Avrupa Parlamentosu Üyesi Haber7'ye konuştu: 'Netanyahu ülkemize gelirse tutuklanır'

Slovenya'nın Avrupa Parlamentosu Üyesi Matjaz Nemec, Ljubjana'nın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taraf ülke statüsünde olduğunu hatırlatıp, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun olası bir ziyaretinde tutuklama prosedürünün uygulanacağını belirtti.

ABONE OL
GİRİŞ 24.04.2026 16:23 GÜNCELLEME 24.04.2026 16:56 DÜNYA
Avrupa Parlamentosu Üyesi Haber7'ye konuştu: 'Netanyahu ülkemize gelirse tutuklanır'

            
HABER7 - ÖZEL

İsrail'in Gazze Şeridi'nde uyguladığı soykırım sonrası Avrupa Birliği (AB), Ortaklık Anlaşması ve Ufuk Avrupa (Horizon Europe) programının geleceğini sorguluyor.

2000'de yürürlüğe giren AB - İsrail Ortaklık Anlaşması, İsrail'e ticari ayrıcalıklar tanırken; 2021'de imzalanan Ufuk Avrupa programı, İsrail menşeli şirketlerin milyarlarca euroluk hibeye ulaşmasına olanak tanıyor.

Öte yandan ayrı bir başlık olarak, merkezi Hollanda Lahey'de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında savaş suçları nedeniyle "tutuklama" kararı çıkardığı biliniyor. Taraf ülkeler, bu hükmü uygulamakla "sorumlu".

NEMEC: "SLOVENYA UCM İLE İŞ BİRLİĞİ YAPMAKLA HUKUKEN YÜKÜMLÜDÜR"

Haber7, Brüksel - Tel Aviv ilişkilerinde derin kırılmalar yaşanabileceği öngörüleri arasında Slovenya'nın Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Matjaz Nemec ile görüştü.

AP'de Sosyal Demokratlar (The Social Democrats - S&D) sıralarında politika yapan Nemec, görüşmede ülkesi Slovenya'nın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taraf ülke statüsünde olduğunu hatırlattı ve Binyamin Netanyahu'nun olası bir ziyaretinde tutuklama prosedürünün uygulanacağını belirtti:

"Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) tutuklama emri konusunda ise Slovenya, Roma Statüsü’ne taraf bir devlet olarak UCM ile iş birliği yapmakla hukuken yükümlüdür. Bu, Roma Statüsü kapsamında uygun durumlarda tutuklama ve teslim taleplerine uyulmasını da içerir."

Nemec, Slovenya'nın bu yaklaşımını "siyasi" olarak teyit ettiğini vurguluyor. Eylül 2025'te Ljubjana, Netanyahu'nun ülkeye girişini yasaklamıştı.

"Ljubjana'nın bu adımı, açıkça UCM’nin tutuklama emri ile uluslararası hukuka bağlılığıyla ilişkilendiriliyor. Slovenya, her koşulda uluslararası hukuka saygı, hesap verebilirlik ve insan haklarının korunmasını savunmaktadır.”

İSRAİL'İN MİLYARLARCA EUROLUK HİBE ALDIĞI UFUK AVRUPA PROGRAMININ GELECEĞİ MASADA

Nemec, İsrailli şirketlerin milyarlarca euroluk hibeye erişim sağladığı Ufuk Avrupa programının geleceğine ilişkin "an itibarıyla masada görüşmeler yapıldığını" teyit etti.

Hibeden faydalanan kişilerin "sadece İsrailli oldukları" gerekçesiyle programdan "dışlanamayacağını" belirten Nemec, Ufuk Avrupa programının katılımında şart koşulan bazı maddelerin ihlali nedeniyle siyasi bir karar alınarak İsrail'in program dışına itilebileceğini vurguladı:

"Çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesi bu tür önlemlerin alınması çağrısında bulunuyor. Ben de şu anda 2028-2034 dönemi için kabul edilmekte olan yeni Ufuk Avrupa programına insan hakları koşulunun dahil edilmesi için yoğun çaba sarf ediyorum."

Nemec, İsrail'in programdan hukuki olarak tamamen ya da kısmen dışlanabileceğini kabul ederken, son kararın Avrupa Birliği'ne ait olduğunu vurguladı:

"Bunun için resmi bir AB kararı gerekli. Karar, Avrupa Komisyonu kurumları tarafından alınmalı."

"AB - İSRAİL ORTAKLIK ANLAŞMASI'NIN İPTALİNDE BİR SONUÇ ALINAMADI"

Brüksel ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin ekonomik ve hukuki omurgasını, 2000 yılında yürürlüğe giren AB-İsrail Ortaklık Anlaşması oluşturuyor.

Bu anlaşma, İsrail'e Avrupa pazarında tarım, sanayi ürünleri ve ilaçlarda gümrük tarifelerinin kaldırılmasıyla devasa imtiyazlar sunuyor.

Anlaşmanın tartışmaya açılmasının ana nedeni ise metnin 2. maddesi. İlgili madde, ortaklığın insan hakları ve demokratik ilkelere saygı temelinde yürütüleceğini kesin bir dille hükme bağlıyor. İnsan hakları ihlalleri durumunda bu maddeye dayanılarak anlaşmanın askıya alınması hukuken mümkün.

Nemec, AB - İsrail Ortaklık Anlaşması'nın "inceleme altında olduğunu" aktarırken, Avrupa Komisyonu'nun, İsrail'in 2. Madde'yi "ihlal ettiği" yargısına vardığı detayını paylaştı:

"AB, 2025 yılında demokrasi ve insan haklarına saygıyı düzenleyen 2. Madde'nin ihlaline ilişkin bir inceleme başlatmıştı. Anlaşmanın askıya alınması için nitelikli çoğunluk gerekiyor. Şu an itibarıyla üye devletler oy birliğini veya çoğunluğu sağlayamadı. Bu durumu sert şekilde eleştiren parlamenterlerden biriyim. Bu anlaşma iptal edilsin diye 2-3 aylık bir dilimde 1,2 milyon imza toplanmıştı. Bu, Brüksel'e ne yapılması gerektiğini gösteren bir işaretti. S&D grubu sürekli olarak anlaşmanın iptalini talep ediyor ancak bir sonuç alınamadı."

Nitelikli çoğunluğun sağlanmasında, Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkesinden 15'inin olumlu yönde oy vermesi gerekiyor. Ayrıca, olumlu yönde oy veren ülkelerin toplam nüfusunun 292,5 milyon olması şartı koşuluyor. Avrupa Birliği'nin nüfusu 450 milyon civarında.

KAYNAK : Haber7