Günay Kılıçdaroğlu'na sordu: Neden oy kullanmadın

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sen Meclis'te ne oyu kullandın? Söylesin bunu. Ana muhalefet partisi genel başkanı sen Meclis'te 1,5 ay boyunca bu yasalar görüşülürken ve 40'dan fazla oylama yapılırken ne oyu kullandın kardeşim'' dedi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 29.07.2010 14:40 GÜNCELLEME 29.07.2010 14:40 SİYASET
Günay Kılıçdaroğlu'na sordu: Neden oy kullanmadın
Günay Kılıçdaroğlu'na sordu: Neden oy kullanmadın

Günay, çeşitli ziyaretler ve incelemelerde bulunmak için geldiği Karaman'da AK Parti il teşkilatını ziyaret etti.

Ziyarette, Anayasa değişiklikleriyle ilgili Meclis'te uzun tartışmalar yaşandığını ifade eden Günay, muhalefet partilerinin hepsinin karşı tavır sergilediğini söyledi.

MHP'nin ret oyu kullandığını, BDP ve CHP'nin oy kullanmadığını ifade eden Günay, ''Niye oy kullanmadılar? Şimdi Meclis'te oy kullanmadılar, fakat millete gidip 'hayır verin' diyorlar. Sen milletvekili değil misin kardeşim? Kanun yapmak senin işin değil mi? Meclis'te görüşmeler yapıldığında her maddenin 2 kez oylaması olduğunda, 40 küsür oylama yapılırken sen bir 'hayır' oyu vermemişsin, ne yüzle milletten 'hayır' oyu istiyorsun? Sen milletin sana verdiği asli görevi yapmamışsın şimdi niye milletin aklını karıştırmaya çalışıyorsun'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun meydan meydan dolaştığını ve halka ''hayır oyu verin'' dediğini ifade eden Günay, şöyle devam etti:

''Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sen Meclis'te ne oyu kullandın? Söylesin bunu. Ana muhalefet partisi genel başkanı sen Meclis'te 1,5 ay boyunca bu yasalar görüşülürken ve 40'dan fazla oylama yapılırken ne oyu kullandın kardeşim? Oy kullanmadıysan bunu millete açıkla. Niye oy kullanmadığını açıkla. Niye kullanmadın da şimdi milletten 'hayır' oyu istiyorsun bir de bunu açıkla. Milletin aklını karıştırmaya gerek yok. Çünkü 'hayır' denilecek bir durum yok ortada. Hayır demek, 'Türkiye'de 12 Eylül Anayasası devam etsin, Türkiye'de bazı insanların yargı karşısına çıkmasıyla ilgili engeller devam etsin, Türkiye'de Avrupa'daki gibi çağdaş hukuk ilkeleri olmasın, Türkiye yeterince hakkını arayamayan bir ülke durumunda kalsın' demek. 'Demokrasi olmasın, hukuk devleti olmasın, insan hakları olmasın, insan hakları hukuk devleti konusunda Türkiye bir adım daha öne gitmesin' demek. Millet kendi yararı olan işlere hayır der mi, böyle bir şey olabilir mi?''

''PARLAMENTODA KARŞI TAVIR SERGİLEYEN PARTİLERİN İÇERİSİNDE HÜCREYE GİRDİĞİ ZAMAN 'EVET' VERECEK MİLLETVEKİLLERİNİ BİLİYORUM''

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Bize Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler dayatmasın istiyoruz. Biz kendi insanımız için gerekli olan ne varsa, kendi irademizle, kendi kararlılığımızla, kendimiz yapalım istiyoruz'' dedi.

Günay, partisinin Karaman il başkanlığındaki konuşmasında, 2002 yılından bu yana milletin kararlılıkla koalisyonları, didişmeyi reddettiğini ve istikrarla, kararlılık doğrultusunda hizmet verecek bir iktidara destek verdiğini bildirdi.

Didişmeyi, çatışmayı, çekişmeyi değil, hizmeti öne alan bir siyaset anlayışını tercih ettiklerini anlatan Günay, bu sayede kaynakları, eskisine göre daha çok millet için kullanabildiklerini bildirdi.

Ayrım yapmaksızın Türkiye'nin her yerine yatırım yaptıklarını ve bunların hepsini milletin sayesinde gerçekleştirdiklerini dile getiren Günay, milletin yaşam düzeyi, standartları yükselsin diye ayrı bir gayret içinde olduklarını söyledi.

