Deniz Feneri'ne vuranlara soru var!

Deniz Feneri'nin yardımlarıyla ayakta duran bir aile derneğe yönelik linç girişiminden sonra yardımlar kesilince ortada kaldı. Mağdur aileden bir soru var!

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 10.10.2008 15:25 GÜNCELLEME 10.10.2008 15:25 YAŞAM
Deniz Feneri'ne vuranlara soru var!
Deniz Feneri'ne vuranlara soru var!

Sakarya'da evlendikten 8 ay sonra bunalıma girerek kafasına tabancayla ateş ederek intihara teşebbüs eden ve eşi tarafından terk edilen Serdar Şehit, 3,5 yıldır beynindeki kurşunla yaşıyor.  Yürüyemeyen ve konuşamayan Serdar'a Deniz Feneri Derneği'nin yardımlarıyla bakabilen anne Çiçek Gündoğdu, "Deniz Feneri'nden nakit yardım alıyorduk. Ama 3-5 kişinin derneğe attığı çamurdan dolayı bu yardımlarımız kesildi" diyerek çaresizliğini dile getiriyor. 

Sakarya'da yaşayan Serdar Şehit (29), 2005 yılında askerden geldikten sonra biricik aşkı Didan'la evlendi. Evliliğin 8. ayında bunalıma giren Serdar, tabancayla kafasına silahla ateş ederek intihara teşebbüs etti. Hastaneye kaldırılan Serdar'ın kafasına saplanan kurşun ölüm riski nedeniyle çıkarılamadı. 3,5 yıldır beynindeki kurşunla yaşayan Serdar'ı eşi terk etti. Yürüyemeyen, konuşamayan, sadece yemek suyu ve mamayla beslenen Serdar'a annesi Çiçek Dündoğdu (51), bakıyor. Tüm gününü Serdar'a ayıran anne Çiçek, bundan dolayı çalışamıyor. Eşinden de boşanan Çiçek, zor şartlarda Serdar'a bakıyor. Tek gelirlerinin Serdar'ın sakat maaşı olduğunu ifade eden anne Çiçek, "Serdar, 8 aylık evli iken girdiği bunalım sonucu beynine kurşun sıktı. Bize bakacak kimse olmadığı için ne araştırması ne soruşturması yapıldı. İntihar girişimi denip bırakıldı. Karısı bırakıp gitti ve bana kaldı. Evimiz bana kaldı. Eşimden ayrıldım. Hiçbir şey yok.. Serdar'ın bakımı bana kaldı. Serdar'ı bırakıp çalışamıyorum. Serdar'ı doktorlara götürüyorum ama hiçbir şeyi yok deyip geri yolluyorlar. Sürekli ağzı akıyor. Dişleri çiğneme orantısı olmadığından çekildi. Dişleri varken de aynı bu vaziyeteydi. Dişleri çekildikten sonra ağız akıntısı değişmedi. Dişleri varken sadece şekerli yoğurt yiyordu. Haftada 30 kilo yoğurt, 8 kilo şeker tüketiyordu. Dişlerin çekilmesinden sona doktor yoğurt yeme yasağı getirdi. Sadece şekerli mamayla besleniyor bir de yemek suları. Günün 24 saati ailece bize ait değil tamamen Serdar'a ait. Ağızdan gelen suların sebebini doktorlar tespit edemedi. Ben bunun tedavisini yapabilecek bir doktora ihtiyacımız var" dedi. 

  Serdar'ın beynindeki kurşunla yaşadığını ifade eden Çiçek, "Serdar, beynindeki kurşunuyla yaşıyor. Ölüm riskinden dolayı kurşun alınmıyor. Olay anında kurşunu almaya çalışmasalardı, bu kadar tahrip olmayacaktı. Kurşunu almaya çalıştıkları için konuşma merkezine zarar verildi. Yüzde 5 oranında zeka zarar gördü. Mesela idraki yok. Ben bunu niye yaptım değer miydi, keşke yapmasaydım idraki yok. Kendisi çok mükemmel bir çocuktu. İdraki olmasaydı zaten gururundan dolayı kendi kendini yok ederdi. Arada sırada bazen derdi keşke kalbime sıksaydım diye böyle yaşamaktansa" diye konuştu.  

