Fransa'dan İsrail'e sert tepki: Yaptırım gerekiyor

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Heilbronn'den İsrail'e sert tepkis gösterdi.

ABONE OL
GİRİŞ 12.01.2018 11:17 GÜNCELLEME 12.01.2018 14:00 Avrupa
Fransa'dan İsrail'e sert tepki: Yaptırım gerekiyor

İsrail hükümetince ülkeye girişleri yasaklanan ve "kara listeye" alınan Fransa-Filistin Dayanışma Derneği (AFPS) Başkanı Bertrand Heilbronn, karara ilişkin "İsrail hükümetinin bu yasağı kendisinden farklı görüşlere sahip olanların gözünü korkutmaya ve susturmaya yönelik bir girişimdir." dedi.

Heilbronn, İsrail'in yasak kararına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. 

 

 

İsrail hükümetinin vatandaşlar arasında ayrımcılık yaptığını belirten Heilbronn, "İsrail hükümetinin bu yasağı kendisinden farklı görüşlere sahip olanların gözünü korkutmaya ve susturmaya yönelik bir girişimdir. Bu halde İsrail nasıl demokratik olduğunu iddia edebiliyor  Biz Filistinlilerle birçok konuda beraber çalışıyoruz. İşgalci İsrail, Filistinlileri görmek isteyenlere bu gibi yasaklar koyarak çok ciddi sorumluluklar alıyor." diye konuştu.

Filistinlilere karşı İsrail'in uyguladığı siyasetin insan haklarına aykırı olduğunu vurgulayan Heilbronn kararın iptal edilmesi için çağrıda bulunarak, "Fransız hükümetinin bu kararı iptal ettiremiyorsa da İsrail hükümetine misliyle cevap vermesi gerekir. İsrail hükümetinin bu yasağı neden koyduğunu bilmiyorum. Derneğin çalışmaları İsrail'i rahatsız etmiş olabilir." ifadelerini kullandı.

Fransız hükümetinin yasaktan dolayı İsrail'e sert bir tepki vermesi gerektiğini vurgulayan Heilbronn, Filistinlilere yönelik baskılara ilişkin, "Kırmızı çizgiler var. Kırmızı çizgiler ihlal edildiği zaman İsrail hükümetine yaptırımlar uygulanması gerekiyor." dedi. 

Fransa ve Avrupa Birliği'nin, baskıları durdurmaması halinde İsrail hükümetine yaptırımlar uygulayacağını söylemesi gerektiğini kaydeden Heilbronn, bu yapılmadan Filistin halkının güvenliğinin sağlanamayacağını belirterek, "Filistinlilere yönelik baskıların devam etmesi halinde İsrail devletine yaptırım uygulanması için devletlerin seferber olması gerekiyor, bu Filistin halkına olan borcumuzun bir gereği." açıklamasında bulundu. 

Heilbronn, Filistinlilere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısı İsrail Parlamentosu'nda geçen hafta yapılan ilk oylamada kabul edilmesine ilişkin, demokratik olduğunu iddia eden İsrail'in uluslararası hukuka aykırı davrandığını söyledi. 

ABD'NİN KUDÜS KARARI

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Heilbronn, Trump bu kararıyla Filistin'in haklarını inkar ettiğini belirterek, "Bu konuda Filistinli yetkililerin görüşünü destekliyorum. ABD, Ortadoğu'da barışı sağlama konusunda bütün güvenirliğini kaybetti." ifadelerini kullandı. 

Heilbronn, uluslararası hukukun uygulanmasını ve Fransa'nın, 1967 sınırlarının esas alarak Doğu Kudüs'ü Filistin'in başkenti olarak tanımasını istediklerini söyledi. 

İsrail hapishanelerinde tutuklu Filistin'in Fetih Hareketi liderlerinden Mervan Barguti ve daha önce Fransa'da yaşamış Filistinli Salah Hamouri ile görüşmek için İsrail ve Filistin'e gitmek isteyen Fransız belediye başkanı ve parlamenterlerden oluşan 7 kişilik delegasyonun İsrail ve Filistin'e girişi, geçen yıl kasım ayında İsrail hükümetince yasaklanmıştı. 

İsrail hapishanelerinde 1967'den bu yana en az 200 Filistinlinin öldüğü, bugüne dek 800 bin Filistinlinin tutuklandığı ya da gözaltına alındığı biliniyor. Bu, Filistin'in erkek nüfusunun yüzde 40'ına tekabül ediyor. Şu anda 481'i işgal altındaki Doğu Kudüs'ten olmak üzere 57'si kadın, 300'ü çocuk yaklaşık 7 bin Filistinli bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Aralık'ta yaptığı açıklamada, "Kudüs'ü tek taraflı olarak İsrail'in başkenti olarak kabul ettiğini" ilan etmiş ve Tel Aviv'deki Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs'e taşıması noktasında Dışişleri Bakanlığına talimat verdiğini açıklamıştı. Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği uyarılarını göz ardı etmişti.

KUDÜS'TEKİ, YARIM ASIRLIK İŞGAL

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK), 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı. BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor.

İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.

KAYNAK : AA