Yunan'daki Türkiye korkusunda yeni perde: 'Topraklarımızı alıyorlar, ilhak edebilirler!'
Yunanistan'da Türklerin paravan şirketler ve banka kredileriyle Trakya ve Ege adaları gibi hassas bölgelerdeki gayrimenkul alımı yaptığı iddiası konuşulmaya başladı.
ABONE OL-
Haber7 - ÖZEL
Yunanistan’da gayrimenkul piyasasının önde gelen isimlerinden, yatırımcı ve analist İlias P. Papageorgiadis, Trakya ve Doğu Ege adaları başta olmak üzere "hassas" bölgelerde yabancılara, özellikle de Türk vatandaşlarına yapılan gayrimenkul satışlarının "ulusal düzeyde tehlikeli" bir boyuta ulaştığını iddia etti. "Yunanistan 2026" vizyonuyla tanınan Papageorgiadis, sınır bölgelerindeki kontrolsüz mülk alımlarının gelecekte bir "ilhak" riskini barındırdığını savunarak Atina yönetimini ve istihbarat birimlerini acil müdahaleye çağırdı. Papageorgiadis, “Bu yolun ilhak sonucuna ulaşıp ulaşmayacağını bilmiyorum, ancak gayrimenkul alımı planın bir parçasıydı.” dedi.
KOMŞU’DA TAPU PARANOYASI
Yunanistan'da gayrimenkul piyasasının tanınan isimlerinden, MORE şirketler grubu yöneticisi ve analist İlias Papageorgiadis, Capital gazetesindeki analizinde, Trakya bölgesindeki emlak piyasasından edindiği bilgileri aktarırken, bölgedeki Türk varlığının ekonomik gücünden duyduğu rahatsızlığı gizlemedi. Yunan yazar, bölgede şubesi bulunan Türk bankalarının, Batı Trakya'daki Müslüman Türk azınlığa gayrimenkul alımları için büyük kolaylıklar sağladığını iddia etti.
Papageorgiadis, piyasada bu vakalarda gayrimenkul değerinin yüzde 95 ile yüzde 100'üne varan kredilerden bahsedildiğini aktararak, bu durumun Yunanistan için endişe verici olduğunu savundu.
BULGAR’ KABUSU: ‘PARAVANIN ARKASINDA TÜRK VAR’
Analizde dikkat çeken bir diğer nokta ise Türk yatırımcıların Avrupa Birliği kurallarını aşmak için kullandıkları iddia edilen yöntemler oldu. Papageorgiadis, Yunanistan'da gayrimenkul satın alan ve arkasında AB dışı gerçek sahipleri olan Bulgar şirketleri modeliyle bir parti yapıldığını öne sürdü. Bu şirketlerin arkasında derinlemesine kontrol edilmemiş Türk vatandaşlarının bulunmasının kendisi için anlaşılmaz olduğunu belirten Papageorgiadis, durumun Avrupa Birliği üyesi ülkenin şirketi değil, başka gayelere hizmet edebileceğini gösteren şirket olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
TANIDIK SİYONİST REFLEKS: ‘İSRAİLLİ ALSIN TÜRK ALMASIN’
Yunan analist, gayrimenkul satışlarında Batı dünyası ile Türkiye arasında ayrımcılık yapılması gerektiğini savundu. Avrupalı vatandaşlar, Amerikalılar veya İsraillilerden tehlike görmediğini belirten Papageorgiadis, asıl sorunun Türkiye ve diğer Müslüman ülke vatandaşları olduğunu vurguladı.
Yunan Papageorgiadis, sınır bölgelerinden veya ulusal açıdan hassas bölgelerden mülk almak isteyenler için kurallar getirilmesini ve her şeyin en ince ayrıntısına kadar incelendikten sonra Milli Savunma Bakanlığı ile Yunan İstihbarat Teşkilatı (EYP) tarafından izin verilmesini önerdi.
Papageorgiadis, “Eğer birisi Meriç'in (Evros) kritik noktalarında sessizce yüzlerce ev toplarsa, bu gelişmeden rahatsızlık duymaz mısın? Eğer üç sınırın birleştiği yerin yakınlarında, ordumuzun yasak bölgelerinden uzak olmayan 10.000 dönüm arazi toplarsa? Savunma hatlarımızın hemen arkasındaki arazileri ve evleri toplarsa?” dedi.
'SINIRLAR HER AN DEĞİŞEBİLİR'
Türkiye'nin ekonomik gücünün toprak hakimiyetine dönüşebileceği paranoyasını işleyen Papageorgiadis, 1994 yılında Makedonya'ya uygulanan ambargoyu örnek gösterdi. O dönemde Yunan sermayesinin bölgeden çekilmesiyle yerini Türklerin aldığını hatırlatan Papageorgiadis, benzer durumun Trakya'da yaşanmasından korktuğunu dile getirerek şunları söyledi:
"Şubat 1994'te dönemin Andreas Papandreu hükümeti Üsküp devletine ambargo uygulamıştı. Bu yıkıcı seçim (popülist) ekonomik olarak çoktan hakim olduğumuz ülkeden Yunanları çıkardı ve ardından hakimiyet kuran Türkleri getirdi. O zamanlar pek çok kişinin karşı görüşü şuydu: 'Üsküp ile savaşa gerek yok! Orada işletmeler kuralım, onlara iş verelim, gayrimenkullerini satın alalım ve 20-30 yıl içinde çok fazla tantana yapmadan Üsküp'ü fiilen bünyemize katalım.'"
‘İSTİHBARAT GÖREVE’
Yunanistan'ın Avrupa Birliği üyesi olması nedeniyle serbest piyasa kurallarına uyması gerektiğini bilen ancak bunu ulusal çıkarlar gerekçesiyle reddeden Papageorgiadis, Türkiye'ye karşı hukuksuzluk yapılması gerektiğini açıkça savundu. Avrupa Adalet Divanı'nın yıllar sonra vereceği olası para cezalarının, Türklerin bölgedeki mülk alımlarını durdurmak için göze alınabilir bir bedel olduğunu öne sürdü. Papageorgiadis, “Sınır bölgelerimizden veya diğer 'ulusal açıdan hassas' bölgelerimizden satın almak istiyorlarsa, kurallar getirilmesini ve her şey en ince ayrıntısına kadar incelendikten sonra Milli Savunma Bakanlığı ile EYP (Yunan İstihbarat Teşkilatı) tarafından izin verilmesini öneriyorum.” sözlerini sarf etti.
‘HAREKETE GEÇİLMEZSE YARIN GEÇ OLUR’
Yazısının sonunda Türkiye'nin askeri gücüne ve sınır ötesi operasyon kabiliyetine dikkat çeken Papageorgiadis, Yunanistan'ın Hollanda veya Lüksemburg gibi güvenli coğrafyada olmadığını hatırlattı. Türkiye’ye atıf yaparak “Şu anda ordusu olan ve sınırları dışındaki birçok bölgede askeri operasyonlar yürüten bir ülkeyle” komşu olduklarını vurgulayan Papageorgiadis, eylemsizliğin gelecekte sorunlara yol açacağını iddia etti. Türklerin gayrimenkul alımlarının sıkı istihbarat denetimine tabi tutulması çağrısını yineledi. Ayrıca Türkiye’nin, AB üyesi Güney Kıbrıs’ın bir kısmını “işgal altında tuttuğu” yalanını argümanlarına ekleyerek, AB’nin Türkiye’ye karşı tutumunu eleştirdi.