  Daha önce Deniz Feneri Derneği'nden yardım aldıklarını kaydeden Çiçek Gündoğdu, "Geçimizi bundan sonra çok zor olacak.. Deniz Feneri'nden nakit yardım alıyorduk. 3-5 kişinin attığı çamurdan dolayı bu yardımlarımız kesildi. Ama ilerde düzeleceğini söylediler. Biz 3 yıldır Deniz Feneri'nde maddi ve manevi yardım alıyorduk. Tıbbi malzemelere ihtiyacımız oluyordu. İdrar torbası, idrar sonatsı gibi bunlar hep Deniz Feneri'nden karşılıyorduk. Deniz Feneri bizden elini çekmemişti. Ben isterdim ki Deniz Feneri'nde yardım alan herkesin bir araya gelip çamur atan kişilere linç etmesini isterdim. Ben de herkesin telefonları var. Hepsiyle de ayrı ayrı görüşüyorum. Gerçekten onların maddi yardımı bizleri ayakta tutuyordu. Ama bundan sonrası çok zor" dedi. 

 "Bir evim olsaydı aç kalmaya razıyım" diyen Çiçek, "Bundan sonra çalışma şansım bile yok. 3,5 yıldır uyku uyumuyorum. Gecede 30-40 sefer kalkıyorum. Serdar bir şey istedi için. Kızıp bağırdığım için elimden değil be yapayım diyor. Elimde olsa yapar mıydım diyor. Bilinci yerinde bana her şeyi anlatabiliyor. Kiradayım, 50 yaşına geldim. Bundan sonra ne yapabilirim bilmiyorum. Rehabilitasyon merkezinde fizik tedavi görmesini isterdim. Hastaneye gittiğimizde sadece ilaç yazıp gönderiyorlar. Kendi ihtiyacını karşılasa ben oh diyebilirim" diye konuştu.

İHA

YORUMLAR 15 TÜMÜ
  • C.ÇEKİÇ-SAKARYA 17 yıl önce Şikayet Et
    sevgili kardeşim bozkurt turk. tamam varsayalım almanyada bir hata yapıldı.bu hatayı yapan elbette cezayı görür.lakin ön yargılı olup bu olayı bahane ederek türkiyedeki deniz fenerine iftiralar atan ve burdaki hizmetleri baltalamaya calışan medya ve siyasilere ne demeli yani iyilikmi yaptılar bu millete yoksa kötülükmü bir dernek hakkında bu kadar olumsuz kampanyalar neydi degdimi yani.arkadaşım velevki hata olsa bu olaylar ahir hizmetler için magdur olan ve ihtiyac sahipleri için bu gibi olumsuzlukları setretmek örtmek daha hayırlıdır.
    Cevapla
  • Mehmed Mustafa 17 yıl önce Şikayet Et
    Allah yardımcıları olsun. Ayrıca bu zavallı aileye Allah'tan sabır ve yardım diliyorum. Sakat kalan kardeşi de intihar girişiminden dolayı Allah'ın affedeceğini umuyorum. Onun hakkında suçlayıcı yorum yazan arkadaş bence yanlış düşünüyor. İntihar elbette pek azim bir günah ama insanların günahlarını biz değil Allah yargılar, bizi de öyle. Ayrıca polis intihar olayını araştırmamış da galiba. Allah cümlemizin yardımcısı olsun.
    Cevapla
  • Mehmed Mustafa 17 yıl önce Şikayet Et
    .... Allah'tan korkmayan insanlar kendi çıkarları için gerçekleri çarpıtarak hayra ve fakirlerin doyurulmasına engel olduklarında ahirette kendileri için ne tür bir son beklediğini unutuyorlar ama iş işten geçtikten sonra çok iyi öğrenecekler. D. Feneri davasında işin içinde Almanların da olduğu bir Türkiye çapında manipülasyon kampanyası olduğu bence Taha Kıvanç'ın Yeni Şafak'taki geçen ayki yazılarında ortaya kondu. Bu yazıları mümkünse okuyun.
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    İş bilmezlik,pısırıklık,pasiflik...(1). Yardımların kesilmesinden mağdur olanlar,zor duruma düşenler organize edilerek kendilerine bunu reva görenlerin parti ve medya merkezlerinin önüne yığılabilirlerdi.Oralarda binlerce insan açlık grevlerine yöneltilebilirdi.Yapanların burnundan fitil fitil getirilebilirdi.Aralarından sözcüler seçilerek medya teröristleri ve işbirlikcisi partilerin yetkilileriyle konuşturulabilir,"Madem yardımı kestirmeyi başardınız,öyleyse bize ve cocuklarımıza siz bakın" dedirtilebilirdi.Bu eylemler aralıksız sürdürülebilird
    Cevapla
  • bozkurt turk 17 yıl önce Şikayet Et
    ÇAMURMU. ya alman mahkemeleri bunu ortaya çıkardı muhalefet deyil artı bu devlet bu kadar acizmiki dernekler yardım ediyor insanlara birde deniz fenerinin paralarıyla kurulan holdinkler yardım etsin eyr okadar yardım severlerse
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR