"Türkiye örnek alınmalı" diyerek övdü: İngiliz uzmandan İran ajanları uyarısı
MİT ve Emniyet Müdürlüğü düzenlediği eş zamanlı operasyonlarla 6 İran ajanını yakaladı. İngiliz uzman Tim Wilson ise İngiltere'nin ajanlar konusunda Türkiye kadar kararlı olmadığını vurguladı.
ABONE OL-
Haber7-ÖZEL
Ortadoğu’da gerilim giderek tırmanırken Türkiye ABD ve İran arasındaki gerilim öncesi önlem almaya başladı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı koordinesiyle yapılan operasyonlarda İran Devrim Muhafızları istihbarat mensubu 6 kişi yakalandı. Ajanların Türkiye’de konuşlu askeri üs ve önemli bölgelerde keşfi yaptıkları belirtildi. Şüpheliler “Devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasi ve askeri casusluk amacıyla temin etme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şüphelilerin, Adana'daki İncirlik Hava Üssüne yönelik keşif/gözetleme ile Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere operasyonel amaçlarda kullanılmak üzere SİHA sevkiyatı faaliyetlerinde yer aldıkları ve topladığı istihbari bilgileri İran istihbarat servisine aktardıkları belirlendi.
"BU JAMES BOND DEĞİL, DEVLETİN MÜDAHALESİNİ ZORLAŞTIRDILAR"
İngiliz Uzman Tim Wilson, Türkiye’nin 6 İranlı ajanı yakalamasına ilişkin konuşarak, İran ajanlarının klasik bir casusluk faaliyeti yürütmediği, lojistik, gözetleme, paravan şirketin yer aldığını devletin doğrudan müdahalesini zorlaştırmak için, inkâr edilebilir bir alan yarattıklarını belirterek, "Bu James Bond değil; şifreli iletişim ve makul ticari faaliyetlerle birbirine dikilmiş tedarik, gözetleme, lojistik, sindirme ve inkâr edilebilir şiddettir." dedi.
İNGİLTERE TÜRKİYE'NİN YAKLAŞMINI ÖRNEK ALMALI
Wilson, Türkiye’nin ve İngiltere’nin istihbarat ajanlarına yönelik tutumlarını karşılaştırdı. İngiltere’nin İran kaynaklı tehditlere karşı tereddütlü ve yasal olarak karmaşık bir tutum sergilediğini belirterek, Türkiye’nin operasyonel hızını ve netliğini överek, İngiltere’nin Türkiye’nin yönetimleri kopyalaması gerektiğini savundu.
Wilson yayınladığı videoda şu ifadelere yer verdi;
Türkiye, kararlı bir karşı istihbaratın neye benzediğini net biçimde ortaya koydu.
Düşman ağı tespit etti, farklı bölgelerde eş zamanlı baskınlar yaptı, ilgili kişileri gözaltına aldı ve yargı önüne çıkardı.
Ocak ayının sonlarında Türkiye, İran istihbaratı adına çalışan bir hücrenin çökertildiğini açıkladı. Bu yapının; askeri tesislerin gözetlenmesi, olası suikast hazırlıkları (özellikle İranlı muhaliflere yönelik) ve ticari faaliyetler kılıfı altında drone (İHA) kapasitesinin taşınması üzerine yoğunlaştığı iddia ediliyor.
Buradaki rahatsız edici karşıtlık şu:
Birleşik Krallık, İran bağlantılı düşmanca faaliyetlerden habersiz değil. Komplolar engellendi, şüpheliler tutuklandı ve önemli davalar açıldı. Ancak yine de İngiltere’nin duruşu tereddütlü, hukuken karmaşık ve çoğu zaman reaktif görünüyor. Özellikle bu baskı ve tehditler; üniforma giymiş, IRGC rozeti taşıyan kişiler yerine, vekiller, inkâr edilebilir ara yapılar veya toplumsal baskı mekanizmaları üzerinden yürütüldüğünde bu zafiyet daha da belirginleşiyor.