Dönüşüm üstüne dönüşüm yaşadı

Kerime Tieleman’ın ilk dönüşümü erkeklikten kadınlığa oldu; altı yıl sonra ikinci dönüşümünü yaptı ve Müslüman oldu. Ama özel durumu nedeniyle herkes onu dışladı

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 04.09.2007 10:04 GÜNCELLEME 04.09.2007 10:04 YAŞAM
Dönüşüm üstüne dönüşüm yaşadı
Dönüşüm üstüne dönüşüm yaşadı

Hollandalı Kerime Tieleman’ın ilk dönüşümü erkeklikten kadınlığa oldu; altı yıl sonra ikinci dönüşümünü yaptı ve İslam dinini kabul ederek Müslüman oldu.

 

Fakat bu dönüşümü onun için daha da zor günlerin başlangıcı oldu.

Sonraları, karşılaştığı olayların kaderin bir cilvesi olduğuna inanmaya başladı. Her ne kadar hayatından memnun olduğunu söylese de bitmez tükenmez çatışmalardan yorgun düştüğünü de itiraf ediyordu.

 

Tipik bir Hollandalı simasını taşıyan Kerime Tieleman çok yumuşak ve biraz da utanarak öyküsünü anlatıyordu.

 

***

 

Şimdi 31 yaşında olan Kerime daha sekiz yaşındayken erkek vücudunda kadın ruhunu taşıdığını fark etti, fakat bu duygusunu ergenlik çağına gelinceye kadar ailesinden saklamaya karar verdi.

 

Ergenliğe geldiğinde durumunu ailesine anlattı. Ailesi oğullarından duyduklarına inanamadı. Hemen onu bir doktora götürdüler. Utrecht şehrinde bir psikiyatri kliniğinde tedavi görmeye başladı, ama o duygusal yönden büyük bir boşluğun içinde kendini görüyordu.

 

Arkadaş çevresi tarafından dışlanması okul başarısını olumsuz etkiledi. İçinde bulunduğu karmaşık durumdan dolayı iki defa intihar etmeye kalkıştı. Onu bir tek kişi anlayabiliyordu; o da küçük kız kardeşiydi.

 

***

 

17 yaşına gelince artık hayatla çatışmamaya ve erkek olarak hayatını devam ettirmeye karar verdi. Kendisine bahçıvanlık işi buldu ve belki erkeklik hislerimi ortaya çıkarırım diye geceleri diskolara gitmeye başladı; ama nafile, bir türlü olmuyordu.

 

Bu çabası üç yıl devam etti. Sonunda taşıdığı hislere paralel olan yaşam yolunu seçti. Amsterdam’da bir hastaneye giderek cinsiyetini değiştirecek ameliyatlar zinciri başladı. 24 yaşına geldiğinde son ameliyatı da olarak artık bir kadın olmuştu.

 

***

 

Rotterdam’da bir ayakkabı mağazasında işe başladı.

Kadın olmakla hayatının kolaylaşacağını zannediyordu; fakat umduğu gibi olmadı. Erkekten kadınlığa geçtiğini duyan arkadaşları ondan uzaklaşıyordu; Kerime kalabalık insanlar içinde kendisini yapayalnız hissediyordu.

 

Toplum içinde daima reddedileceğini anlamıştı; bu yüzden artık hiç kimseyle arkadaşlık kurmamaya karar verdi.

Ve bir yıl önce ikinci ‘dönüşümü’nü yapacaktı.

 

***

 

Çalıştığı mağazaya gelen müşteriler arasında Faslı kadınlarda vardı. Onlarla iyi anlaşıyordu. Tesettürlü kadınlar ona İslamı anlatıyordu.

Kerime ilk defa başkaları tarafından kabul gördüğü hislerini taşımaya başladı ve bu hisler onun için daha önce yaşamadığı duygulardı.

Bu yüzden İslam dini ona çekici gelmeye başladı. Müslüman kadınlar ona “İslam dini seni, sen ne isen, öylece kabul eder” diye anlatıyorlardı.

