İsrail basınında deprem etkisi: "Türkiye masada, biz devre dışı kaldık"
Gazze’de ikinci aşamanın başladığını yazan Jerusalem Post "Tel Aviv masada yok" diyerek Türkiye'nin sürecin merkezine yerleşirken Netanyahu hükümetinin ise stratejik başarısızlıkla karşı karşıya kaldığını yazdı.
ABONE OLİsrail'in önde gelen yayın organlarından Jerusalem Post, Gazze'deki barış sürecinin ikinci aşamasında Tel Aviv yönetiminin tamamen devre dışı kaldığını yazdı. Netanyahu hükümetinin "stratejik bir başarısızlık" yaşadığını vurgulayan gazete, Türkiye ve Katar'ın sürecin merkezinde yer almasını "İsrail'in korkulu rüyası gerçek oldu" şeklinde yorumladı. Analizde, "Tren istasyondan kalktı, İsrail ise sadece arkadan el sallıyor" ifadeleri dikkat çekti.
İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik saldırıları ve ardından gelen diplomatik süreçte Tel Aviv yönetimi büyük bir şok yaşıyor. Ülkenin en çok okunan gazetelerinden The Jerusalem Post'ta yayımlanan çarpıcı analiz, Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümetinin Gazze planlamasında kontrolü tamamen kaybettiğini gözler önüne serdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik barış planı çerçevesinde şekillenen "İkinci Aşama"nın başladığını duyuran gazete, İsrail'in bu süreçte masanın dışında bırakıldığını itiraf niteliğindeki satırlarla okuyucularına duyurdu.
TÜRKİYE VE KATAR KORKUSU SARDI
Analizde en dikkat çeken detay, İsrail'in tüm itirazlarına rağmen Türkiye ve Katar'ın sürecin baş aktörleri arasına girmesi oldu. Netanyahu'nun savaş boyunca ve ateşkes sürecinde kendine ait bir "ertesi gün" planı sunmakta aciz kaldığını belirten gazete, bu boşluğun Türkiye ve Katar tarafından doldurulduğuna işaret etti.
Yazıda, "Barış Kurulu'nda Katar ve Türkiye de yer alıyor. Netanyahu, Hamas'ı silahsızlandıracak güçler arasında bu iki ülkenin olamayacağı konusunda ısrar etmişti. Ancak hükümetin basiretsizliği sonucu ortaya çıkan tablo, olabilecekten çok daha kötü" ifadelerine yer verildi. İsrail basını, bu durumu Hamas destekçilerinin bölgeyi yeniden inşa etmesine izin verilmesi olarak yorumlayarak duyduğu endişeyi dile getirdi.
İSRAİL'E DANIŞMADILAR BİLE
Haberde, İsrail'in egemenlik iddialarının yerle bir olduğu bir diğer konu olarak Refah Sınır Kapısı'nın durumu gösterildi. Mısır'dan Gazze'ye geçişlerin açılması kararının İsrail'e danışılmadan alındığı, Tel Aviv yönetimine sadece "bilgi verildiği" ortaya çıktı.
İsrail medyasındaki kaynaklara dayandırılan bölümde, "İsrail, sınır kapısının iki yönlü açılacağı kararından haberdar edildi ancak kendisine fikri sorulmadı. Başbakanlık Ofisi ise durumu teyit etmekten kaçınarak konunun güvenlik kabinesinde görüşüleceğine dair sönük bir açıklama yapmakla yetindi" denildi. Gazete, uluslararası baskı altında İsrail'in bu karara uymak zorunda kalacağını, bunun da Netanyahu için bir başka yenilgi olduğunu vurguladı.
NETANYAHU'YA AĞIR ELEŞTİRİ: "BOYUN EĞDİ"
Analiz, Netanyahu hükümetini Trump'ın isteklerine ve Barış Kurulu'nun diktelerine boyun eğmekle suçladı. İsrail'in, Gazze'nin yeniden inşasında Hamas'ın devre dışı bırakılmasını sağlayacak bir ortak olması gerekirken, şu anda olayları çaresizce izleyen bir konuma düştüğü belirtildi.
Yazıda şu çarpıcı ifadelere yer verildi: "Hükümet bunu başaramadı ve şimdi kontrolsüz bir trenin üzerlerine gelmesini durduracak güçten yoksun görünüyorlar. Bu tren, Katar ve Türkiye'nin, doğal ortakları olan Hamas ile birlikte Gazze'yi yeniden inşa etmesinin yolunu açıyor."
REHİNE KRİZİNDE ÇÖZÜMSÜZLÜK
Öte yandan analizde, Gazze'de tutulan son rehine Ran Gvili'nin naaşının iadesi konusundaki İsrail şartının da görmezden gelindiği belirtildi. Trump yönetiminin, Gvili'nin naaşının yerinin bilindiğini işaret ederek, sürecin ilerlemesi için bunun bir engel teşkil etmediği görüşünde olduğu aktarıldı. İsrail'in "Rehineler dönmeden ikinci aşama başlamaz" ısrarının sahada karşılık bulmadığı ve sürecin İsrail'e rağmen işlediği kaydedildi.