Çanakkale'de böcek ilacı nedeniyle öldüğü iddia edilen Yusuf'un babası: Zehir sıkıyor
Çanakkale'de komşu dairede yapılan ilaçlama nedeniyle zehirlendiği iddia edilen ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Yusuf Talha Çanlı'nın (9) babası Uğur Çanlı, oğlunu kaybetmenin acısını yaşıyor.
ABONE OLBaba Uğur Çanlı, Barbaros Mahallesi'ndeki apartmanın en üst katında 5 Ağustos'ta yaşanan olaya ilişkin süreci anlattı.
Olay günü sabah saatlerinde iş yerinden eve geldiğinde oğlu Yusuf Talha ile eşi Sevda'yı çekyatta bitkin halde bulduğunu, evdeki kuşların da hareketsiz olduğunu görünce zehirlenmeden şüphelendiğini söyledi.
Önce evdeki doğal gaz borularını kontrol ettiğini, ardından camları açtığını aktaran Çanlı, eşi ve oğluyla daireden çıktıklarında, karşı komşusunun zilini çaldığını ancak kimsenin bulunmadığı evde kapının etrafında bant çekili olduğunu gördüğünü belirtti.
BÖCEK AİLESİNİ HAYATTAN KOPARAN İLACIN AYNISI
Eşini ve oğlunu Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdüğünü anlatan Çanlı, doktorların oğlunun ve eşinin rahatsızlanmasına neden olan şeyleri araştırmaya başladığını, bu sırada doktorlara karşı komşularının oturdukları evi ilaçlattığından şüphelendiğini söylediğini aktardı.
Çanlı, doktorun talebi üzerine önce komşusunu aradığını ve ilaçlama yapıldığını öğrendiğini söyledi. Çanlı sözlerini şöyle sürdürdü:
"İlaç firmasını aradım, 'İlaç kullanmışsınız, bana ilacın adını söyleyin' dedim. 'Alüminyum fosfit' diye ilacın adını söylediler. Ben de doktora aktardım. Doktor, Böcek ailesinin hayatını kaybettiği olayda uygulanan ilacın aynısı olduğunu ifade etti."
"BABA BEN DAYANACAĞIM, SABREDECEĞİM"
Yoğun bakım öncesinde oğluyla konuştuğunu söyleyen Çanlı, çocuğuna "Bak, biraz dur. Sükunetini koru. Uyuma, sabır göster." dediğini anlatarak, "Söz verdi bana oğlum. Elimi sımsıkı tuttu. 'Babam, ben dayanacağım, sabredeceğim. Sana söz veriyorum' dedi." ifadesini kullandı.
Çanlı, oğlunun durumunun ilerleyen saatlerde ağırlaştığını ve entübe edildiğini söyledi.
Oğlunun hava ambulansıyla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine sevk edildiğini aktaran Çanlı, burada kalbinin iki kez durduğunu ve müdahaleyle yeniden çalıştırıldığını anlattı.
Çanlı, ilgili doktorun Yusuf Talha'nın kalp atışlarındaki düzensizlikten, ciğerlerindeki ve bir böbreğindeki sıkıntılardan söz ettiğini belirterek, oğlunun bu konuşmadan yaklaşık 2 saat sonra hayatını kaybettiğini ifade etti.
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Baba Uğur Çanlı, oğlunun ölümünün ardından sorumluların ortaya çıkarılması için başlatılan soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Komşu dairede yapılan ilaçlamayla ilgili kendisine bilgi verilmediğini belirten Çanlı, "Yani bana neden haber vermedin? Bir insan erik dalına 'ilaçlıdır' diye yazıyor, sabilerin günahına girmeyelim diye. İnsan evine zehir sıkıyor, içeri girmiyor. Bu ilaçlama firması 'Bu ilaç bu kadar tesirli. Burada komşuların yaşıyor. Bunu sıkacağız, önlemlerini alacağız' demedi mi? Bu ilacın bu kadar zehirli olduğunu söylemedi mi?" ifadesini kullandı.
"SABREDEMİYORUM"
Çanlı, yaşadığı acının tarif edilemeyecek kadar büyük olduğunu ifade ederek, "Benim acım tarif edilemez bir acı. Beni anlayın. Metanetimi korumaya çalışıyorum ama sabredemiyorum." dedi.
İlaçlama yapan firma ve komşusuyla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini aktaran Çanlı, oğlunun ölümünün ardından başka ailelerin aynı acıyı yaşamaması için mücadele edeceğini söyledi.
Çanlı, "Ben kimsenin canının yanmasını istemediğim için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Burada aileler yaşıyor, insanlar yaşıyor. Bu ilacı atarken yaptığın alanların kamera görüntülerini almıyor musun? Bu tedbirleri alırken yanında bilinçli insanların, ehliyeti olan insanların olması gerekmiyor mu? Herkesi vicdan hesabına, vicdan adaletine davet ediyorum."
Bu arada Uğur Çanlı'nın eşi Sevda Çanlı'nın da hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
OLAY NASIL YAŞANMIŞTI
Çanakkale'de yaşayan Uğur Çanlı, 5 Ağustos sabahı eve geldiğinde fenalaşan eşi Sevda ve oğlu Yusuf Talha'yı kendi aracıyla Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Devlet Hastanesine götürmüştü.
Yusuf Talha, hava ambulansıyla sevk edildiği İstanbul'daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan şüphelilerden ev sahibi Z.B, ilaçlama şirketinin müdürü Ö.E. ile şirket çalışanı B.E.S, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.
Ev sahibi ve şirket müdürü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmış, diğer şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.