Kudüs'te inanç ayrımcılığı: Kiliseye onay çıktı ama Mescid-i Aksa hala kapalı
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 ülke, İsrail'in Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik ihlallerine karşı ortak bir bildiri yayımlayarak sert tepki göstermişti.
ABONE OL
HABER7
İşgalci İsrail yönetiminin Kudüs'te bulunan kutsal mekanlara yönelik uyguladığı kısıtlamalar ve bu kısıtlamaların uluslararası baskılara göre şekillenmesi, bölgedeki inanç özgürlüğü tartışmalarını yeniden körükledi.
Geçtiğimiz günlerde işgalci İsrail yönetimi tarafından Kudüs'teki Latin Patriği ve Başrahip'in, Hristiyanlık inancının en kutsal mekanlarından biri kabul edilen Kamame Kilisesi'ne girişini engelleyen bir karar alınmıştı.
Bu karar, küresel çapta Hristiyan toplulukları ve dini liderler tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı.
Artan diplomatik baskılar ve uluslararası kamuoyunun sert eleştirileri karşısında soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, söz konusu kısıtlamadan geri adım atmak zorunda kaldı.
Yapılan resmi açıklamayla, Latin Patriği ve Başrahip'in kiliseye girişlerine yeniden izin verileceği duyuruldu.
| Kudüs Latin Patrikhanesi'nin idari amiri olan Sami el-Yousef, "Kilise liderleri, Paskalya kutlamalarının en azından sınırlı katılımla yapılabilmesi için emniyet yetkilileriyle görüşmeyi planlıyor. Bu girişimlerin sonuç verip vermeyeceği ise henüz belirsiz." demişti. |
MESCİD-İ AKSA'DA KESİNTİSİZ ABLUKA
Hristiyan din adamlarına yönelik kısıtlamalar kısa sürede çözüme kavuşturulurken, Kudüs'ün diğer yakasında, İslam dünyasının ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'da durum giderek daha vahim bir hal alıyor.
Bölge, tam 30 gündür İsrail güçlerinin ablukası altında ve ibadete kapalı tutuluyor.
Hristiyan dünyasının tepkisine anında yanıt veren İsrail yönetiminin, milyarlarca Müslümanın hassasiyetini görmezden gelerek Mescid-i Aksa'yı kapalı tutması, "çifte standart" eleştirilerine yol açıyor.
İHLALLERE KARŞI ORTAK TEPKİ
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu sekiz Müslüman ülkenin (Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, BAE) Dışişleri Bakanları ortak bir bildiri yayımlamıştı.
Bildiride, kısıtlamaların uluslararası hukukun ve statükonun açık bir ihlali olduğu vurgulanmıştı.
Mescid-i Aksa'nın 144 dönümlük alanının tamamının sadece Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu hatırlatılmıştı:
"İşgal altındaki Kudüs’te ibadet özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları reddediyoruz. İsrail, kutsal mekanlara halel getirecek ihlallerine son vermeli..."
KAMAME KİLİSESİ HRİSTİYANLAR İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Hristiyanlar, Hazreti İsa'nın Kamame Kilisesi'nin yer aldığı arazide çarmıha gerildiğini ve aynı yerde gömüldüğünü kabul eder.
Ayrıca üç gün sonra dirildiğine ve boş mezarının da Kamame'nin bulunduğu alanda yer aldığına inanırlar.
Roma İmparatoru I. Constantin'in inşa ettiği dini yapı, bu iki rivayet nedeniyle "hac merkezi" olarak kabul ediliyor ve 4. yüzyıldan bu yana dünyanın farklı ülkelerinden Hristiyanları ağırlıyor.
Kamame'nin üç büyük koruyucu topluluğu Rum Ortodoks Patrikhanesi, Katolik Kilisesi ve Ermeni Apostolik Kilisesi.
Bunların dışında Kıpti, Süryani ve Etiyopya Ortodoks kiliselerinin de bina içinde sınırlı kullanım hakları ve küçük alanları bulunuyor.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Hristiyan toplumların Kamame üstüne yaptığı kavgaları sona erdirmek için kilisenin anahtarı Müslüman Joudeh ve Nuseibeh ailelerine verilmişti.
Bugün bu gelenek hala sürdürülürken, kilisenin kapılarını her gün bu iki ailenin fertleri açıp kapatıyor.