Nihayetinde Müslüman olmaya karar verdi.

 

Mahalledeki bir camiye giderek şehadet getirdi ve Müslüman oldu.

İsmini değiştirerek Müslüman ismini aldı ve bundan sonra Kerime olarak tam bir Müslüman olarak yaşamaya başladı.

 

***

 

Vücudunu, tam tesettüre riayet ederek siyah bir çarşafla kapattı, hatta ellerini dahi siyah bir eldivenle kimseye göstermiyordu. Sadece yüzü görünüyordu.

 

Fakat Kerime için reddedilmek bitmedi, eleştiriler bu kez başka şekillerde görülmeye başladı. İslami giyim tarzından dolayı çevresinden sözlü sataşmalar işitiyordu. “İnanamıyacağınız kadar aşağılayıcı sözler işitiyordum” diyor Kerime.

 

Kerime’yı aralarına almayan sadece Hollandalı gayr-i müslimler değildi. Aynı zamanda yeni dindaşları da onu kabul etmiyordu.

 

***

 

Müslüman olduğu ilk günlerde gittiği camide ne erkekler ne de kadınlar onun yanında namaz kılmak istemiyordu.

 

Caminin imamına durumunu anlatarak bir çözüm bulmasını istedi. İmam düşündü ve onun için namazlarını kılabileceği, cami içinde küçük, özel bir yer gösterdi. Ama Kerime bu duruma üzülüyordu, çünkü kendisi için ayrılan yere gidebilmek için erkeklerin camiye giriş için kullandığı kapıdan girmek zorundaydı.

 

Bu can sıkıcı durumdan kurtulmak için kendisinin tanınmadığı başka bir camiye gitmeye karar verdi. Fakat o camide tanınmaması ancak bir hafta sürdü. Hakkındaki söylentiler oraya da gelmişti.

 

***

 

Bu kez bu caminin imamına durumunu anlattı ve ne yapabileceğini sordu. İmam çok açık ve dürüst bir şekilde ona sorular sordu. Ona hala erkeklik organının olup olmadığını da sordu.

 

Kerime ise “Hayır yoktur” diye cevap verdi. “Ben yüzde 100 bir kadınım, hatta pasaportumda dahi kadın olduğum yazmaktadır” dedi.

İmam aldığı cevaplar karşısında kendisini rahatlatacak bir cevap verdi.

 

Camiye hoş geldiğini ve kadınlarla beraber namaz kılabileceğini söyledi. İmam, kendisini daha da rahat hissetmesi içinde şunu da söyledi: “Sen bir kadınsın; çünkü artık bir erkek değilsin”.

 

***

 

Ve Kerime artık ızdırap verici iç ve dış çatışmaların biteceğini düşündü. Ferahladığını hissetti.

 

Bir müddet sonra, camiye namazını kılmak için girdiğinde etrafındaki kadınların uzaklaşıp gittiklerini fark etti. Sonradan öğrendi ki, camiye gelen kadınların kocaları kendisinden uzak durmaları için eşlerine söylüyorlarmış.

 

Yine eski acı ve ızdırap verici haleti ruhunda hissetmeye başladı. Ve artık hiçbir camiye gitmemeye karar verdi.

 

***

 

Oysa Kerime İslam dinini huzur bulmak ümidiyle kabul etmişti. Ama şimdi ise kendisini kabul edecek, kendisinden kaçmayacak birilerini yine bulamamıştı. Din kardeşleri bile kendisinden kaçıyordu, hatta kızıyorlardı.

 

Bu hep böyle mi devam edecekti? Ne yapmalıydı ve ne yaparsa doğru olurdu?

 

***

 

Kerime karşılaştıkları karşısında şu sonucu çıkarmıştı: İslam inancı ile Müslümanlık kültürü birbirinden farklıydı. Çünkü İslam inancına göre Müslüman olmadan önce işledikleri günahlardan sorumlu değildi ve affediliyordu. Ama Müslümanların yaklaşımı bu ‘hakikattan’ çok farklıydı.

 

***

 

Müslüman olmayan Hollandalılar ona İslam hakkında sorular soruyorlar. Kerime onlara bildiği kadarıyla cevaplar veriyor. Sorular en çokta İslam adına yapılan terör olayları hakkında oluyor. Kerime bu tür sorulara şöyle cevap veriyor: “ Her yerde çürük elma bulmak mümkün. Fakat terörle İslamın hiçbir şekilde birbiriyle ilişkisi yoktur. Bilakis İslam bu tür olayları kesin bir şekilde yasaklamıştır.”

 

***

 

Çatışmalardan yorgun ve bitkin düşmüş ama İslam ile teselli bulan Kerime şimdi Hague ve Amsterdam’daki bazı camilere gidip namazını kılıyor ve kimseyle konuşmadan, sessiz, bir köşede ibadetini yapıyor. Her ne kadar din kardeşleriyle irtibatı zayıf olsa da Allah ile irtibatını kuvvetli tutmaya çalışıyor. Bazen camide saatlerce Allah’a yalvararak, dua ederek geçiriyor. Bu onun tek tesellisi…

 

Haberin İngilizce orijinali için bakınız

 

YORUMLAR 42 TÜMÜ
  • bahadir75 18 yıl önce Şikayet Et
    Fitnenin kolay yolu. Bir fikir at ortaya tartışılsın dursun, arkadaşlar dünya tek kutuplu bir dünya haline geldi, oluk oluk kan akıyor, müslümanların şeref haysiyet ve kutsallarına hakaretler ediliyorken bu tip meseleleri tartışmak, islama fitne sokmaya çalışanların ekmeğine yağ sürecektir.
    Cevapla
  • son_osmanli 18 yıl önce Şikayet Et
    bazı arkadaşlara;. bu haberin burada ne işi var diyen arkadaşlar, allah akıl fikir versin müstehcen ve gayrimeşru olmadıgı sürece her haber yayınlanabilir. bunu sana mı soracaklar? bu haber çok önemli! derin bir din bilgisi ve fıkıh ilmiyle çözülebilecek meselelerdir. günümüz çagdaş dünyasında islamın bu insanlar hakkında da yorumlarına ihtiyaç vardır. bunu bilmeden herkesi dışlamanın görmezden gelmenin lanetlemenin bir anlamı yoktur. islam bütün hayatımızı kuşatan bir dindir. bu insanın önceki ve sonraki hayatınıda kuşatır.
    Cevapla
  • esad güven 18 yıl önce Şikayet Et
    cahilce yorum yapan ladf.
    Cevapla
  • Bekir Özeren 18 yıl önce Şikayet Et
    sayın Miray Bayrak. \"harem\" meselesi islami bir mesele olmayıp, müslümanlaştırılmak istenen bir eski gelenektir. denk geldikçe okuduğum ve istifade ettiğim yazılarınızdan iyi niyetli olduğunuzu anlıyorum. bu pisliğe lütfen islami bir açıklama getirmeye çalışmayın. çünkü, bu bize ait bir kavram değildir. bu pisliklerden uzak duramadığımız için herkes açıklamayı bizlerden bekliyor. kimin geleneği ise bırakalım onlar açıklasın. saygılarımla.
    Cevapla
  • Miray BAYRAK 18 yıl önce Şikayet Et
    gerçekten zor bir durum!. Öncelikle samimiyetle dönüş yapıldığı durumlarda İslamdan önce yapılan günahların hükmü yoktur.Bu şahısla ilişkilere gelince Osmanlının hareminde hanımların hizmetine verilen ve cariyelerin kendisinden gizlenmediği harem ağalarının da hadım edilmiş erkekler olduğunu hatırladım.Bu ise tesettür ayetine aykırı görünmüyor.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR