İslam ekseni kuruluyor: Türkiye’nin liderliğinde Orta Doğu barışa kavuşacak
Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında şekillenen stratejik iş birliği, Batı'ya olan bağımlılığı azaltacak dev bir hamle olarak görülürken, bölgedeki güvenlik mimarisi yeniden inşa ediliyor.
ABONE OLHaber7-ÖZEL
Orta Doğu, benzeri görülmemiş bir güvenlik tehlikesiyle ile karşı karşıya kalırken, aktörler artık aynı endişeyi paylaşır hale geldi. İsrail ve ABD'nin askeri operasyonlarıyla tetiklenen bu yeni süreç, İslam dünyasında sadece bir savunma hattı değil, aynı zamanda pragmatik bir güç birliğinin de temellerini atıyor. 1948'den bu yana çözülemeyen İsrail-Filistin meselesi ve kritik enerji yollarının güvenliği, bu yeni denklemin en hassas parametrelerini oluşturuyor.
İSRAİL’İN ARAP NATO’SU HAYALİ GERÇEKLEŞECEK Mİ?
Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, bölge sınırlarını aşarak küresel bir boyuta ulaştı. Hürmüz Boğazı gibi kritik noktaların güvenliği tüm dünyayı ilgilendiren bir enerji krizine dönüşme potansiyeli taşıyor. Müslüman dünyasının Afrika'nın kalbinden Balkanlar'a, Orta Asya'dan Güneydoğu Asya'ya kadar uzanan geniş coğrafyası, Gazze, Lübnan ve İran merkezli çatışmalara verilecek tepkilerle yeniden şekilleniyor. Şu ana kadar İsrail'in bir hayali olarak kalsa da bir Arap NATO'su veya yeni stratejik ortaklıklar artık yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
ABD’Yİ BÖLGEDEN ATACAK DÖRTLÜ: TÜRKİYE, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN VE PAKİSTAN
İran ile yaşanan gerilimler ve boğazlardaki tehditler, Arap dünyasını kolektif bir güvenlik arayışına itti. Körfez ülkeleri, Amerikan korumasına olan ihtiyaçları ile Washington'ın bölge ekonomilerini riske atan politikalarına duydukları güvensizlik arasında sıkışmış durumda. Bu noktada İslamabad'ın üstlendiği arabuluculuk rolü, sorunu Arap dünyasının ötesine taşıdı. 2025 yılında Riyad ile imzalanan stratejik karşılıklı savunma anlaşmasının ardından, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan ekseninin oluşması, bölgedeki krizleri yönetebilecek ve ABD'ye olan bağımlılığı asgariye indirecek bir koordinasyon mekanizması olarak öne çıkıyor.
BRICS GENİŞLİYOR MÜSLÜMAN GÜÇLER YÜKSELİYOR
Küresel sistemdeki değişim, BRICS'in genişlemesiyle yeni bir boyut kazandı. İran, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya'nın katılımıyla grup, güçlü bir Müslüman bileşeni bünyesine kattı. Özellikle Gazze'deki çatışma sonrası güvenlik durumunu yönetmek ve barışı tesis etmek söz konusu olduğunda, gözler yine Müslüman ülkelerin askeri gücüne çevriliyor. Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk gibi ülkelerin barış gücü birlikleri için gönüllü olması, Bangladeş, Mısır ve Ürdün'ün ise polis eğitimi ve denetimi konusunda rol üstlenmesi, bölgenin kendi güvenliğini sağlama iradesini yansıtıyor.
BÖLGESEL AYRIŞMALAR VE DEĞİŞEN STRATEJİK ÖNCELİKLER
İslam dünyasında tek bir bloktan bahsetmek zorlaşırken, dinamikler daha pragmatik bir zemine kayıyor. Pakistan, Türkiye, Katar, Umman, Suudi Arabistan ve Mısır, İran krizinde gerginliği sınırlamak için ortak bir diplomatik çerçeve oluşturmaya çalışıyor.
Buna karşın, OPEC'ten ayrılan Birleşik Arap Emirlikleri, Washington ve İsrail ile bölgeyi yeniden şekillendirmek için açık ittifaklara dayanan daha yıkıcı stratejiler izliyor. Fas'tan Cezayir'e, Suriye'den Yemen'e kadar her aktörün enerji, finans ve güvenlik öncelikleri farklılık gösteriyor.