Denizli'de anne ve bebeğinin öldüğü doğumda ihmal iddiası
Denizli'de ikinci çocuğuna hamile olan Gamze Doğan ve bebeğinin, doğum için gittikleri özel hastanede ihmal sonucu öldüğü iddia edildi.
ABONE OLDenizli'de doğuma sağlıklı giren eşi ve çocuğunu ihmaller zinciri sonrası hayatını kaybettiğini iddia eden Mehmet Doğan, yaşadıkları süreci gözyaşlarıyla anlattı.
-
Bir erkek çocuğu olan Gamze Doğan, ikinci hamilelik sürecindeki tüm kontrollerini Pamukkale ilçesinde faaliyet gösteren özel bir hastanede yaptırdı.
-
23 Ağustos gecesi saat 04.00 sıralarında sancılarının artması üzerine Gamze Doğan, eşi Mehmet Doğan ile birlikte hastaneye gitti.
-
Yapılan ilk kontrollerde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğu tespit edildi.
-
Sezaryen doğum yapmayı planlayan aileye, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı S.G. tarafından, bebeğin doğum kanalına girmesi halinde sezaryenin zorlaşabileceği ve 28 Ağustos için planlanan doğumun hemen o gün yapılmasının daha uygun olacağı söylendi.
-
Doktorun tavsiyesi üzerine aile öneriyi kabul etti ve anne doğuma alındı.
BEBEĞİN CANSIZ DOĞDUĞU İLERİ SÜRÜLDÜ
Normal süresinden uzun süren ameliyatın ardından Kadın Doğum Uzmanı S.G., aileyi bilgilendirerek annenin durumunun iyi olduğunu ancak bebeğin solunum sorunu yaşadığını ve çocuk doktorunun müdahale ettiğini ifade etti.
Kısa süre sonra aileye bilgilendirme yapan çocuk doktoru ise bebeğin mor ve cansız şekilde doğduğunu açıkladı.
İMKANLAR YETERSİZ DENİLEREK BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLDİ
Doğum sonrası normal odaya alınan Gamze Doğan, yarı baygın halde şiddetli ağrı ve sancı hissettiğini belirtti.
Ailenin iddiasına göre, hemşireler yalnızca serum ve ilaç takviyesi uygulayarak süreci takip etti. Ancak bir süre sonra Gamze Doğan'ın el ve ayaklarında morarmalar oluştuğu ve doğum sonrası kanamasının yüksek seviyede olduğu görüldü.
Solunumu da zorlaşan anne için aile üyelerinin tepkisi üzerine odaya gelen nöbetçi doktor ve anestezi uzmanı, kanamanın fazla olduğunu belirterek hastayı entübe edeceklerini bildirdi.
Burada Gamze Doğan için bir süre tedavi yöntemleri denenmesinin ardından durumu hızla ağırlaşan Gamze Doğan için hastane yetkilileri imkanların yetersiz olduğunu ifade ederek PAÜ Hastanesine sevk kararı aldı.
Ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesine kaldırılan Gamze Doğan'a burada yoğun kan takviyesi yapıldı ve diyaliz tedavisi uygulandı.
Ancak üniversite hastanesindeki doktorların tüm çabalarına rağmen anne Gamze Doğan da yaşam mücadelesini kaybetti.
1,5 SAAT SÜRDÜ
Hem bebeğini hem de eşini kaybeden acılı baba Mehmet Doğan, ilk müdahalenin yapıldığı özel hastane, doktorlar ve ihmali bulunan tüm personel hakkında emniyete giderek şikayetçi oldu.
Doktorların kendileri ile ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Eşimle birlikte sürekli gittiğimiz özel hastaneye vardığımızda ilk olarak NST'ye bağladılar. Bebeğin kalp atışlarının normal olduğunu ve kasılmaların yaşanabileceğini belirttiler. Yatışımız yapıldı ve NST verileri doktorumuza iletildi. Doğum doktorumuz S.G. bana, 'Çocuk kanala girerse sezaryenimiz zor olur, bir an önce almakta fayda var.' diyerek 28 Ağustos'ta planlanan doğumu öne çekmeyi önerdi. Saat 06.48'de sezaryene karar verdik. Ancak doktor ne ultrasonla çocuğun hareketine baktı ne de kanala girip girmediğini kontrol etti. İlk çocuğumda sezaryen yaklaşık yarım saat sürmüştü. Bu kez 1,5 saat geçmesine rağmen haber çıkmadı. Sonunda çıkan doktor S.G., 'Bebeğin solunumunda problem var, çocuk doktorumuz ilgileniyor.' dedi." ifadelerini kullandı.
"BEBEĞİN ÖLÜ DOĞDUĞUNU SÖYLEDİLER"
Doğan kendisine, "NST'de çocuğun kalp atışları iyiydi, anne karnında yaşıyordu. 'Solunum sorunu olan bebeğin grafiğinde problem olmaz mı?' diye sordum. Yaklaşık yarım saat sonra çıkan çocuk doktoru ise tüm müdahalelere rağmen bebeğimin ölü doğduğunu söyledi." dedi.
"EŞİMİN DURUMUNDAN ŞÜPHELENEREK POLİSE HABER VERDİM"
Eşinin durumunun ağırlaşmasına rağmen doktorların son ana kadar ilgilenmediğini ifade eden Doğan, "Odaya getirilen eşimin durumu ise giderek ağırlaştı. Elleri, ayakları, tırnakları buz gibiydi ve kanı çekilmiş gibi morarmıştı. Hemşireler serum takıp durumun normal olduğunu söyleseler de eşimin nefes almakta zorlandığını hissettim. Hastanede adeta feryat edip tepki gösterdikten sonra doktorlar yanımıza geldi. Anestezi uzmanı, solunumu kontrol altına almak için eşimi entübe edeceğini ve tomografi çekileceğini söyledi. Bu sırada saat 12.00 olmuştu. Ben artık doktorların gelip ilgilenmesi için bağırmaya tartışmaya başladım. Hastanedekiler Beyaz Kod verdi. Eşimin durumundan şüphelenerek polise haber verdim. Bebeğimin otopsisi için Adli Tıp Kurumunda beklerken, hastaneden eşimin Hematoloji Bölümü yetersizliği nedeniyle Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevk edileceği haberi geldi." diye konuştu.
BÖBREKLERİ İŞLEVİNİ YİTİRDİ
Başkalarının da canlarını yanmaması için mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Doğan, "PAÜ Hastanesine ulaştığımızda doktorlar eşimin durumunun son derece kritik olduğunu ifade ettiler. Böbreklerinin işlevini yitirdiğini, vücudun kan tutmadığını ve kanamanın durmadığını belirterek sürekli kan takviyesi yaptılar. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen eşimi kaybettim. Ölüm Allah'ın emri ancak o noktaya gelene kadar doktorların ellerinden geleni yapması gerekiyordu. Bana göre doktor görevini ihmal etti. Canım yandı, başka kimsenin canı yanmasın. Doktor değil de benim gözümde katil." şeklinde konuştu.