Trump’tan İran’daki protestocular için silah sevkiyatı itirafı: Kürt gruplar yalanladı!
ABD Başkanı Trump, İran’daki Kürt grupları silahlandırdıklarını itiraf etti. Trump Kürt grupları “silahları kendilerine saklamakla” suçladı. Kürt gruplar ise suçlamaları reddetti. Silahlardan haberleri bile olmadığı ifade etti.
ABONE OLHaber7-ÖZEL
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki protestoları körüklemek için bölgeye "çok sayıda silah" gönderdiklerine dair bomba itirafı, Orta Doğu’da kartların yeniden karılmasına neden oldu. Trump’ın "Silahları Kürt gruplara verdik ama onlar protestoculara dağıtmak yerine kendilerine sakladı" suçlamasına, hedefteki gruplardan peş peşe yalanlamalar geldi. Kirli operasyonun detayları ve müttefikler arasındaki silah kavgası deşifre oldu.
ABD siyasetinin en tartışmalı ismi Donald Trump, Fox News’e verdiği röportajda, İran’da 2025 yılı başlarında alevlenen hükümet karşıtı gösterilere yönelik Washington’un gizli ajandasını ilk kez bu kadar net bir şekilde itiraf etti. Trump, ABD’nin İran’daki rejimi sarsmak adına protestocuları silahlandırmaya çalıştığını doğrularken, operasyonun başarısızlık faturasını ise bölgedeki müttefiklerine kesti. Trump’a göre; gönderilen "tonlarca silah”, dağıtım kanalı olarak kullanılan Kürt gruplar tarafından adeta yutuldu ve sokaktaki protestoculara ulaştırılmadı.
SİLAHLARIMIZ 47 YILLIK
Trump’ın bu çıkışı, İran hükümetine dış müdahale konusunda altın tepside bir kanıt sunarken, suçlamaya maruz kalan Kürt grupları savunmaya geçti.
İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDPI) üst düzey yetkilisi Muhammed Nazif Kaderi, iddiaları sert bir dille yalanlayarak, "Biz hiçbir silah almadık. Sahip olduğumuz silahlar 47 yıl öncesine ait ve bunları İslam Cumhuriyeti'nin savaş alanından elde ettik, bir kısmını da piyasadan satın aldık" şeklinde konuştu.
Kaderi, "Politikamız gösterileri şiddete dönüştürmek ve sert yöntemler kullanmak değil, aksine taleplerimizi silahsız, barışçıl ve medeni bir şekilde dile getirmektir" ifadelerini kullandı.
SİLAH ALAMADIK, VARLIĞINDAN HABERİMİZ YOK!
Kürdistan Emekçileri Komala’nın iletişim sorumlusu Amjad Hussein Panahi de benzer bir savunma yaparak, "Sizi temin ederiz ki, herhangi bir ülkeden veya yerden tek bir mermi veya silah almadık ve böyle bir şeyin varlığından da haberdar değiliz; elimizde olan her şey kendi malımızdır" açıklamasında bulundu. Ancak Trump’ın "silahları kendilerine sakladılar" diyerek doğrudan müttefiklerini hedef alması, bölgedeki lojistik ağda büyük bir yolsuzluk veya silahların buharlaşması ihtimalini gündeme getirdi.
İDDİA EDİLEN SİLAH SEVKİYATINDAN HABER YOK!
Trump’ın bu sözleri, sadece başarısız bir operasyonu deşifre etmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası hukuk nezdinde İran’ın "iç işlerimize karışılıyor" savunmasını kuvvetlendirdi. ABD’nin kendi müttefiklerini hırsızlık ile suçlaması ise, Washington’un bölgedeki yerel unsurlarla olan güven ilişkisinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Şimdi tüm gözler, Trump’ın bahsettiği o devasa silah sevkiyatının akıbetine ve İran’ın bu itirafa vereceği askeri/diplomatik yanıta çevrildi.