15 GÜNDE 15 YASA

Türkiye'ye zaman zaman dışarıdan bazı telkinler olduğunu dile getiren Günay, ''1999 ve 2000'i hatırlayalım. O ekonomik krizden sonra uluslararası bir takım temsilciler geldiler Türkiye Hükümeti'nin önüne bir paket koydular. 15 günde 15 yasa... Gazeteler bunu böyle yayınladı hatırlayın. '15 günde 15 yasa Parlamento'dan istiyoruz' dediler. Parlamento'da bütün taraflarıyla 'evet emredersiniz' dedi. Şimdi bunlar olmasın istiyoruz. Bize Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler dayatmasın istiyoruz. Biz kendi insanımız için gerekli olan ne varsa, kendi irademizle, kendi kararlılığımızla kendimiz yapalım istiyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'de 30 yıldır şikayetçi olunan bir Anayasa olduğunu anlatan Günay, aslında 2007'den sonra Anayasa'yı topyekun değiştirme arzusunda olduklarını ancak bu düşünceleriyle ilgili haksız tartışmalar ortaya çıktığını belirtti.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Anayasa konusunda Millete verdikleri sözün bir kısmını hiç olmazsa acil olanlarını bir paket hazırlayarak yapmak istediklerini vurgulayan Günay, şunları kaydetti:

''Yaptığımız bundan ibarettir. Önce 'hiçbir şey görüşmeyiz' dediler. Sonra '2 madde hariç geri kalanını görüşelim' dediler. Sürekli fikir değiştirmeye çalıştılar. Yaptığımız çok basit bir düzenleme. Yani insana uygun, hukuk devletine uygun, akla uygun, dünyadaki evrensel standartlara uygun düzenlemeler. Nedir bunlar? Kadınları destekleyici düzenlemeler Anayasa eşitlik ilkesine aykırı sayılmasın. Engellilerle ilgili alınacak tedbirler Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı sayılmasın. Şehit, gazi, dul ve yetimlere yapılacak yardımlar Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı sayılmasın. Devlet çocuklarla ilgili özel önlemler alsın. Herkesin ailesine solcu, sağcı diye sicil işlenmiş. Bu sicilleri, bu fişlenmeleri kaldıralım. Vatandaş bugün Türkiye üzerinde düzgün bir yurttaş ise bu geçmişteki sabıkalarını silip atalım, herkes çalışmasının, emeğinin karşılığını alsın.

Türkiye'de sivil yargı ve askeri yargı birbirine karışmış vaziyette. Esas olarak sivil yargı olsun, askeri yargının sınırları çizilip o sınırların dışına gereksiz olarak askeri yargı taşmasın. Çünkü dünyada yargı tekliği esastır. Bizim insanımız hakkını arayıp da alamadığı zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidiyor. Halbuki bazı ülkelerde kendi yüksek mahkemelerine gidiyorlar. Peki bizim insanımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitmeden önce Anayasa Mahkemesine gitse de biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne tazminat ödeyeceğimiz yere Anayasa Mahkemesinin düzeltmesiyle o konuları aşabilsek daha iyi olmaz mı? Evet olabilir.''

Günay, Yüksek Hakimler Kurulunun bütün hakimlerle ilgili karar verdiğini ancak sadece Yargıtay üyelerinin Cumhurbaşkanı'na teklif ettiği kişiler arasından seçildiğini bildirerek, ''Hayır öyle olmasın. Yargıtay üyesi olma derecesine gelmiş ama Yargıtay üyesi olamamış birinci sınıf hakimler, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanları, Ticaret Mahkemesi Başkanları da Yüksek Hakimler Kurulu seçimine katılsın'' diye konuştu.

Günay, şöyle devam etti:

''Bir de Anayasa Mahkemesi... Parlamento'nun kararları hakkında karar veren Mahkeme... Dünyanın her yerinde bu mahkemelere parlamentolar üye gönderir. Biz de 'TBMM'den 3 tane Anayasa Mahkemesine' üye gönderelim dedik. 'Olur mu?' diyorlar. 1961 Anayasası'nda 5 tane üye gönderiliyordu. Bir de Türkiye'de 60-70-80'de darbeler olmuş. Anayasa'ya darbeciler hakkında 'soruşturma açılamaz, şikayet dilekçesi verilemez, tazminat davası açılamaz, ceza davası açılamaz' diye hüküm koymuşlar. Böyle birşey olabilir mi? Bunu da kaldırıyoruz. Hakkının çiğnendiğini düşünen vatandaşımız hakkını herkesten arayabilir. Meclis'te biz bunları uzun uzun görüştük. Konuştuklarımız aşağı yukarı bunlar. Belki unuttuğum bir kaç şey var. Ombudsmanlık hakem heyeti gibi...''

''PARTİ TARTIŞMASI DEĞİL''

Anayasa değişikliğinin parti tartışması olmadığını ifade eden Günay, ancak AK Parti ile diğer partiler arasında bir tartışmaya dönüştürülmek istendiğini söyledi.

Günay, aslında meselenin Türkiye'nin gelişmesiyle yerinde sayması arasında bir tartışma olduğunu vurgulayarak, ''Türkiye dünyaya, insanlığa, hukuka demokrasiye açılsın mı? Tartışma bu'' dedi.

''Parlamentoda karşı tavır sergileyen partilerin içerisinde hücreye girdiği zaman evet verecek milletvekillerini biliyorum'' diye konuşan Günay, vatandaşlardan Türkiye'nin önünü tıkayacak çağrıya kulak vermemelerini istedi.

''HANGİ ETNİK KÖKENDEN OLURSAK OLALIM, HANGİ İNANÇ GRUBUNDAN OLURSAK OLALIM SONUNDA HEPİMİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN YURTTAŞIYIZ. AYNI GEMİNİN YOLCULARIYIZ. KIŞKIRTICI EYLEMLERE KARŞI DAHA DİKKATLİ OLALIM. TUZAKLARA DÜŞMEYELİM''

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Hangi etnik kökenden olursak olalım, hangi inanç grubundan olursak olalım sonunda hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşıyız. Aynı geminin yolcularıyız'' dedi.

Bakan Günay, Karaman'da Yunus Emre Türbesi, Mevlana'nın annesi ve yakınlarının mezarlarının bulunduğu Medarı Mevlana Camii, Karaman Müzesi, Hatuniye Medresesi, Karaman Kalesi, Çeşmeli Kilise ve Tartan Evi'ni ziyaret etti.

Çeşmeli Kilise ziyaretinin ardından gazetecilere gündemle ilgili açıklamalarda bulunan Günay, ''Ülkede ekmeği, geliri, bereketi çoğaltmaya çalışıyoruz. Ekmeği çoğaltınca adalet de özgürlük de kolaylıkla çoğalabilir ve esenlik ortamı ülkeye hakim olabilir ama Türkiye'de ve bölgesinde barış olmasını istemeyen birtakım çevreler var. Bunlar Türkiye iyiye doğru adım attığında hemen içeride huzursuzluk, karışıklık çıkarmaya çalışıyor'' diye konuştu.

Bu tuzaklara kimsenin düşmeyeceğini belirten Günay, şunları kaydetti:

''Türkiye'de kimse kendi doğduğu topraklar daha kötü, daha çirkin diye kalkıp başkasının toprağına çalışmaya gitmiyor. Herkes biraz daha ekmek aramaya, biraz daha iyi yaşam aramaya niyetlendiği için başka yerlere gidiyor. Karaman'a, Karadeniz'e gelen tarım işçileri var. Bu insanlar topraklarından geçim bulabilmek için gidiyorlar. Nasıl bu bölgelerden yıllar önce Avrupa ülkelerine giden insanlarımız olduysa bu insanlar da ekmek için buralara çalışmaya geliyorlar. Hoşgörülü olmalıyız. Hangi etnik kökenden olursak olalım, hangi inanç grubundan olursak olalım sonunda hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşıyız. Aynı geminin yolcularıyız. Bu tür kışkırtıcı eylemlere karşı daha dikkatli olalım. Bu tür tuzaklara düşmeyelim. Her şeyin temelinde barış yatıyor. Atatürk'ün vasiyeti de odur. 'Yurtta barış, dünyada barış' Avrupa'nın savaş eşiğinde olduğu dönemde söylenmiş bir sözdür. Bu sözün ne kadar yol gösterici olduğu bugün bir kez daha anlaşılıyor.''

Bakan Günay, içeride huzur, esenlik, barış olursa daha çok yol, okul, köprü, eğitim, kültür ve istihdam imkanı olacağını belirtti.

Kaynakların didişmeye, silahlanmaya ayrılmasının asıl yapılması gereken şeyleri engellediğini ifade eden Günay, ''Bunu bütün yurttaşlarımızın dikkatine sunmak istiyorum. Hükümet olarak uzlaştırıcı dili dikkatle kullanmaya çalışıyoruz. Ama ne yazık ki bir avuç Türkiye'nin esenliğini, dirliğini, gelişmesini istemeyen kanunsuz kitle, ne yazık ki onların dilini kullanan birtakım aymaz siyasi çevreler, bu dikkatimizin yeteri kadar farkına varmamış gözüküyorlar ama ben milletimizin bizi anladığını düşünüyorum. İnşallah bundan sonra ağzımızın tadı bozulmaz'' dedi.

Günay, daha sonra, karayoluyla Mersin'in Mut ilçesine gitti.

