Konusu ünlü dizide işlenen silah Venezuela'da mı kullanıldı? İlginç benzerlik...
Dünya Maduro'nun kaçırılmasını ve yargılanmasını konuşurken Venezuelalı koruma görevlisi, ABD ordusunun daha önce hiç görmediği ve duymadığı bir teknoloji kullandığını belirtti. Kullanılan teknoloji Teşkilat dizisinin son bölümünde işlendi.
ABONE OLBeyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, "Ne yapıyorsanız bırakın ve bunu okuyun" diyerek, X hesabında bir röportaj yayınladı. Röportaj, Madoru'nun kaçırıldığı sırada orada görevli bir askerin o gün yaşananlara ilişkin ifadesi yer alıyor.
ABD merkezli New York Post gazetesi, söz konusu röportajı yayınladı ancak "yönetimin görgü tanığı ifadesinin doğruluğunu teyit ettiği anlamına gelip gelmediği sorusuna hemen yanıt vermedi" dedi.
Röportajın ve anlatılanların doğu olup olmadığı belli değil. Ancak yayınlanan metinle ABD'nin diğer Latin Amerika ülkelerine gözdağı verdiği ve ABD'ye karşı gelmemeleri konusunda bir uyarı niteliği taşıdığı anlaşılıyor.
ABD'NİN 'KORKUTMA' KAMPANYASI
İddiaya göre; Venezuelalı koruma görevlisi, ABD ordusunun daha önce hiç görmediği ve duymadığı bir teknoloji kullandığını belirtti. Görevli, o günü şöyle anlattı:
"Nöbetteydik, ama aniden tüm radar sistemlerimiz hiçbir açıklama yapılmadan kapandı. Sonra gördüğümüz şey, mevzilerimizin üzerinden uçan çok sayıda insansız hava aracıydı. Nasıl tepki vereceğimizi bilemedik. Yüzlerce kişiydik ama hiç şansımız yoktu. O kadar isabetli ve hızlı ateş ediyorlardı ki, her askerin dakikada 300 mermi ateş ettiğini hissettim."
Görevli, yaşananları "bir savaş değil, katliam" olarak niteledi.
"GİZEMLİ BİR SİLAH KULLANDILAR"
Venezuela makamlarının açıklamasına göre 100 Venezuelalı güvenlik ve koruma görevlisi o saldırıda hayatını kaybetti. Görevli, silahlı saldırının ardından "nasıl tarif edeceğini bilmediği bir şeyin fırlatıldığını" söyledi. Gizemli silahı şu sözlerle anlattı:
"Bir noktada, bir şey fırlattılar; nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Çok yoğun bir ses dalgası gibiydi. Birdenbire kafamın içten içe patladığını hissettim. Etkileri anında ve korkunç oldu. Hepimizin burnu kanamaya başladı. Bazıları kan kusuyordu. Yere yığıldık, hareket edemez hale geldik. O ses dalgasından sonra -ya da her neyse- ayağa bile kalkamadık. O yirmi adam, tek bir kayıp vermeden yüzlercemizi öldürdü. Onların teknolojisiyle, silahlarıyla rekabet etme şansımız yoktu. Yemin ederim, hayatımda böyle bir şey görmedim."
TEŞKİLAT'IN SON BÖLÜMÜNDE BU KONU İŞLENMİŞTİ!
Venezuelalı koruma görevlisinin iddia ettiği saldırı şeklinin TRT'de yayınlanan Teşkilat dizisinde de işlendiği görüldü.
Teşkilat'ın 164. bölümünde Altay, beynine mikro bomba yerleştirildiği ortaya çıkan ve sorgu sırasında fenalaşan Hilal’i vakit kaybetmeden kliniğe götürdü. Hilal’in gösterdiği belirtiler, Altay’ın aklına annesini getirdi. Kısa sürede annesinin beynine de mikro bomba yerleştirildiğini fark eden Altay, öfkesine hâkim olamadı ve programı yazan, ‘Kâhin’ kod adlı kişiye saldırdı. Doktorlarla yaptığı görüşmede Altay, Hilal’in beynindeki bombanın alınabileceğini, annesinin durumunun ise çok daha riskli olduğunu öğrendi.
Rutkay, Kâhin’in siber saldırı yoluyla ele geçirdiği Sancakdoğu Projesi dosyasındaki adresin, projenin geliştirildiği üs olduğu haberini aldı. Korkut’tan bu noktayı yok etmesini isteyen Rutkay, operasyonda Davut’un özel timinden silahlı bir ekiple birlikte hareket edileceğini de bildirdi. Ancak işin aslı farklıydı. Söz konusu dosya, Uzay’ın geçmişte olası bir siber saldırıya karşı güvenlik amacıyla sisteme yerleştirdiği sahte bilgilerden biriydi. Rutkay’ın proje üssü sandığı yer ise, özel operasyonlar için kullanılan boş bir fabrikadan ibaretti.