CHP ve yargının 'kutsal ittifak'ı mı var

Türkiye'de değişime direnişin bayraktarlığını yargı ve ordu yapıyor. Nedeni de açık; kurulu düzen en çok onları 'koruyup kolluyor'. Peki ya CHP, o direnişin neresinde?

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 17.07.2009 06:58 GÜNCELLEME 17.07.2009 06:58 SİYASET
CHP ve yargının 'kutsal ittifak'ı mı var
CHP ve yargının 'kutsal ittifak'ı mı var

İhsan Dağı'nın haberi

'Değişim', büyük kitleler için fırsattır. 'Yeni düzen'e geçiş, daha fazla özgürlük, eşitlik ve kaynak anlamına gelir. Yerleşik düzen için ise değişim 'kâbus'tur. İmtiyazlarını, imkânlarını kaybetmek veya daha geniş kitlelerle paylaşmak demektir. Değişimin daha fazla demokrasiye, hukuka, şeffaflığa tekabül ettiği bir durum statükoda depremler yaratır, direnç odakları oluşturur.

Türkiye, büyük bir değişim sancısı yaşıyor. Bu, kaçınılmaz. Toplumun kaderine ve kaynaklarına egemen hale gelmesi, dünyanın her yerinde belli bir mücadelenin sonucudur. Dünyanın hiçbir yerinde oligarşik yönetici, elit iktidarını ve imkânlarını geniş halk kitleleriyle paylaşmaya kendiliğinden razı olmadı. Değişime direndiler, değişimden yana olan toplumsal ve ekonomik güçlere karşı mücadele ettiler. Ancak demokrasi, özgürlük, hukuk ve adalet taleplerine yenik düştüler.

Türkiye'de değişime direnişin bayraktarlığını yargı ve ordu yapıyor. Nedeni de açık; kurulu düzen en çok onları 'koruyup kolluyor'.

Yerleşik düzeni ve çıkarları savunmak için 'bürokrasinin kutsal ittifakı' yeniden kuruluyor şu günlerde. Ordu ve yargı 'statükonun değişmezliği'ni gösterme çabasında. Bu iki gücü bir araya getiren de CHP, daha doğrusu CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne götürdüğü bir düzenleme.

Sözünü ettiğimiz, askerlerin örgütlü suçlardan dolayı sivil mahkemelerde yargılanmasına imkân veren yasal düzenlemenin iptali için CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'nde dava açılmış olması. Askerlerin örgütlü suçlara karışmaları ve darbe girişimlerinde bulunmaları halinde sivil mahkemelerde yargılanmalarına imkân veren yasa değişikliğine önce itiraz etmemişti CHP, hatta destek vermişti. Ertesi gün aldığı 'işaretler'le kutsal ittifaka döndü, Anayasa Mahkemesi'ne yasanın iptali için dava açtı. Ardından da Yargıtay Başkanı bu konuda görüşünü açıkladı; yeni düzenlemeyi 'anayasaya açıkça aykırı' ilan etti.

Görüldüğü üzere bürokrasi ile CHP'nin uyumu derin. Demokrasinin de hukukun da önünü tıkayan işte bu 'uyum', daha doğrusu 'statükonun kutsal ittifakı'. Karşımızdaki bir 'cephe'; kendini toplumun, siyasetin, hukukun üstünde görenlerin cephesi... Hukuku da, siyaseti de, toplumu da devletin, yani kendilerinin bir uzantısı olduğu sürece makul görüyorlar. Bağımsız bir hukuk, özgür bir toplum ve demokratik bir siyaset tahammül ötesi. Çünkü, böyle bir Türkiye'nin efendisi bürokrasi ve onların organik sivil uzantıları değil, büyük halk çoğunlukları olacak, biliyorlar.

Bir yüksek yargı başkanının, devam eden bir davada görüşünü açıklaması, yargıya 'açıkça' bir müdahale girişimi. Yani, suç. Hatta yüksek yargı mensuplarını bağlamıyor galiba bu hukuk ilkesi. Hukuk kimsenin umrunda değil; statükonun güçleri değişime hukuk pahasına direniyor, dün de direnmişlerdi, yarın da direnecekler.

Yargıyı değişime razı etmek adeta imkânsız. Hukukun, adaletin değil statükonun kalesi. Ama yargıyı hukuk ve demokrasi içine çekmeden de kurumsal ve yasal reformlar fazla bir anlam taşımıyor; yani değişim kurumsallaşamıyor. Açmaz bu.

Bir yandan askerin örgütlü suçlardan dolayı 'sivil mahkemeler'de yargılanmasına ilişkin düzenlemenin demokratikleşme ve AB uyum süreci için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu söylüyoruz, öte yandan 'sivil yargı'nın en tepesindeki kurumun başındaki kişi bu düzenlemenin anayasaya aykırı olduğunu ilan ediyor, mesele Anayasa Mahkemesi'ne intikal etmişken.

Anlaşılan 'sivil yargı' konusunda da fazla heyecanlanmaya gerek yok. Yargıtay'ın Şemdinli davasını 'askerî mahkeme'ye gönderen kararını hatırlayın. Yetmezse Anayasa Mahkemesi'nin hukuk dışı 367, anayasa değişikliği ve kapatma davası kararlarını hatırlayın...

Bütün bunların ardından ister istemez aklımıza gelen soru şu: Ordu, CHP ve yargı arasında 'organik' bir bütünlük, 'kutsal bir ittifak' mı var? Varsa, neden ve kime karşı?

i.dagi@zaman.com.tr

(Zaman)

YORUMLAR 24 TÜMÜ
  • erdogansubas 16 yıl önce Şikayet Et
    İMANSIZ İTTİFAK MİLLETE KARŞIDIR. son cumlenızde ıttifakın kime karşı oldugunu sorarak baglamısınız .hafı zam beni yanıltmıyorsa İSMET İNÖNÜ nun hatırlarında SUBAYLARA hitaben MİLLET DÜŞMANINIZDIR.Hi tabının ne anlama geldıgını anla mak zor degil İsmet Paşa, milletimiz aleyhindeki bu konuşmayı İkinci İnönü Savaşı esnasında Bursa`dan göçen, içinde subayların ve ailelerinin bulunduğu bir kafileye hitaben yapmıştı& Kaynak kimmiş? İsmet Paşa`nın kendisi! (Hatırattan İdris Küçükömer`in "Düzenin Yabancılaşması" adlı çok kıymetli eseri
    Cevapla
  • aslan aslan 16 yıl önce Şikayet Et
    olsun be. her ailede yarmaz çocuklar olur. chp de Türkiye nin yaramaz çocuğu. mızıkçılık yapıyorlar. sıkıştımı ya asker abisine yada hakim amcasına şikayet ediyor. ne yapsın adamı halk başbakan yapmıyor.
    Cevapla
  • Metin Yazar 16 yıl önce Şikayet Et
    İttihatçılar da vatanı seviyorlardı.. İttihatçı çetelerin ve örgütlerin yandaşları orduyu değil örgütlerini savunuyorlar.Orduyu çetelerle özdeşleştirerek çetelerle mücadele edenleri ordu düşmanı gibi göstermeye çalışıyorlar.Bu, orduya yapılacak en büyük hakaret ve ihanettir. Orduyu yıpratanlar da bunlardır. Bu taktikleri sürdüğü sürece ordu yıpranacak çok kızdıkları emperyalizme bilmeden hizmet etmeye devam edecekler. Ordumuzun silahlarını yağmalayanları,bu silahlarla infaz timleri kuranları nasıl olur da savunurlar anlaşılır gibi değil.
    Cevapla
  • Metin Yazar 16 yıl önce Şikayet Et
    Zaman herşeyin ilacıdır.. Yüksek yargının içinde Ergenekon'un hamiliğine soyunanlar "varsa", bu cüreti cesaretlerinden değil bir kısım "silahlı güçler"den alıyorlardır. Onların telkin,tavsiye,emir ve cesaretlendirmeleriyle direnmeye çalışıyorlardır.İtalya'daki temiz eller operasyonunun meşhur savcısı,"En büyük engellemeyi yüksek yargı kurumlarının içine sızmış olan hakimlerden gördüm" demişti. Türkiye'de de öyle mi değil mi hep birlikte göreceğiz.
    Cevapla
  • Fırat Kartal 16 yıl önce Şikayet Et
    hemde ne kutsallığı. birbirinin bütünleri adeta
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR