Koşaner'in rengini belli eden demeci

Hakkında çok şey bilinmeyen ve sessizliği ile dikkat çeken yeni Genelkurmay Başkanı Org. Koşaner, Köşk'te eşi başörtülü Cumhurbaşkanı için ne düşünüyor? Askeri müdahalelere ve terör sorununa nasıl bakıyor?

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 11.08.2010 17:30 GÜNCELLEME 11.08.2010 17:30 SİYASET
Koşaner'in rengini belli eden demeci
Koşaner'in rengini belli eden demeci

Radikal gazetesi Ankara temsilcisi Murat Yetkin, Ocak 2006’da, gazetenin manşetine de çıkan “Askerin iki endişesi” başlıklı yazısında görüştüğü askeri yetkilinin kim olduğunu yaklaşık 5 yıl sonra açıkladı.

Yetkin, o dönem rahatsızlıklarını her zaman meşru zeminde dile getirdiklerini anlatan ve “başka türlü müdahale olmaz” diyen kişinin dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Işık Koşaner olduğunu ilk kez kabul etti.

Yetkin, 4 gün önce, “Koşaner ne dediyse o oldu” başlığıyla yayımlanan yazısında, Koşaner’in adını ilk kez verdi. 26 Ocak 2006 tarihli gazete manşetinin “askerin iki endişesi” olduğunu hatırlatan Yetkin şu ifadeleri kullandı: “Üst düzey bir askeri kaynağa dayanarak, daha bir yıldan fazla zaman olan cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ‘artık terör sorunu olmaktan çıkan’ Kürt sorunu üzerine askeri kesimin nabzını aktarmaya çalışmıştım.

Söylenenler özetle şöyleydi:

1 Yasalarımız cumhurbaşkanı seçilecek kişinin, ya da eşinin nasıl giyinmesi gerektiğini söylemiyor... Asıl önemlisi, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak kişinin Cumhuriyet’in temel ilkelerini, Anayasa’nın temel ilkelerini koruma konusunda ne yapacağıdır.

2 Sorun artık terör sorunu olmaktan çıktı... Yarın belediyelerin kapısına Türk bayrağının yanına, belki de yerine başka bayrak asacaklar, o zaman da ses çıkmayacak...

Kaynağım, rahatsızlık konularını meşru zeminlerde dile getirdiklerini söyledikten sonra şunu söylüyordu: ‘Başka türlü bir müdahale olmaz. Allah göstermesin (önündeki sehpaya eğilip, eliyle tahtaya vurdu) hiç bir şeye faydası olmuyor.’

Aynı gün Genelkurmay bu haber üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada, benimle ‘şahsi randevu kapsamında’ görüşen kişinin Genelkurmay İkinci Başkanı olduğu, herhangi bir isim veya ihtimal üzerinde tutum ifade edici yargıda bulunulmadığı ve yorumlarımın ‘yanlış algılamadan kaynaklanmış olabileceğinin değerlendirildiği’ söyleniyordu.

‘Genelkurmay yalanlamıyordu’

Aslında Genelkurmay söylenenleri yalanlamıyordu. Yalnızca görüşmenin şahsi kapsamda yapıldığını söyleyerek TSK adına yapılmamış olduğunu vurgulamak istiyordu. Bu vurguyu artırmak için de örneği görülmemiş bir şekilde kaynağımın adını ifşa ediyordu.

Bugüne dek hiç açıkça kabul etmedim, ama muhataplarımın açıkladığını bugünün koşulları içinde kabul etmek gerekiyor. Genelkurmay’ın açıklaması doğruydu; kaynağım Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Işık Koşaner idi.

İŞTE DÖNEMİN GENELKURMAY 2. BAŞKANI IŞIK KOŞANER'İN YAKLAŞIK 5 YIL ÖNCE MURAT YETKİN'E YAPTIĞI AÇIKLAMALARI

Bir: Bizim için 2007'de kimin cumhurbaşkanı olacağı değil, seçilen kişinin ne yapacağı önemli. Cumhurbaşkanı Anayasa'nın korunmasından yana olduğu sürece sorun çıkmaz.' İki: Bölücülükle mücadelede geç kalınıyor, politika belirlenmeli

Üst düzey askeri kaynak, son dönemin en gözde siyasi konusu olan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ahmet Necdet Sezer'den sonra cumhurbaşkanı seçilmesi ihtimali üzerine sorularımızı böyle yanıtlıyor. Konunun artık yalnızca bir iç politika maddesi olmadığı, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerini de etkilediği görülebiliyor. Deniz Zeyrek'in haberinden, Erdoğan'ın 20 Ocak'ta Ankara'daki Avrupa Birliği büyükelçileriyle yediği yemekte bu konuda sorularla karşılaştığını öğreniyoruz. İçeride olduğu gibi, dışarıda da endişe kaynağı, Erdoğan'ın eşi Emine hanımın başörtülü olması nedeniyle siyasi istikrarı, ekonomik dengeleri olumsuz etkileyecek gerilimlerin yaşanıp yaşanmayacağı.

İsminin saklı tutulmasını isteyen üst düzey kaynak sözlerine şöyle açıklık getirdi:

'Yasalarımız cumhurbaşkanı seçilecek kişinin, ya da eşinin nasıl giyinmesi gerektiğini söylemiyor. Bu nedenle sayın Başbakan'ın, cumhurbaşkanı olması önünde bir engel bulunmuyor. Derseniz ki, kılık kıyafet resepsiyonlarda bir rahatsızlık yaratırsa... Rahatsız olursanız, resepsiyona katılmazsınız olur biter. Bakarsınız öyle bir durumda resepsiyon da yapılmaz.

'Asıl önemlisi, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak kişinin Cumhuriyet'in temel ilkelerini, Anayasa'nın temel ilkelerini koruma konusunda ne yapacağıdır. Yüksek sorumluluk gerektiren makamlar, çoğunlukla o makama oturan kişinin de daha sorumlu davranmasına yol açar.

'Örneğin Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi'ni işletme yetkisine sahip. Anayasa'nın değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif edilemeyecek ilk üç maddesi var. Anayasa böyle diyor ama, birisi çıkıp değiştirilmesini teklif ederse ne yaptırım uygulanacağını söylemiyor. Demek ki aslında buna yasal bir engel yok. Ama bir anlayış birliği var. Bu bozulmadığı, temel ilkelere sahip çıkıldığı sürece sorun çıkmaz.'

Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü:

'Tabii, bazı uygulamalar toplumun çoğu kesimi gibi bizi de rahatsız ediyor. Örneğin, imam-hatip mezunlarını sistemde ayrıcalıklı hale getirme girişimleri devam ediyor. Katsayı olarak denendi, şimdi de bu açık lise şeklinde deneniyor. Adeta bir fırsat kollanıyor. Bunları duydukça üzüntüden içimizin yağı eriyor. Ancak demokratik sistem içinde kendi konumuzla ilgili konuşuyor, görüşlerimizi yasal zeminlerde hükümete iletiyoruz. Başka türlü bir müdahale olmaz. Allah göstermesin (önündeki sehpaya eğilip, eliyle tahtaya vurdu) hiç bir şeye faydası olmuyor.'

'Çok geç kalınıyor'

Üst düzey yetkili, devletin zirvesinin son aylardaki en önemli gündem maddesi sayılan Irak ve ona bağlı olarak Kürt meselesindeki glişmeler üzerine de görüşlerini şöyle açıkladı:

'Irak'taki gelişmeler ABD'nin de istemediği şekilde gidiyor. Seçimlerin sonunda Şiilerin kontrolünde, Kürtlerin ve Sünnilerin katılacağı bir koalisyonun kurulması isteniyor. Kürtlerin katılmayacağı bir koalisyonun, Irak'ın parçalanması ile sonuçlanacağı endişesi var. Hoşlansak da, hoşlanmasak da, orada birlikte yaşamak zorunda olduğumuz bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu durumda Kürtlerin kontrolündeki bölgede ABD'den ve oradaki Kürt yönetiminden PKK'ya karşı istediğimiz desteği alamıyoruz. İstihbarat desteği alıyoruz ama, operasyon yapamadıktan sonra tek başına istihbaratın fazla bir yararı olmuyor.

'Tabii adına ister Kürt sorunu, isterseniz başka şey deyin, sorun artık terör sorunu olmaktan çıktı. İstendiği zaman rahatsızlık vererek, varlığını hissettirmek amacıyla hep el altında tutulacak olsa da, terör ikinci planda önem taşıyor. Sorun artık Kürt ayrılıkçılığı, bölücülük, yani siyasi. Bölücü hareketin taleplerini dile getirmesi için artık teröre fazla ihtiyacı yok.'

'Düşünce ve ifade özgürlüğünü kötüye kullanıyorlar. DTP'nin yetkilileri çıkıyor, terör eylemlerini övüyorlar, ses çıkmıyor. Polis, Öcalan posterleriyle gösteri yapanlara batıda başka, doğuda başka davranıyor; batıda müdahale ediyor, doğuda etmiyor. Bu acaba bir talimatla mı yapılıyor? Soruyoruz, ses çıkmıyor. Yarın belediyelerin kapısına Türk bayrağının yanına, belki de yerine başka bayrak asacaklar, o zaman da ses çıkmayacak.

"Bunlar Milli Güvenlik Kurulu'nda, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nda, başka yasal zeminlerde konuşulmuyor değil, konuşuluyor. Ancak harekete geçmekte çok geç kalınıyor. Şimdi TMY Kurulu'na bir gövde oluşturulacağı söylendi. Bekliyoruz. Ama TMYK adı üzerinde, terörle mücadeleyi amaçlıyor. Oysa alıncak önlemlerin terörle mücadeleye yönelik olması yetmiyor. Siyasi mücadele gerekiyor, siyasi mücadele içinse bir siyaset belirlenmesi lazım. Asıl bunda geç kalınıyor.'

Kıbrıs siyaseti

Radikal'e konuşan askeri kaynak, Kıbrıs siyasetinin ana hatları konusunda Genelkurmay ve Dışişleri arasında her zaman görüş alışverişinin bulunduğunu ve Dışişleri'nin hükümete sunduğu çerçevenin böyle belirlendiğini söyledi. Kaynak sözlerine şöyle açıklık getirdi:

"Bu demek değildir ki, Kıbrıs konusundaki her açıklama kelime kelime birlikte yazılıyor. Zaten gerekmez de. Ancak çerçeve üzerine titiz çalışmalar sürdürülüyor. Olması gereken de bu; Kıbrıs güvenlik boyutu olan, önemli bir konu."

Kıbrıs konusu, Başbakan Erdoğan ve MGK'ya katılan bakanlarla, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve kuvvet komutanlarının 4 Ocak'ta Başbakanlık'ta yaptığı toplantının iki önemli konusundan biri olmuştu. Diğer ana konu ise Irak ve Kürt sorunu idi.

RADİKAL-MİLLİYET-HABER 7

YORUMLAR 7 TÜMÜ
  • Mehmet Bodur 15 yıl önce Şikayet Et
    GENELKURMAY BAŞKANI ASKER İŞİNİ YAPSIN, SİYASET DEĞİL.... Bana ne onun görüşünden. Emekli olup parti kurunca bakarım, beğenirsem oy veririm. O işine baksın. Zaten az bir yılı var emekli olmasına.
    Cevapla
  • hüseyin 15 yıl önce Şikayet Et
    BU ÜLKEDE BİRİLERİ DEĞİL,HALK OLARAK HEPİMİZ SUŞLUYUZ,(AYIRIMSIZ). 73 milyonun kardeşliği için herkes konuşmalı,düşüncelerini söylemeli,tartışılmalı ve toplum olarak hepimiz öz eleştiri yapmalıyız.ayırımsız herkeste yaptığı yanlışları kabul etmeli.bu ülkedekimsede kendini masum çıkarmaya çalışmasın.herkeste suç var.halk olarak hepimiz suçluyuz,birbirimize haksızlığa uğrarken sahip çıkmadık.herkes ondan banane dedi.şimdi artık birisine haksızlık yapılıyorsa her yerden aynı ses çıkmalı.halk birbirine sahip çıkmalı,şekline,ırkına,düşüncesine,dinine,inancına, bakılmadan
    Cevapla
  • Müslüm 15 yıl önce Şikayet Et
    Uzman Erbaslar İçin Bir Gelişme Olacak mı?. Yeni Genel Kurmay Başkanımız, bakalım Uzman Erbaslar hakkında herhangi bir düzenleme yapacak mı. Dagların ebedi yolcuları, gül kokulu bedenler için, acaba özlük hakları konusunda, belli bir calısması varmı? Umarım Uzman Erbasların sorunlarını düzeltmek icin, meclise sunum yapar. İstenilen cok bir sey degil. Yeni mezun olan tegmenlerin törenine gittigi kadar, biraz da Uzman Erbasların görev yaptıkları yere gitseler de, sorunları daha yakından görseler, fena mı olur.
    Cevapla
  • TURK 15 yıl önce Şikayet Et
    o gün öngörüler bugünü isaret ediyor. yerinde ve cok isabetli gorus bildirmis,bundan rahatsiz olmalari normal,pasamiza gorevinde basarilar.abdnin kaygilandigi 2011 genelkurmay kadrosuna bakarsaniz 2004te bir albay bir aciklama yapmisti diyarbakirda,degil SEHIDIM icin kandili gunessi söndürrüm diye,o sahsiyetteki komutanlari engellemek icin hersey yapildi,sonuc..öngörü ortada bdpnin diyarbakir aciklamasida.akepeliler gurur duyyordur.pkknin veremedigi pskolojik yarayi bu memlekete bu millete ve bu milletin gözbebegi ordusuna vermistir,övünün!
    Cevapla
  • fahri aydın 15 yıl önce Şikayet Et
    tabi. nedense hep isimlerinin acıklanmasını istemezler ama gizli tanıgı deşifre etmek için ellerinden geleni yaparlar
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR