Dört basamaklı en doğal adam 1000 Ali Yıldırım..

Feride'nin Günlüğü Feride'nin Günlüğü

GİRİŞ 12.06.2019 GÜNCELLEME 14.06.2019 YAZARLAR

Klavye başına oturduğumda yüzümde muzip bir gülümseme buluyorsam, aradığım yazıya varmışımdır. İnsan yazarken yazacağı kahramanın ifadelerini giyinir yüzüne. Bir Ali var ve İstanbul’u hak ettiğini gösteren dolu dolu Bin tane sebebi var.

 

 

Bazıları vardır makamın adam ettiği kısa süreli oyuncak gibi yandan kurmalı. Ve yine bazıları vardır makamı adam eden, şerefli bir hakikat çınarı.

Ders vermeyi değil, dert dinlemeyi sever gibi . Rüzgar yemez, sebebi üzerine kat kat giyindiği Anadolu irfanındandır. O ceketin altındadır Karadeniz, öyle ki bir hırka versen sırtına , başına da bir kasket adı balıkçı Ali, ağlara bereket. Mizahı çay bahçesi, neşesi taze mısır ekmeği.

 

 

O ceketin altındadır Erzurum. Yiğitlerle adaş, toprağıyla dadaş, çocuğuyla arkadaş, duasıyla yoldaş. Ulu Camisinden Ayasofya’ya teselli duasıdır , hakikate hayranlığı çifte minareli dergahıdır.

Ve O ceketin altındadır Diyarbakır. On gözlü köprüden On beş Temmuz köprüsüne bir şehadet selamıdır.

Kısacası Yürüyen Anadolu toprağıdır Binali Yıldırım.

Bin projeli bir Ali Yıldırım.

Birileri gibi laf çevirmez pası gole çevirir, bu sebeple sahada milli hazır cevap varken kıyıda yedek oyuncusun.

 Boş konuşmayı sevmediğinden yıldırımdan sonrası dolu sağanağıdır. Öyle ki o sağanak, makyaj akıtan sağanak, ya dökülüp  gel, ya da şemsiyeni kap gel.

 Sen paravan arkasında yalana tetik olurken. O, %100 doğaldır sentetik içermez.

 Sen kandille aydınlanır canana can olursun, O ay ışığıyla aydınlanır Hilale râm olur.

Sen denize düştün belli ki hem yalana hem karayılana sarılırsın, o bir derya içinde önce rahmana sonra İstanbula sarılır.

Sen hep inşaat halindesin dikili bir taşın yok, O İstanbul’un temelini atmış harcında Bin teri var.

Sen göz boyama derdinde, O göz dolduran İstanbulun izinde.

Sen hiç durmuyorsun bir telaş içindesin, o bir yerde duruyor o da verdiği sözde.

Sen yapılmış projelere konma derdindesin o emek hırsızlarına nokta koyma derdinde!

Seni kim yazıyor kim seslendiriyor belli, o sadece bu toprağın ve bu bayrağın sesi.

Ve en önemlisi,

15 Temmuzda,

Sen siz koltuk üstünde kahvede köpük sayarken

O, şehit olmuş babasının dizinde bir yetimin gözünde yaş sayıyordu.

Sen Eren’i katleden PKK’ya kahrolsun diyemiyorsun

O, Kahrolsun Bedirhanı gömdürenlere, Kahrolsun Aybükenin şarkısını yarım bıraktıran o dağ köpeklerine,  annesine yaptığı ilk sürprizde son kez sarılan Uzman Çavuş Sağlık Akar’ı şehit edenlere kahrolsun diyor!!

Dedik ya seni kim yazıp kim seslendiriyor belli

Ama o bu vatanın, bu toprağın

Ve  Allahın izniyle 23 Haziran günü

İstanbul’un sesi…..

Esra Elönü elonue@gmail.com
Haber 7
Twitter:@elonue

YORUMLAR 27 TÜMÜ
  • Mahmut 11 ay önce Şikayet Et
    Tebrikler Esra hanım. İki rakip arasındaki gerçekler ve farklar bu kadar güzel anlatılamazdı. Yüce Rabbim Yüreğinize sağlık, kaleminize kuvvet versin.
    Cevapla
  • remziye 11 ay önce Şikayet Et
    Oyun hamuruna şekil verme kolaylığında kelimelerle oynamanıza bayılıyorum Esra hanım, maşaallah
    Cevapla
  • İRFAN ÖZTÜRK 11 ay önce Şikayet Et
    Ağzına sağlık eline emeğine sağlık güzel kardeşim
    Cevapla
  • abdulmetin 11 ay önce Şikayet Et
    yüreğine sağlık esra hanım
    Cevapla
  • alonecanary 11 ay önce Şikayet Et
    fark o kadar çok ki...... biri SEN....... biri BİN.............. eline, ağzına, yüreğine sağlık.
    Cevapla