar, erkek dışarıda politika” zihniyetinden nasıl kurtulacağız?
Kadınları bu zihniyetin elinden kurtaracak, “zincirlerini kıracak” en önemli manivela, siyasettir.
Siyasetin kapıları, bu mücadeleye sonuna kadar açılmalıdır.

(Milliyet)

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • mehmet yazıcı 17 yıl önce Şikayet Et
    TEBRİKLER. Tebrik ediyorum. Hele ÇOCUK İŞİNİ KENDİ yapmak isteyen erkekleri..
    Cevapla
  • Mehmet Akif 17 yıl önce Şikayet Et
    bravo.... "Yakasına rozet takılan kişi, yarın rozetiyle kıyafeti arasında bir uyumsuzluk hisseder ve yeni arayışlara girerse siyaset, üzerine düşeni yapmış demektir." siyasetin de asli görevi budur zaten değil mi sevgili dündar: yakasına bir rozet takmak suretiyle insanları inandığı değerlerden uzaklaştırmak, yeni arayışlar içine sokmak. şunu açık açık dinsizleştirmek desene, dürüstçe, mertçe, niye diyemiyorsun??
    Cevapla
  • Ferda DEMİRELLİ 17 yıl önce Şikayet Et
    doğru söze ne denir.... nesi yanlış ki bunun,adam o kocadan değil,zihniyetinden rahatsız,bir bayan olarak benim de rahatsızlık duyduğum kadının sadece erkeğin işine geldiği alanda çalışması fikrine karşı. bunu da sonuna kadar destekliyorum.fikriniz bol olsun can bey....
    Cevapla
  • dilek çelik 17 yıl önce Şikayet Et
    Şükür aslına rücu ettin:). sana anlayışlı hal daha iyi yakışıyor dündar. çok doğru;aynı fikri taşıyan erkek sırf kılık kıyafetinden dolayı alınıyor ama kızlar alınmıyor okula. bu ne şekilciliktir. sizin de dediğiniz gibi bu bir seçim şovu chp için. açıkçası buna da şükür diyemiyorum , bu iki yüzlülüktür.amaca giden her yol mübah değildir bizim inancımızda bu chp nin taktiği. "partiye alınsın da, görüntü olsun, ama ünv.lere asla" diye bir zihniyet olamaz.
    Cevapla
  • Musa KARA 17 yıl önce Şikayet Et
    SULTANBEYLİ İLE SULTANGAZİ'yi dahi karıştıran habercilik!?.... Sultanbeyli Anadolu yakasında bir belde, Sultangazi ise Avrupa yakasında yeni kurulan bir ilçedir. Bu olay da Sultngazi'de yaşandı. Bunun bile farkında olmayan Milliyet habercilik yaptığını sanıyor. Ben hiç bir zaman O gazeteyi ciddiye almadım. Ciddiye alan aydınlara hayırlı olsun!....
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR