Ukrayna neden Türk gemilerine saldırıyor?
Savaşın erken dönemlerinde şarapnel isabeti alan Türk gemileri, son dönemde drone saldırılarıyla vuruluyor. Rus tarafı, Karadeniz'deki saldırganlıktan ötürü Ukrayna'yı sorumlu tutarken; Kiev yönetimi işgalcinin Rusya olduğunu hatırlatıyor.
ABONE OLKaradeniz, Ukrayna - Rusya savaşının başladığı Şubat 2022'den bu yana sivil taşımacılık açısından tehlikeli bir güzergâh haline geldi.
4 yılı aşan süreç içerisinde hem Ukrayna hem de Rusya'nın karşılıklı liman saldırıları, denizde sürüklenen mayınlar bölge güvenliğini riske atıyor.
Savaşın erken dönemlerinde şarapnel isabeti alan Türk gemileri, son dönemde drone saldırılarıyla vuruluyor.
Rus tarafı, Karadeniz'deki saldırganlıktan ötürü Ukrayna'yı sorumlu tutarken; Kiev yönetimi işgalcinin Rusya olduğunu hatırlatıyor.
Son 4 yıl içerisinde Karadeniz'de hasar gören veya batan Türk bağlantılı gemi sayısının 15'i aştığı belirtiliyor.
Fakat bu gemilerin tamamı Türkiye'ye ait değil. Daha çok gemilerin ait olduğu şirketler Türk işletmecilerin sahipliğinde veya bu gemilerde Türk işçiler çalışıyor.
"KAFKAMETLER" SULARA GÖMÜLDÜ, "YASA JÜPİTER" KARADENİZ'DE VURULAN İLK TİCARET GEMİSİYDİ
Yasa Jüpiter, Karadeniz'de vurulan ilk ticaret gemisi (24 Şubat 2022) olurken, bunu Tuzla gemisine yapılan saldırı takip etti. 2023'te mayına çarpan Kafkametler ise mürettebatıyla birlikte sulara gömüldü.
Ancak Kafkametler gemisinin saldırıdan ziyade, geminin Zonguldak Ereğli açıklarındaki bir mendireğe çarpması sonucu battığı belirtiliyor. Bu olayda 12 mürettebattan 5'inin cesetlerine ulaşılırken, 7'si hala kayıp statüde.
Aralık 2025 ve ilk yarısı geride kalan 2026 yılında, 5 Türk ticaret gemisi daha Karadeniz'de saldırıya uğradı.
Karasu - Odessa arasında taşımacılık yapan "Cenk T" gemisi, 12 Aralık 2025 Cuma günü akşamı Ukrayna kıyılarına yanaşırken vurulmuş; 13 Aralık Cumartesi günü ise, ayçiçek yağı yüklü VIVA gemisi insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınmıştı.
Yılın ilk 4 ayında yeni vaka kaydedilmezken, 28 Mayıs Perşembe günü Türk sahipliğindeki Vanuatu bandıralı "Ant" kargo gemisi Odessa açıklarında İHA/SİHA saldırısına uğradı.
Olayda 2 Türk denizci hafif şekilde yaralanırken çıkan yangın kısa sürede söndürüldü ve daha sonra gemi İstanbul Boğazı'ndan geçiş yaptı.
GÖRÜLMEMİŞ VAKA
Temmuz 2026'da ise, daha önce görülmemiş bir vaka kayıtlara geçti. Geçmiş saldırılarda Türk gemileri, Ukrayna ya da Rusya'ya ait limanlardan ayrıldıkları sırada hedef alınıyordu. Fakat 25 Temmuz Cumartesi günü Türk sahipliğindeki AGN Ragnar gemisi, Romanya sınırındaki Sulina Limanı'na yanaşırken vuruldu.
Daha önce Ukrayna ve Rusya limanlarında görülen olaylar, yine Ukrayna'ya ait bir limanda meydana gelmişti ancak bu kez üçüncü bir ülkenin hemen sınırında yaşanmıştı.
28 Temmuz Salı günü, Türk sahipliğindeki "Golden Leo" gemisi, 19 Temmuz Pazar günü meydana gelen saldırıdan 9 gün sonra Karadeniz'de battı. Gemi, bu süreçte günlerce su almıştı.
3 füzeyle hedef alınan ve hareket kabiliyetini yitiren Golden Leo'da 10 denizcinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
GEMİNİN KAPTANI UKRAYNA'YI SUÇLADI
Türk mülkiyetindeki gemilere yönelik son saldırılar 3 Ağustos Pazartesi günü yaşandı. Aynı gün "Yaşar" isimli bir sivil gemi ve Rusya'ya sebze ve meyve taşıyan "Nadezhda" gemisi, insansız hava araçlarıyla vuruldu.
Saldırı sırasında gemide görevli olan 3'ü Türk olmak üzere toplam 4 mürettebatın yaralandığı kaydedildi.
Geminin Kaptanı Yalçın Şahin, yaşanan sürece dair yaptığı açıklamada saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğini iddia ederek, operasyonda 6-7 adet dron kullanıldığını belirtti.
Şahin, "yardım beklediklerini, herkesin sağ olduğunu ancak yaralıların bulunduğunu" ifade ederek acil destek talebinde bulundu.
Edinilen bilgilere göre olay, Türkiye saatiyle 16.30 sularında, varış noktası olan Novorossiysk limanına 30 deniz mili mesafede meydana geldi.
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI: "DRONE SALDIRISI RİSKİ SÜRÜYOR"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Karadeniz'de dron saldırısına uğrayan "NADEZHDA" isimli Ro-Ro gemisinde 13'ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebatın bulunduğunu ve gemideki denizcilerin Rusya deniz unsurları tarafından emniyetli şekilde Novorossiysk Limanı'na tahliye edildiğini bildirdi.
Genel Müdürlüğün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bilgi verildi.
Paylaşımda, ilk belirlemelere göre geminin yaşam mahallinde ve baş kısmında hasar meydana geldiği ve gemide yangının devam ettiği bildirilerek, şunlar kaydedildi:
"MRCC Novo ile yapılan görüşme neticesinde, gemide bulunan denizcilerin Rusya'ya ait deniz unsurları tarafından emniyetli şekilde Novorossiysk Limanı'na tahliye edildiği öğrenilmiştir. İlk bilgilere göre 3 personelin sağlık durumunun ağır olabileceği bildirilmiştir. Gemide yangın devam etmekte olup, bölgede drone saldırısı riskinin sürmesi nedeniyle kurtarma operasyonu gerçekleştirilememektedir. Konuya ilişkin gelişmeler yakından takip edilmekte olup tüm denizcilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlıkla ailelerine kavuşmalarını temenni ediyoruz."
SALDIRILARIN ASIL SORUMLUSU KİM?
Ukrayna makamları henüz "Nadezhda" ve "Yaşar" gemisine yönelik saldırılara ilişkin bir açıklama yapmadı. Önceki vakalarda ise, sorumluluğun Rusya'da olduğunu öne sürdüler.
Kiev yönetimine göre, Golden Leo'ya atılan 3 füze, Rusya sınırları içerisinden ateşlenmişti. AGN Ragnar, Ant, Cenk T ve diğer gemiler de Rusya'nın drone saldırılarında veya doğrudan füzeleriyle hedef alındı.
Rusya tarafı ise, Ukrayna'nın saldırganlığı nedeniyle Karadeniz'deki huzur ortamının kaybolduğunu savunuyor.
Rusya, Türk bağlantılı gemilere yönelik saldırıları kendi liman altyapısını ve Karadeniz'deki sivil ticareti hedef alan "terör eylemleri" şeklinde nitelendiriyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, ticaret gemilerinin bombalanması hakkında sürekli olarak "provokasyon" vurgusunda bulunuyor.
Ülkelerin bu karşılıklı suçlamalarının ötesinde Türkiye, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğini sağlayabilmek için taraflara "sükunet" çağrısı yapıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, son saldırıların ardından yazılı bir açıklama yayınladı.
Bakanlık, "Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimizdir. Karadeniz'de tırmanan bu durumun gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacaktır. Savaşan tarafları seyrüsefer emniyetini sağlamak üzere ivedilikle somut tedbirler almaya çağırıyoruz" açıklamasını yapmıştır.