Tenis futbol kadar izlense havası bozulur

Kurulduğu günden bu yana başkanlık mevkiinde hep erkeklerin olduğu Türkiye Tenis Federasyonu’na ilk kez bir kadın başkan seçildi. Uluç, tenisin futbol kadar izlenmesinin tenisin asilliğini bozacağını savunuyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 19.12.2009 10:17 GÜNCELLEME 19.12.2009 10:17 YAŞAM
Tenis futbol kadar izlense havası bozulur
Tenis futbol kadar izlense havası bozulur

Aslı DAĞARCIKOĞLU'nun haberi

Kurulduğu günden bu yana başkanlık mevkiinde hep erkeklerin olduğu Türkiye Tenis Federasyonu’na ilk kez bir kadın başkan seçildi. Ayda Uluç aynı zamanda Avrupa Tenis Birliği’nde görevli ilk ve tek kadın yönetici.

Tenisi en popüler üçüncü spor dalı yapmayı hedefleyen Uluç “Böylece sahalardaki anarşinin düzelebileceğini düşünüyorum. Belki tenisin de futbol kadar fazla seyircisi olsa o asil havası bozulabilir” diyor

Türkiye’de teniste son dönemlerde İpek Şenoğlu ve Marsel İlhan gibi sporcular öne çıksa da zengin sporu olarak nitelendirilen bu branşa ilgi hala yetersiz. Ancak tenise yepyeni bir soluk geldi. Bu dalda genellikle kadın sporcuların yer almasına karşılık kurulduğundan bu yana Türkiye Tenis Federasyonu’na (TTF) erkekler başkanlık ediyordu. Ama geçtiğimiz ay tarihte ilk defa bir kadın federasyona başkan seçildi. Uluslararası arenada önemli bir kariyeri olan Ayda Uluç tenisin ilk kadın başkanı oldu.

Çocukluğundan beri bu sporla iç içe olan 55 yaşındaki Uluç, tenise 1965’te başladığını anlatıyor: “Beş yaşındayken anne ve babamın tahta raketlerle tenis oynadığını hatırlıyorum. Gençliğimde Ankara Tenis Kulübü’ne üye oldum ve kariyerime bir süre genç takımda devam ettim. Lise ve üniversite eğitimi için gittiğim ABD’de okul takımlarına girerek tenisi hiç bırakmadım. Hala yurtdışı seyahatlerimde raket, top ve tenis ayakkabılarımı mutlaka yanıma alır, otelde tenis oynarım.”

BEN DE TENİSİN ŞENES ERZİK’İYİM

Türkiye’ye dönünce Antalya’ya yerleşen Uluç, Antalya Tenis İhtisas Kulübü’nün de kurucularından. “Antalya’ya kadın tenisini ilk ben getirdim” diyen Uluç şöyle konuşuyor: “TTF’ye ise 1997 yılında seçildim ve başkan olana kadar uluslararası ilişkilerden sorumlu oldum. Aynı zamanda Avrupa Tenis Birliği’nin yönetim kurulundaki ilk ve tek kadın üyeyim. Herkes futbolu daha iyi bildiği için ‘Avrupa’da ne yapıyorsunuz?’ diye sorduklarında ‘Şenes Erzik nasıl UEFA’da asbaşkan ise ben de Tenis Europe’un asbaşkanıyım’ diyorum.”

Bu spora aşkla bağlı olan ve güne mutlaka tenis oynayarak başlayan Uluç “Çok yoğun bir spor olduğu için kadınlar tüm zamanlarını ayıramıyor. Yöneticilik erkeklere daha uygun. Ama ben bu işi erkeklerden daha iyi yapacağımı iddia ediyorum. Çünkü bu sporun içinden geliyorum ve çok titiz çalışıyorum.”

ÜNLÜ RAKETLER BURAYA GELECEK

Kadın bakışıyla pek çok şeyi değiştirmeyi hedeflediğini söyleyen Uluç, şunları anlatıyor: “Tenisi, futbol ve basketboldan sonra üçüncü spor yapmak istiyorum. Hatta tenisle birlikte sahalardaki anarşinin de düzeleceğini düşünüyorum. Belki tenisin de futbol kadar çok seyircisi olsa o mistik ve asil havası bozulabilir. Çünkü tenis kibar ve kaliteli bir spor.

Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın tenis kulüplerini açmak istiyorum. En önemli projem ise; 8-9-10 yaş çocukları tenisle tanıştırmak, sevdirmek için top, raket, file, portatif tenis sahaları ve tenis kıyafetleriyle dolu bir tırı Anadolu’ya göndermek. 2011’de Avrupa Tenis Birliği’nin düzenlediği Champion Turnuvası’nı Türkiye’de yapacağız ve dünyaca ünlü tenisçileri ağırlayacağız.”

Türkiye’de tenisin zengin sporu olarak görülmesinin önemli sporcular yetişmesine engel olduğuna dikkat çeken Uluç “Belediyeler tenise çok ilgi gösteriyor. Halka açık tenis kortları, çocuklar için tenis kampları var. Aslında yetenekli genç bir neslin geldiğini söyleyebilirim” diyor. 

Hülya Avşar’ın çok büyük katkısı oldu

Tenisin yaygınlaşması için pek çok projeye imza atan Uluç’a Türkiye’de tenis deyince akla ilk gelen ismin çoğunlukla Hülya Avşar olduğunu hatırlattığımızda ise tepkisi şöyle oluyor: “Hülya Avşar’ın Türk tenisine çok büyük katkısı oldu. Çünkü Avşar hakikaten tenisi tanıttı, insanları teşvik etti. Tenisten hiç anlamayanlar bile sırf onu görmek için kortlara gitti. Hiç bilmeyenlerin bile bir fikri oldu. Kendisini tenis oynarken henüz izleyemedim ama tenise yakışır bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.” Kayak, yelken gibi sporlarla da ilgilenen Uluç aynı zamanda koyu bir Fenerbahçe taraftarı: “Eşim de kızım da koyu Fenerbahçeli. Şükrü Saraçoğlu Stadı’ndaki maçları hiç kaçırmıyoruz.” 

KAYNAK : Star
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR