Belçikalı vekilden küstah sözler: Kutsalımıza dil uzatma cüretinde bulundu
Belçika'da aşırı sağcı milletvekili, Müslümanları ve İslam'ı hedef alan küstah açıklamalarda bulundu. "Ya bu ayetleri reddedin ya da camilerinizi kapatıp gidin" diyerek kutsalları alçakça hedef alan milletvekilinin sözlerine tepki yağdı.
ABONE OLBelçika siyasetinin tartışmalı isimlerinden, aşırı sağcı Vlaams Belang (Flaman Çıkarı) Partisi Milletvekili Sam van Rooy, İsrail basınına verdiği röportajda İslam dünyasını ve Belçika'da yaşayan Müslüman toplumu hedef alan alçak ifadeler kullandı. The Jerusalem Post'a konuşan Rooy, İslam ile İslamcılık arasında bir ayrım yapılmasını reddederek, sorunun doğrudan dinin temel kaynaklarında olduğunu öne sürdü.
CAMİ KAPATMA ŞANTAJI: AŞIRI SAĞCI ROOY'DAN HADSİZ ÇIKIŞ
Röportajında "Siyasal İslam" teriminin politik doğruculuk adına uydurulmuş bir "saçmalık" olduğunu savunan Belçikalı vekil, bu kavramın Kuran ve hadislerdeki "temel sorunu" gizlediğini iddia eden skandal ifadelere yer verdi. Rooy, Belçika'da yaşayan Müslümanlara seslenerek, "Eğer Kuran ve hadislerde yazanları reforme etmezseniz, Yahudilere, Hıristiyanlara ve 'kafirlere' karşı şiddet içeren bu öğretileri açıkça reddettiğinizi bize göstermezseniz, camilere sahip olamazsınız" şeklinde konuştu.
Hızını alamayan aşırı sağcı siyasetçi, sözlerini bir adım daha ileri taşıyarak, "Açıkçası onları toplumumuzdan tamamen atmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
TÜRKLERİ DE HEDEF ALDI!
Belçika'daki entegrasyon politikalarının başarısız olduğunu savunan Rooy, iddiasını desteklemek için 2010 yılında yapılan bir araştırmayı referans gösterdi. Söz konusu araştırmada, Belçika'da yaşayan ikinci nesil Müslümanların (çoğunlukla Türk ve Fas kökenli) üçte biri ile dörtte birinin kendilerini "Belçikalı" olarak tanımlamadığı belirtiliyordu.
Mevcut göç politikalarına sert eleştiriler getiren Rooy, "Kesin olarak bildiğim şey, seçilmiş ve kontrollü bir göçe ihtiyacımız olduğu. Belçika'da yılda yaklaşık 50 bin kişilik net göç alıyoruz. Bunu 10 bine düşürmeli ve kültürel seçim de dahil olmak üzere çok sert bir eleme yapmalıyız. Şeriat kanunlarını seven bir Pakistanlı doktor istemezsiniz" dedi.
AŞIRI SAĞCI BAKAN RESMEN KİN KUSTU
Belçikalı siyasetçilerin göçmen sorununu tartışmaktan kaçınmasını "sömürgecilik ve Holokost suçluluğuna" bağlayan Rooy, Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı travması nedeniyle diğer uca savrulduğunu öne sürdü.
Rooy, "Faşizmden ve yeni bir Hitler'den o kadar korktuk ki, herkese kucak açtık ve hoşgörüsüz İslam'a karşı hoşgörülü olduk. 'Bir daha asla' demenin sonucu, herkesi kabul etmek ve asla ayrımcılık yapmamak oldu. Ancak bu ters tepti çünkü Orta Doğu'dan tüm antisemitleri içimize aldık. Bir daha Holokost yaşanmasın diye, yeni bir Holokost isteyen insanları ithal ediyoruz" şeklinde konuştu.
AVRUPA'DA HAÇLI ZİHNİYETİ
Diğer siyasetçileri antisemitizmle mücadelede "çok zayıf" kalmakla suçlayan Rooy, bunun sebebinin oy kaygısı olduğunu iddia etti. Müslüman oylarının, küçük Yahudi nüfusunun oylarından çok daha değerli olduğunu belirten vekil, meslektaşlarının koltuklarını korumak için İsrail karşıtı söylemlere başvurduğunu savundu.
Belçika hükümetinin geçtiğimiz günlerde İsrail'e askeri teçhizat taşıyan uçakların hava sahasını kullanmasını yasaklamasını eleştiren Rooy, bu kararın Hamas tarafından memnuniyetle karşılandığını hatırlatarak, "Maalesef siyaset böyle işliyor ve kurbanlar yine Yahudiler oluyor" dedi.
AVRUPA'NIN GERÇEK YÜZÜ: HOŞGÖRÜ BİTTİ NEFRET BAŞLADI
Belçika halkının ana akım medya tarafından özellikle İsrail konusunda "beyni yıkanmış" durumda olduğunu ileri süren Rooy, medyanın iklim değişikliği veya göç konularında inandırıcılığını yitirmesine rağmen, konu İsrail olunca kitleleri etkileyebildiğini söyledi.
Rooy, "İklim değişikliği konusunda medyaya inanmıyorlar, göç konusunda inanmıyorlar ama birdenbire İsrail'in bir apartheid devleti olduğuna inanıyorlar. Bunun kendi antisemitik duygularından kaynaklandığını biliyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Rooy, Belçikalı yazar Herman Brusselmans'ın Ağustos 2024'te bir dergide yazdığı ve Gazze'deki savaşa duyduğu öfke nedeniyle "karşılaştığı her Yahudi'nin boğazına bıçak saplamak istediğini" belirttiği yazısını hatırlattı. Mahkemenin ifade özgürlüğü kapsamında yazarı beraat ettirmesini eleştiren Rooy, bu durumun çifte standart olduğunu savundu.