Hindistan'da nüfus sayımı: 1 sene sürecek, kast grupları yeniden belirlenecek

2021 yılında yapılması planlanan tarihi sayım tüm dünyada etkisini hissettiren COVID-19 salgını nedeniyle rafa kaldırılmıştı.

ABONE OL
GİRİŞ 03.04.2026 16:03 GÜNCELLEME 03.04.2026 16:07 DÜNYA
Hindistan'da nüfus sayımı: 1 sene sürecek, kast grupları yeniden belirlenecek

            
HABER7

Dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını taşıyan Hindistan, COVID-19 pandemisi ve lojistik zorluklar nedeniyle uzun süredir ertelenen ulusal nüfus sayımına resmi olarak başladı.

Ülkenin sosyal yardım programlarını, siyasi temsil yapısını ve gelecekteki kamu politikalarını derinden şekillendirmesi beklenen bu devasa veri toplama süreci, 1,4 milyarı aşan nüfusun demografik, ekonomik ve sosyal röntgenini çekecek.

En son 2011 yılında gerçekleştirilen sayımda ülke nüfusu 1,21 milyar olarak kayıtlara geçmişti.

Günümüzde ise bu rakamın 1,4 milyarı aştığı tahmin ediliyor. Aslında 2021 yılında yapılması planlanan ancak küresel salgın sebebiyle rafa kaldırılan bu tarihi sayım, sadece bir istatistik çalışması olmanın ötesinde, Hindistan'ın gelecekteki güç dağılımını belirleyecek kritik bir hamle olarak görülüyor.

3 MİLYON MEMUR GÖREV ALACAK

Hindistan hükümeti, bu devasa organizasyonu yönetebilmek için süreci iki ana aşamaya böldü. Çarşamba günü itibarıyla başlayan ilk aşama, eylül ayına kadar ülke genelinde kademeli olarak uygulanacak.

Bu aşamada görevliler, her bir bölgede yaklaşık bir ay harcayarak haneler, mevcut tesisler, konut stokları ve genel yaşam koşulları hakkında temel verileri toplayacak.

Süreç, geleneksel yüz yüze anket yöntemlerinin yanı sıra modern teknolojiyi de barındırıyor. Vatandaşlar, uydu tabanlı haritalama sistemiyle entegre edilmiş, çok dilli bir akıllı telefon uygulaması üzerinden bilgilerini dijital olarak da sisteme girebilecekler.

Eylül ayında başlayıp 1 Nisan'a kadar sürecek olan ikinci aşama ise çok daha detaylı verilerin toplanmasına sahne olacak. Bu evrede bireylerin dini inançları, sosyo-ekonomik durumları ve en önemlisi kast aidiyetleri kayıt altına alınacak.

Bu devasa operasyon için yıl boyunca 3 milyondan fazla kamu çalışanının sahada görev yapması bekleniyor.

Karşılaştırmak gerekirse; 2011 yılındaki sayımda yaklaşık 2,7 milyon anketör, ülke çapında 240 milyondan fazla haneyi ziyaret etmişti.

HASSAS KONU: KAST SAYIMI

Nüfus sayımının ikinci aşaması, Hindistan'ın en derin toplumsal fay hatlarından biri olan kast sistemini tarihi bir boyutta ele alacak.

Sayım, tarihsel olarak dışlanmış grupların ötesine geçerek daha geniş kapsamlı bir kast envanteri çıkarmayı hedefliyor.

Hindistan'da binlerce yıllık köklü bir sosyal hiyerarşi sistemi olan kast; bireylerin sosyal statüsünü, eğitime, kaynaklara ve ekonomik fırsatlara erişimini belirlemede hala devasa bir etkiye sahip.

Özellikle Hindular arasında meslek ve ekonomik statüye dayalı yüzlerce alt kast grubu bulunuyor. Ancak ülkenin elinde, bu gruplara kaç kişinin mensup olduğuna dair güncel ve kapsamlı bir veri bulunmuyor.

Kast sistemine dair en son kapsamlı veri toplama işlemi, İngiliz sömürge yönetimi altındayken 1931 yılında yapılmıştı.

Bağımsız Hindistan'ın 1951'deki ilk sayımından bu yana ise yalnızca belirli devlet yardımlarından yararlanma hakkına sahip olan ve "Planlanmış Kastlar/Kabileler" olarak bilinen Dalitler ve Adivasiler gibi marjinal gruplar kayıt altına alınıyordu.

Geçmişteki hükümetler, toplumsal gerilimleri tırmandırabileceği ve huzursuzluk yaratabileceği endişesiyle tam kapsamlı bir kast sayımı yapmaktan sürekli olarak kaçınmıştı.

POLİTİKALAR YENİDEN ŞEKİLLENECEK

Elde edilecek nüfus verileri, Hindistan'ın iç siyasetinde ve kamu yönetiminde deprem etkisi yaratma potansiyeline sahip. Toplanan veriler, milyarlarca dolarlık hükümet refah programlarının ve kamu politikalarının ülke geneline nasıl dağıtılacağının temelini oluşturacak.

Daha da önemlisi, bu sayım Hindistan'ın siyasi haritasının yeniden çizilmesini tetikleyebilir. Nüfus artışını yansıtmak amacıyla, Parlamentonun alt kanadındaki ve eyalet yasama meclislerindeki koltuk sayılarının artırılması gündemde.

Ayrıca, 2023 yılında kabul edilen ve yasama meclislerindeki sandalyelerin üçte birini kadınlara ayıran yasa da bu süreçten doğrudan etkilenecek.

Meclislerdeki toplam sandalye sayısının artması, otomatik olarak kadın temsilciler için ayrılan kontenjanın da genişlemesi anlamına geliyor.

KAYNAK : Haber7