''KİTLE TURİZMİ KONUSUNDA EGE DEĞİL, BENCE MERSİN BÜYÜK İMKANA SAHİP''

 Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Türkiye turizmde iyi gidiyor. Geçen yılın ikinci çeyreğine göre, bu yıl gelir itibariyle yüzde 7.4, gelen turist sayısı itibariyle de yüzde 10 civarında artıştayız'' dedi.

Bakan Günay, bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere karayoluyla geldiği Mersin'in Mut ilçesinde, Vali Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Milletvekili Ali Er, Kaymakam Osman Yenidoğan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Çalışkan, Mut Belediye Başkanı Murat Orhan, AK Parti İl Başkanı Mekin Merter Salt tarafından karşıladı.

Beraberindeki yetkililerle, ilçedeki Alahan Manastırı'nı gezerek bilgi alan Günay, Antalya'nın şu anda ülke turizminin üçte birini tek başına karşıladığını söyledi.

27 milyon turistin 9 milyonunun Antalya'yı ziyaret ettiğini ifade eden Günay, şöyle devam etti:

''Türkiye turizmde iyi gidiyor. Geçen yılın ikinci çeyreğine göre, bu yıl gelir itibariyle yüzde 7.4, gelen turist sayısı itibariyle de yüzde 10 civarında artıştayız. Bu dünya ortalamasının çok üzerinde.

Buradan Mersin'e ne düşüyor? 2010 yılının 29 Temmuz tarihi itibariyle söylüyorum hiçbir şey düşmüyor. Halbuki düşmesi lazım. Bu potansiyelden ve gelişmeden Mersin'in hakkını alması lazım. Bunu Mersin kadar hak eden her yerde hayata geçirmeye çalışıyoruz.''

MERSİN VE ANTALYA KARŞILAŞTIRMASI

Mersin'in Antalya'ya benzer özelliklerinin bulunmasına karşın, yatak kapasitesinin oldukça düşük olduğunu belirten Günay, şunları kaydetti:

''Kentin inanılmaz arkeolojik ve bitki zenginliği, üretim potansiyeli var. Dünyaya sunulabilecek neredeyse tüm imkanlara sahip. Ama Mersin'in bütününde Alanya kadar yatağımız yok. Şu anda Mersin'de ulaşım sıkıntısı var. Adana Havalimanı Mersin'i taşımaya, dünya turizmine cevap vermeye yetmiyor. Bir de Mersin geçmiş yıllarda ne yazık ki Akdeniz'in çeşitli illerden en kolay ulaşım merkezi olduğu için kötü bir ikinci konut işgaline uğramış. Şimdi Mersin'in bu açıdan bütün bunların farkında olan bir yönetimle yeni bir çalışma başlatacağız.

Türkiye'de bir yandan kitle turizmini sürdürürken, öte yandan da farklı mekanlarda butik, daha özel, doğayla iç içe, gastronomi ile iç içe bir turizm destinasyonu oluşturmaya çalışıyoruz. Ama bu farklılıkları hayata geçirirken, kitle turizmindeki potansiyelimizi de ihmal edemeyiz.

Kitle turizmi konusunda Ege değil bence Mersin büyük imkana sahip. Akdeniz'de Antalya'da yaptığımız her şeyi burada yapabiliriz. Üstelik Antalya'da yaptığımız yanlışları yapmama tecrübesine de şimdi sahibiz. Ağaç boyunu geçmeyen yapılaşmalarla, altyapısı son derece gelişmiş yapılaşmalarla kolay ve güvenli ulaşımla Mersin'in bütün bu zenginliğinin dünyaya ikinci bir Antalya olarak tanıtma şansımız var.''

TARSUS-KAZANLI PROJESİ

''Tarsus-Kazanlı Sahil Bandı Projesi''ne değinen Günay, ''Tarsus'u planladık, tahsise çıktık, önemli güçlü yatırımcılar var. Yol bekliyorlar, havaalanı konusunda iyileştirme bekliyorlar. Bu beklentilere cevap vermemek gibi bir durum söz konusu bile olamaz. Bu nedenle Tarsus'a en geç gelecek yıl kazma vurulacak. Ayrıca Tarsus'un arkasında tarih var. Saint Paul gibi önemli bir inanç durağı var. Yapılacak çalışmalarla bu tarihi yapılarla da turizmden pay alabileceğiz.''

İncelemelerini tamamlayan Bakan Günay, daha sonra ilçede görev yapan AA Yurt Muhabiri Ahmet Güler'in Mut Müzesi'nde açtığı fotoğraf sergisini gezdi.

KAYNAK : AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR